|
|
|
|
24-25 Mayıs 2010 TEB, DEİK, Türk-KKTC İş Konseyi ve KTTO,
'KKTC Gelecek Stratejileri' konulu Konferans düzenledi
Türk Ekonomi Bankası, DEİG- Dış Ekonomik İlişkiler
Kurulu, Türk- KKTC İş Konseyi ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası
işbirliği ile “KKTC gelecek Stratejileri” konulu konferans
düzenledi.
Girne Mercure Otelde 24 ve 25 Mayıs tarihleri arasında
düzenlenen konferans’ta KKTC işletmelerinin geleceğini ve
gelişimini etkileyen eğilimler, KKTC’nin 2-5 Yıllık Ekonomik
Gelişim Hedefleri ve gelecek stratejileri masaya yatırıldı.
Konferansa TC Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, Ekonomi ve
Enerji Bakanı Sunat Atun, Maliye Bakanı Ersin Tatar ve iş
insanları katıldı.
CİVİL: “ÜLKENİN POTANSİYELİNE GÜVENİYORUZ”
Konferansın açılış konuşmasını yapan TEB Genel Müdürü
Varol Civil ise, TEB olarak Kıbrıs’a yatırım yaparken
ülkenin geleceğine dair umut taşıdıklarını ve potansiyeline
güvendiklerini belirterek, bugün de bu duyguları
koruduklarını söyledi. Kıbrıs’ın yatırım ortamının bir
parçası olmaya çalıştıklarını belirten Civil, “TEB olarak
Kuzey Kıbrıslı bir banka gibi çalışıp ekonomisine katkı
sağlayan kurumlardan biri olacağımızı söylemiştik. 3 yılın
sonunda bunu başarıyla gerçekleştirdiğimizi ifade
edebilirim.” dedi.
Dünyanın her yerinde ada ülkelerinin ekonomik açıdan benzer
zorluklar yaşadığına dikkat çeken Civil, başarılı örnekler
olduğunu da hatırlatarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin
bu örnekleri dikkate alarak başarılı olabileceğini söyledi.
Civil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin küresel rekabetin
bir oyuncusu olduğunu, bu rekabette de bilgi ile avantaj
elde edilebileceğini belirterek, “KKTC Gelecek Stratejileri
Konferansı”nın bu bilgiyi sağlayacağını söyledi.
Civil, TEB olarak Anadolu’nun 13 noktasında düzenledikleri
“Gelecek Stratejileri Konferansı” adlı bu çalışmalarını,
Kuzey Kıbrıs’ta Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun Türk-KKTC
İş Konseyi ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) işbirliği ile
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşıdıklarını ifade ederek,
“Konferans raporunun çıktılarından faydalanılarak yeni
yatırımların ortaya çıkması, mevcut yatırımların
iyileştirilmesi ve Kuzey Kıbrıs ekonomisinin büyümesinde
katkımızın olması en büyük mutluluğumuz olacak” dedi.
GÜRBÜZ: “AMAÇ UZUN VADELİ EKONOMİK PLANLAMA VE HEDEF
TESPİTİ”
DEİK/TC-KKTC İş Konseyi eş başkanı Mustafa Fethi Gürbüz
de, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve TEB’in katkılarıyla
uygulamaya koydukları bu konferansın amacının, KKTC’nin
kendi geleceğiyle ilgili atacağı adımların planlamasını
yapması olduğunu kaydetti.
Gürbüz, “Uzun vadeli ekonomik planlama ve hedef tespiti
amaçlı bu toplantıya KKTC’deki kurumların dört elle
sarılması ve her aşamasında bizleri yönlendirmesi bu
atılımın başarısının garantisidir. Kişisel ve kurumsal
menfaatlerin ötesinde ülke ‘KKTC’ menfaatleri odaklı bu
çalışma grubunun emeğini ve zamanını esirgemeden bu ulusal
ekonomik seferberliğini başarı ile sonuçlandıracağına
inanıyoruz” dedi.
ÇERKEZ: “İSTİKRARLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMEYİ ENGELLEYEN
FAKTÖRLER

TC-KKTC İş Konseyi Eşbaşkanı/ Kıbrıs Türk Ticaret Odası
Başkanı Günay Çerkez de, global krizin dünya ekonomilerine
etkileriyle ilgili rakamsal veriler ortaya koyarak başladığı
konuşmasında, KKTC’de 2002-2006 yıllarında ekonominin
büyüdüğünü 2007 yılından itibaren iç ekonomik sıkıntılar ve
global krizin etkisiyle negatif büyüme gösterdiğini,
ekonominin ve özellikle inşaat sektörünün küçüldüğünü, 2009
yılında ise ekonominin yüzde 6.1 oranında küçüldüğünü
kaydetti.
BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
”Kıbrıs Türk Odası olarak bizler, istikrarlı ve
sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi teminen özel sektöre
dayalı rekabet gücü ve refah düzeyi yüksek bir ekonomik
ortamın yaratılması arzusundayız. Ancak, özellikle Kıbrıs
sorunun çözümsüzlüğü ve ekonomi içerisinde var olan pek çok
yapısal sorun, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin istikrarlı ve
sürdürülebilir büyümesini önemli ölçüde engellemektedir.
Yüksek bütçe açıkları ve kamu maliyesindeki yapısal
sorunlar, rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinin tüm
kural ve kurumlarıyla uygulanamayışı ve kaynak kullanımında
verimsizlik gibi yapısal sorunlar, işletmeler üzerindeki
yüksek vergi ve vergi dışı yükler, bürokrasinin yoğun ve
yüksek maliyetli oluşu, işgücü maliyetlerinin yüksek oluşu
ve finansman erişiminin kısıtlı ve kredi erişim
maliyetlerinin yüksek oluşu da Güney Kıbrıs ve Türkiye
ekonomileri arasına sıkışan KKTC ekonomisinin rekabet gücü
yüksek, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme
ortamının yaratılmasını olumuz etkileyen en önemli
unsurlardır” şeklinde konuşan KTTO Başkanı Çerkez, KKTC
ekonomisinin rekabet gücünün artırılması ve büyümenin
sürdürülebilir kılınması için kamu kesiminin toplam ekonomi
içindeki payının azaltılarak özel sektör öncülüğünde
ekonomik büyümeye önem verilmesi gerektiğine işaret etti.
Kamu gelirlerinin harcamaları karşılamadığına ve bütçenin
devamlı açık verdiğine dikkat çeken KTTO Başkanı Çerkez,
Türkiye’nin özellikle personel giderleri ve cari
transferleri karşılamak için yaptığı yardımların kamunun
hantallığını artırdığını kaydetti ve TC yardım modelinin
özel sektör odaklı olarak değiştirilmesi ve kamu
gelirlerinin özel sektörden karşılanması gerektiğini
kaydetti.
ATILMASI GEREKLİ ADIMLAR
KKTC ekonomisinin istikrarlı ve sürdürülebilir ölçüde
büyümesini engelleyen faktörler ortaya konulup neler
yapılabileceği belirlenmeden istenilen hedefe ulaşmanın
imkansız olduğu görüşünü dile getiren Çerkez, bu konferansta
bu kapsamda tespit ve öneriler ortaya konulacağına
inandığını söyledi.
Ticaret odası olarak atılmasını gerekli gördükleri adımlarla
ilgili görüşlerini de paylaşan Çerkez, çalışan bir yargı
istendiğini, icra iflas, rekabet yasasının yürürlüğe
konulmasını, yatırım ortamının iyileştirilmesini, kayıt dışı
ekonominin kayıt altına alınmasını, özel sektörün önünün
açılmasını, kurumsallaşmaya ve özelleştirmeye önem
verilmesini istediklerini söyledi.
Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün de ekonominin gelişmesinde
olumsuz bir etken olduğunu kaydeden Çerkez, “TC yardım
modelinin bir geçiş süreci içinde özel sektör odaklı olarak
değiştirilmesi” yönünde önerisini de dile getirirken;
kurallı ve adil bir rekabet dönemine geçme zamanı olduğunu;
bunun kayıt dışı ekonomi azaltarak istihdamı da artıracağı
görüşünü dile getirdi ve “hükümet buna varsa biz varız”
dedi.
TC’Lİ İŞ İNSANLARINA ÇAĞRI
Türkiyeli iş insanlarına işbirliği çağrısı da yapan KTTO
Başkanı Çerkez şöyle konuştu:
”Kıbrıslı Türkler uzun yıllardan beri tüm dünyadan gelen
izolasyonlar altında yaşamanın dezavantajları ile mücadele
etmektedirler. Çözümden önce ve olası bir çözüm durumunda
bir geçiş dönemi sağlansa bile, güçlü ekonomilerin çekim
gücü karşısında birçok sektörde ciddi tehditler ortaya
çıkması kaçınılmazken Kıbrıslı Türklerin adada ekonomik
olarak ve siyasetten varlığının devamı için hem çözümden
önce hem de çözümden sonra Türkiye ekonomisi ve iş dünyası
ile işbirliklerine her alanda ihtiyacı vardır ve bu muhakkak
gerçekleştirilmelidir.
Böylesi bir işbirliğinin bugünden kurulması gelecekteki
ekonomik ve siyasal kazanımlarımızı artıracak, potansiyel
engelleri daha kolay aşmamıza yardımcı olacak ve
geliştirilecek ticari ortaklıklardan “Kazan Kazan”
prensibine göre hem Türkiye hem de KKTC’deki iş insanları
yararlanacaktır.
Çözüm halinde, adanın en büyük ekonomik entegrasyonunun
Türkiye ile olacağını biliyoruz. Birlikte, tüm adaya yönelik
“mal, hizmet, sermaye, işgücü akımlarının” optimum şekilde
yönetilmesini sağlamamız şarttır. KKTC iş insanları olarak
buna talibiz ve bunların gerçekleştirilmesinde
yardımlarınıza ihtiyacımız vardır.
TC iş insanlarının, Güney Kıbrıs’taki iş insanları ile
yapacakları işbirliklerini Kıbrıslı Türk iş insanları ile
müşterek gerçekleştirmeleri; ve Kıbrıslı Türk iş
insanlarının dışlanmamaları varoluşumuz için
ihtiyaçtır.Bunların ivedilikle hayata geçirmemiz en önemli
görevimiz olacaktır.
DOĞRUDAN TİCARET
Avrupa Birliğinin Kıbrıslı Türklere vermiş olduğu
sözlerden biri olan Doğrudan Ticaret tüzüğü hakkında da
görüş belirten KTTO Başkanı Günay Çerkez, Doğrudan Ticaret
Tüzüğünün hayata geçmesi halinde Avrupa ile yapılan
ticaretin önünün açılacağını ABAD kararını nötrleştireceğini
ancak, izolasyon ve ambargoların kalkmayacağını belirtti.
Çerkez Doğrudan Ticaret konusunda şunları söyledi.
”Doğrudan Ticaret Tüzüğü, çok önemli bir kazanım olmakla
birlikte, limanlarımızın açılmasının ve ambargoların
kalkmasının yerini tutmamaktadır. Bu konunun çok iyi
anlaşılması gerekmektedir.
Türkiye limanlarının açılışına muadil olan bizim
limanlarımızın eş zamanlı açılışıdır. Buradaki duruşumuz
Türkiye Cumhurbaşkanı, Başbakanı VE Dışişleri Bakanının
söylem ve duruşları ile tamamen örtüşmektedir. Bizim
limanlarımız açılmadan TC limanlarının açılışı bizim için
ekonomik ve siyasi felaket olur. Bu konunun çok iyi
anlaşılması gerekmektedir.”
BEKLENETİ
KTTO Başkanı Günay Çerkez konuşmasını şöyle tamamladı:
Konferans çalışmaları sonucunda KKTC için doğru gelecek
stratejileri belirleneceğine ilişkin yüksek bir beklentimiz
vardır. Bu konferanstan çıkacak sonuçların hükümetimiz,
ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile TC’nin bu konu ile ilgili
kurum ve kuruluşları tarafından benimsenmesi son derece
önemlidir.
KKTC’ nin gelecek stratejisi ve bu stratejiyi oluşturan kısa
ve orta vadeli hedeflerin belirleneceği bu konferansın
hazırlıklarına katkı koyan herkese ve siz saygı değer
katılımcılara sağlayacakları değerli katkılar için şimdiden
teşekkür ederim.”
ERDEM: “SOMUT İŞBİRLİĞİ İÇİN PLATFORM YARATACAK”
DEİK Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Zeynel Abidin Erdem,
ise, DEİK’in çalışmalarıyla ilgili bilgiler de verdiği
konuşmasında, konferansın ileriki dönemde somut
işbirliklerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli
altyapıyı geliştirmek adına uygun bir platform yaratacağını
ümit ettiğini söyledi.
Erdem, “Gelecek stratejileri konferansının KKTC’li
kardeşlerimiz açısından oldukça faydalı olacağını
düşünüyorum. Bu konferans ile birlikte Kuzey Kıbrıs
önümüzdeki dönemde önemli çalışmalara imza atacaktır”
şeklinde konuştu.
Erdem, KKTC’li iş insanlarını sıkıntı ve problemleri
tartışmak için Türkiye’ye davet etti.
ATUN: “KAMU ARTIK VERİMLİ HALE GELMELİ VE GELECEK”
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, kamunun artık
verimli hale gelmek zorunda olduğunu ve geleceğini
vurguladı.
Hükümet olarak ekonominin verimlilik kazanması ve kamu
ağırlıklı büyümenin yerini özel sektör odaklı büyümeye
bırakması için çalıştıklarını kaydetti.
Ülkede son yıllarda hizmet sektörleri daralırken kamu
sektöründe büyüme olduğuna işaret eden Atun, görevde
oldukları bir yılda gerek mikro gerekse makro ekonomik
politikalarla bu gidişatı ters çevirmeye; ticaret
sektörünün, KOBİ’lerin de etkinliğini artırmaya
çalıştıklarını anlattı.
Bu çerçevede gerekli yasal düzenlemeleri de gündeme
getirdiklerini belirten Atun, attıkları adımlarla ekonominin
çarklarının da yeniden dönmesini sağladıklarını kaydetti.
İŞADAMLARINA DÜŞEN GÖREVLER
“Kamu artık verimli hale gelmek zorunda ve gelecektir”
diyen Atun, ancak sadece bunun yeterli olmadığını; iş
dünyasının ayağındaki prangaları kestikten sonra
işadamlarına da düşen görevler olacağını belirtti.
Atun, yabancı sermaye yatırımlarının önemine işaret ederek
işadamlarına düşen görevin ise, dış yatırımcılarla işbirliği
ve güçlü ortaklıklarla ülkeye sermaye akışını sağlamak
olduğunu vurguladı.
TATAR
Maliye Bakanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kıbrıs
Türkü’nün bu ülkede kalıcı olduğunu vurgulayarak, köklerini
güçlendirdikçe ekonomik ve siyasal olarak da güçleneceğini
kaydetti.
Tatar, TEB’in KKTC’ye gelişini ülke ekonomisi için “çok
önemli” olarak değerlendirdi.
“HALİMİZE ŞÜKREDELİM”
KKTC’de var olan bazı sorun ve sıkıntıların Türkiye’nin
de desteğiyle aşılacağına inanç belirten Tatar, Maliye’nin
her şeye rağmen her ay için gerek maaşlar gerekse diğer
ödemelerini sosyal devlet anlayışıyla yerine getirdiğini
belirtti.
“SİYASİLER DE DİK DURMALI. GELECEK SEÇİMİ DÜŞÜNMEMELİ…”
Sendikaların asgari ücretin artırılması yönündeki
taleplerine tepkisini dile getiren Tatar, “Siyasilerin de
dik durması lazım. Bir sonraki seçimi düşünmemeleri gerekir.
Aksi takdirde oy alayım diye, sendikalara şirin görüneyim
diye eğer ben asgari ücreti 1550 TL yaparsam bu toplantıyı
yapmanın amacı kalmaz” şeklinde konuştu.
Tatar, ülkenin geleceği için, kaynakların etkin kullanımı
için çok iyi niyetli çalışmalar yaptıklarını ancak
muhalefetin bunları meclis oturumlarında saatlerce
eleştirdiğini anlattı, Güney’deki bazı komünist partilerin
de benzer siyaset yürüttüğünü kaydetti.
FAKILI: “ÖZEL SEKTÖRÜN GÜÇLENMESİYLE İSTİHDAM DA ARTACAK”
Konferansın açılışında konuşan TC Lefkoşa Büyükelçisi
Şakir Fakılı, TC-KKTC İş Konseyi tarafından altı ay kadar
önce hazırlanan eylem planının bugün hayata geçirilmiş
olacağını belirtti.
KKTC ekonomisinin istikrarlı bir yapıya kavuşturulabilmesi
için, 2010-12 döneminde uygulanacak programın temel
hedefinin, kamunun ekonomi içindeki payının azaltılarak özel
sektöre dayalı, rekabet gücü yüksek bir ekonomik ortamın
yaratılması olarak belirlendiğini anımsatan Fakılı, özel
sektörün güçlenmesiyle istihdamın ve vergi gelirlerinin de
artarak ekonomik büyümeye katkı sağlamasının beklendiğini
kaydetti.
İki ülke işadamlarının bir araya gelerek mevcut sorunların
çözümü ve yeni ortaklıklar geliştirilmesi için TC-KKTC İş
Konseyinin faaliyete başlamasına elçilik olarak verdikleri
desteği sürdüreceklerini belirten Fakılı, gerek Türkiye
gerekse KKTC’den işadamlarına kapılarını açık tutmaya da
devam edeceklerini ifade etti.
“TİCARİ İLİŞKİLERİN İLERİYE TAŞINMASI ÖNCELİKLİ AMACIMIZ”
Fakılı, bu iş konseyi aracılıyla iki ülke arasında
ticari ilişkilerin gelişmesini engelleyen sorunların tespit
edilmesi ve çözümü için her iki hükümet yetkililerine
önerilerde bulunmasını arzuladıklarını belirterek şunları
kaydetti:
“KKTC’yle olan ticari ilişkilerimizin daha iyiye, daha
ileriye taşınması öncelikle amacımızdır. KKTC’nin gerek
dünyayla entegrasyonunda, gerek ekonomik büyüme sürecinde,
refah ve zenginliğinin artmasına yönelik tüm faaliyetlere
geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de her türlü desteği
sağlayacağız.”
“YARDIMLARI REEL SEKTÖRE VE KOBİ’LERE YÖNLENDİRMEK
İSTİYORUZ”
KKTC ile TC arasında imzalanan 3 yıllık ekonomik
programa uygun olarak, KKTC’ye yaptıkları yardımları özel
sektöre, reel sektöre ve KOBİ’lere yönlendirmek
istediklerine işaret eden Fakılı, işadamlarının da
izolasyonları fırsata dönüştürmesi gerektiği üzerinde durdu.
“BURADA TÜRKİYE’DE 80’LERİN GÖRÜNTÜSÜ HAKİM…”
Fakılı, şunları söyledi:
“Burada, açık söylemek gerekirse, Türkiye’deki 1980’lerin
görüntüsü hakimdir. Yani zarar eden KİT’ler, devlet desteği,
hantal bir bürokrasi maalesef ekonomide özel sektörün önünde
engel olarak durmaktadır. Türkiye bu engelleri nasıl aştıysa
bence Kıbrıs Türkü de aşacaktır ve aşacak güce sahiptir.
Özel sektör odalı gelişim ve kalkınma bence ekonominin
temeli ve hedefi olmalıdır. Yabancı yatırımların önündeki
engellerin kaldırılması bence hükümetin öncelikli hedefi
olmalıdır.”
Türkiye ve Lefkoşa Büyükelçiliği olarak bu yönde üzerlerine
düşeni yapma gayreti içinde olduklarını ifade eden Fakılı,
işadamlarına ve bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen
kuruluşlara da teşekkür etti.
KKTC’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU ORTAM
TEB Bireysel ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür
yardımcısı Cemal Kişmir de yaptığı konuşmada KKTC’nin içinde
bulunduğu ekonomik ortam hakkında bilgi verdi.
Daha sonra work-shop’a geçildi. Work-shop’ta ekonominin
olumlu ve olumsuz yanları üzerinde çalışmalar yapıldı.
KTTO Yönetim Kurulu üyelerinden Seda Yavaş ve Çelen Özkaynak
oluşturulan grupların work-shop çalışmalarına ilişkin
sonuçları konferans izleyicilerine sundular.
KONFERANS SUNUMLARI
Bu arada konferansta şu sunumlar yapıldı.
“KKTC’nin Baskın Özellikleri –GZFT”, “Stratejik Açılımlar”,
“KKTC İşletmelerinin Geleceğini Etkileyen Eğilimler”, “KKTC
İşletmelerinin Gelişimini Etkileyen Eğilimler”, “KKTC
Ekonomik Gelişim Görevlerinin Belirlenmesi”, “KKTC’nin 2-5
Yıllık Ekonomik Gelişim Hedeflerinin Belirlenmesi”, “Gelecek
Stratejileri Konferansı”.
Yapılan sunumlar ve work-shop sonuçları bir kitap halinde
yayınlanacak.
TC Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, akşamleyin de TC
Büyükelçilik ikametgahında katılımcılar onuruna resepsiyon
verdi.
Konferansın ikinci günü ise “Focus Grup Çalışması” yapıldı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|