|
02 Nisan 2010 KTTO Başkanı Çerkez TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu’na gönderdiği mektupta vurguladı:
“İki ülke iş insanları arasındaki işbirliği kazan kazan
prensibine dayanmalı”
KTTO Başkanı Günay Çerkez, TOBB Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu’na gönderdiği mektupta, KKTC ile TC iş
kesimleri arasında devam eden ekonomik ilişkilerin, her iki
ülke işinsanlarına daha fazla fayda sağlayacağı kazan kazan
esasına dayanan bir temelde geliştirilmesi gerektiğine
inandığını belirtti.
Dağıtımını Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, TC Lefkoşa
Büyükelçiliği ve KT Sanayi Odasına da yapılan mektup şöyle:
“Sayın Hisarcıklıoğlu,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti iş
kesimleri arasında halihazırda devam etmekte olan ekonomik
ilişkilerin, her iki ülke işinsanlarının da daha fazla fayda
sağlayacağı, kazan – kazan esasına dayanan bir temelde
geliştirilmesi gerektiğine inanmaktayız.
Kıbrıs adası coğrafi olarak Türkiye’nin ekonomik çekim
alanında yer almaktadır. Devam eden müzakerelerin siyasi
eşitliğe dayalı adil ve kalıcı bir çözüme ulaşması halinde,
Kıbrıs adasının bir bütün olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin
ekonomik potansiyelinden etkilenmesi ve Türkiye’nin tüm
Kıbrıs adasının en büyük ticaret ortağı olması
beklenmektedir.
Çözüm halinde, adanın en büyük ekonomik entegrasyonunun
Türkiye ile gerçekleşeceği inancındayız. KKTC işinsanları,
hem mevcut çözümsüzlük koşullarında hem de gelecekteki bir
çözüm halinde adanın her iki tarafında Türkiye sermayesinin
“Öncü Ticaret (Ekonomi) Timi” haline gelebileceklerdir.
Birlikte, adaya yönelik “mal, hizmet, sermaye, işgücü
akımlarının” optimum şekilde yönetilmesini sağlamak için
KKTC işinsanları olarak işbirliğine talibiz. Türkiye iş
dünyası ile birlikte adada öncü ekonomik birliğe yönelmemiz
gerektiğine inanıyoruz. Kıbrıslı Türklerin adada kalıcı
varlığının, ancak güçlü Türk sermayesi ile
gerçekleştireceğimiz işbirlikleri sayesinde mümkün olacağı
açıkça ortadadır.
Bu potansiyeli mevcut çözümsüzlük koşullarında gereğince
kullanamıyoruz; atıl bir kapasite üzerinde oturuyoruz.
Bugünden bazı işbirliklerini gerçekleştirmezsek, olası bir
çözümde Kıbrıslı Türklerin ticari ilişkilerde devre dışı
kalma tehlikesi çok büyüktür. Kıbrıslı Türklerin adada
ekonomik ve siyasi varlıklarını sürdürebilmeleri için tüm
ada üzerinde Türkiye işinsanları ile beraber hareket etmemiz
elzemdir. Böylesi bir işbirliğinin bugünden kurulması
gelecekteki ekonomik ve siyasal kazanımlarımızı artıracak,
potansiyel engelleri daha kolay aşmamıza yardımcı olacak ve
geliştirilecek ticari ortaklıklardan hem Türkiye hem de
KKTC’deki işinsanları yararlanacaktır.
Kıbrıslı Türkler uzun yıllardan beri tüm dünyadan gelen
izolasyonlar altında yaşamanın dezavantajları ile mücadele
etmektedirler. Olası bir çözüm durumunda bir geçiş dönemi
sağlansa bile, güçlü ekonomilerin çekim gücü karşısında
birçok sektörde ciddi tehditler ortaya çıkması
kaçınılmazken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC yönetimini
muhatap olarak almayıp, doğrudan TC ile muhatap olma
girişimlerini her fırsatta ısrarla devam ettirirken,
Kıbrıslı Türklerin bu ortamda varlıklarını sürdürebilmeleri
rekabet güçlerinin artırılması ile mümkün olacaktır.
Kuzey Kıbrıs ekonomisinin rekabet edebilirlik düzeyinin
artırılması amacına yönelik olarak TC – KKTC arasında hem
“mevcut çözümsüzlük koşullarının devam ettiği durumda” hem
de “çözüm ve AB üyeliğinin gerçekleşmesi halinde”
yakalanabilecek işbirliği fırsatlarına ilişkin
değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmak arzusundayız.
Şimdi işbirliğimizi daha da artırmanın tam zamanıdır. Doğu
Akdeniz’de yeni bir çekim merkezi olmaya aday bir coğrafyada
geliştirebileceğimiz ortak çalışmalarımızı daha detaylı
konuşmak ve fikir alış verişi yapmak için sizlerle
görüşmemizin çok yararlı olacağına inanmaktayız. Bu
çerçevede KTTO olarak size uyan bir tarihte Kıbrıs Türk
Sanayi Odası temsilcileriyle müştereken sizi ziyaret etmeyi
arzulamaktayız.
Çalışmalarınızda başarılarınızın artarak devamını temenni
eder, saygı ile bilgilerinize sunarız.”
|