|
22 Nisan 2011 KTTO, asıl sorunun fon değil, fonun
konulmasıyla yaratılan pahalılık, verimsiz üretim ve ticaret
kayması olduğunu vurguladı:
Fon: Pahalılık, verimsiz üretim ve ticaret kayması
Bilindiği üzere son zamanlarda “fon kavgası” başlığıyla
yayınlanan haberler basınımızda sıklıkla yer bulmaktadır.
Oysa sorun fonların çok üzerindedir. Asıl ikilem ucuzlukla
pahalılık, verimle verimsizlik arasındadır. İkilem ekonomiyi
Güney’e kaydırmak ve kaydırmamak arasındadır. Fonlara, tüm
bu ikilemlerde pahalılık, verimsizlik ve Güney’e kayan
ekonomi yönünde belirleyici araç olduğu için şiddetle karşı
çıkılmaktadır.
Üretimde verimsizliğe yol açıyor, bedelini tüketici
ödüyor
Zümresel çıkarlar, toplumsal ekonomik faydanın önünde
olamaz. Fon uygulamaları küçük bir zümreye imtiyaz sağlamak
için genelin zararı yönünde karar almak demektir. Verimsiz
sektörlerin sübvansiyonunu tüketicinin cebinden
karşılamaktır. Bundan daha da acı olanı üretimi artırmak
için yola çıkanlar, fonların yarattığı korumacılıkla tam
tersine ürettimde verimliliği azaltmaktadırlar.
Teşvik edilmesi gerekenler üvey evlat muamelesi görüyor
Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de ekonomimizi döndüren
çarklara girdi desteği sağlayanlara üvey evlat muamelesi
yapmak hatta cezalandırmak kendi ayağımıza ateş etmektir.
Karar vericiler üretimin ve ticaretin önünü aşmak için girdi
maliyetlerini ucuzlatacaklarına, turizmden, eğitime,
imalattan diğer sayısız sektöre pahalılık getiren fon
benzeri uygulamaları tüketiciye dayatmaktadırlar. Oysa asıl
teşvik edilmesi gerekenler ekonomimizin kalbine kan
pompalayanlar, yani kaliteli, ucuz ve tercih edilen ürünleri
Güney Kıbrıs pazarına ihtiyaç duymadan tüketicinin ve diğer
sektörlerin hizmetine sağlayanlardır.
Vebali hükümetin
Kuzey Kıbrıs ekonomisinin hangi ayaklar üzerinde durduğu
konusu atom mühendisliği konusu değildir. Ekonomimizin
hizmet sektörüne dayalı bir ada ekonomisi olduğu herkesin
malumuyken, aleni olanı ispat için verdiğimiz emeklere
yazıktır. Siyasi ve zümresel çıkarlar uğruna, toplumsal
varoluşumuza zarar verenler, bu vebali halka anlatsınlar.
Tabi söyleyecek sözleri kaldıysa.
|