|
24-25 Kasım 2011 KTTO Başkanı Günay Çerkez “Uluslar arası
İzolasyon Sempozyumu”nda vurgu yaptı:
“İzolasyonlara karşı halk hareketi yapılmalı”
Kıbrıs
Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, İzolasyonlara karşı
halk hareketinin yapılması gerektiğini söyledi..
Günay Çerkez, Lefke Avrupa Üniversitesi ile Çanakkale 18
Mart Üniversitesinin ortaklaşa düzenlediği ve Kıbrıs Türk
Ticaret Odası’nın da sponsor olduğu “Uluslar arası
İzolasyonlar Sempozyumu”nun ‘Ticaret Odası gözüyle
izolasyonlar’ panelinde yaptığı konuşmada, Arap ülkelerinde
Rönesans niteliğinde başlayan değişikliklerin halk hareketi
ile başladığını bizim de, Annan Planının kabulü için 2004
yılında yapılan ve 70-80 bin kişinin katıldığı eylemler gibi
bugün de İzolasyonlara karşı halk hareketinin yapılması
gerektiğini söyledi. Çerkez, üzerimize düşen görevler
yapılmaz sadece konuşulursa, bir yere varılamayacağı
uyarısında bulundu.
İzolasyonların bilim, kültür, ticaret, ulaşım, hizmet,
eğitim, spor dâhil hayatımızın her yönünü etkilediğini
anımsatan Günay Çerkez, izolasyonların kalkması için
lobiciliğe de önem verilmesi gerektiğini kaydetti.
İZOLASYONLA TANIŞMA
Kıbrıs Türkünün izolasyonlarla yıllar önce tanıştığını
anımsatan Çerkez, ilk izolasyonun 1963- 74 yıllarında Kıbrıs
Rum yönetiminin belli bölgelerde yaşayan Türklere stratejik
diye kabul ettiği çimento, inşaat demiri, yakıt gibi
maddelerin tedarikini yasaklamasıyla başladığını söyledi.
1974’de Türkiye’nin 1960 garanti anlaşmasına dayanarak
Kıbrıs’a müdahalesi ile Türkiye’ye silah ambargosu, Kıbrıs
Türk Halkına da ambargo uygulandığını ancak daha sonra
Türkiye üzerindeki silah ambargosunun kalktığını belirten
Çerkez, 1994 yılında ABAD kararı ile KKTC’den Avrupa
ülkelerine yapılan ihracattan harç ve vergi alındığını bunun
sonucu olarak 15 bin kişinin istihdam edildiği konfeksiyon
sektörünün hemen hemen kapandığını kaydetti.
Avrupa Birliğinin 2004 yılında Annan planı için yapılan
referandumda yüzde 65 oyla çözüme evet diyen Kıbrıs Türk
Halkına mükafat diye Yeşil Hat Tüzüğü, Mali Yardım ve
Doğrudan Ticaret Tüzüğünü gündeme getirdiğini, bunlardan
Kuzey Kıbrıs’tan güney Kıbrıs’a ticareti düzenleyen Yeşil
Hat Tüzüğünü geçirdiğini Rumların AB üyesi olması ve
baskıları sonucu Mali ve Doğrudan Ticaret Tüzüklerini de
birbirinden ayırarak sadece Mali yardım tüzüğünü geçirdiğini
Doğrudan Ticaret Tüzüğünü ise askıya aldığını anımsatan
Günay Çerkez, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Doğrudan Ticaret
Tüzüğünün kabulü için büyük çaba harcadığını anımsattı.
Çerkez, Kuzey Kıbrıs limanlarının kapalı olmadığını zamanın
AB Genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn’in Avrupa
Parlamentosunda söylediğini anımsattı.
İZOLASYONLARIN TAHRİBATI
Sempozyumun
ikinci gününde düzenlenen “Farklı perspektiften
izolasyonlara bakış” panelinde konuşan KTTO Başkanı Günay
Çerkez, izolasyonların en büyük tahribatının, ekonomik
vizyonda, insanların düşünce biçiminde ve Üretim
alışkanlıklarında olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk Halkının İzolasyonlar nedeniyle, dünyadaki
teknolojik gelişmelere entegre olamadığını dünyaya açılma
güdüsü zarar gördüğünü, vizyonu küçüldüğünü, KKTC
piyasasının küçüklüğünden girişimcilik refleksinin
gelişmediğini söyleyen Çerkez, “ülkede kamu hizmetlerinin
özel sektörü destekleyici gelişimi yerine, kamu odaklı bir
anlayış gelişmiştir. İnsanların kafasına yerleşen bu yanlış
düşünce yüzünden, yıllar içinde ekonomi odaklı kamu
reformları yapmak güçleşmiştir” dedi.
“Bir ülkedeki ticaret, sanayi, tarım, ulaşım, iletişim,
altyapı, eğitim ve en önemlisi vizyon, ekonomik gerçeklere
göre şekillendiğini ancak izolasyonlar yüzünden bizim
ekonomimiz kendi doğal akışı dışına çıkmış, ekonomik
öncelikler toplumu şekillendirmede öncü rol oynamaktan geri
kalmıştır” şeklinde konuşan KTTO Başkanı Çerkez,
izolasyonların sektörlerin iç ve dış pazara göre gelişimine
darbe vurduğunu, Rekabet edebilirlik motivasyonumuzu da
elimizden aldığını kaydetti.
ALT YAPI
İzolasyonlar
nedeniyle ülkede alt yapının gelişmediğini, iç ve dış
ulaşımdaki pahalılığı ekonominin kaldırmadığını anımsatan
Çerkez, üretim ve hizmet sektöründe standart ve kalite
yöntemi anlayışının oturmamış olmasından kurumsallaşma
sürecinin darbe yediğini, eğitim sistemi ile ekonomi
arasındaki bağın kopmasından dolayı iş dünyasının da
nitelikli iş gücü açığı yaşadığını belirtti.
KTTO Başkanı Günay Çerkez, konuşmasını şöyle tamamladı
“İzolasyonların ekonomimize vurduğu darbe, alternatif gelir
kaynaklarıyla telafi edilemeyecek kadar büyüktür. Çünkü
izolasyonların en büyük zararı, ekonomimizin sağlamış olduğu
gelirlerin azaltması değil, bu gelirlerin sağlanması
sırasında yaşanan süreçlerden uzak kalmasıdır.
Bir ülkenin gelirlerinin azalması, o ülkeyi fakirleştirir.
Oysa o ülkeyi ekonomik süreçlerden ve dünyadan koparmak
yalnız o ülkede yaşayanları değil, ondan sonra gelecek
kuşakları da cezalandırmak anlamını taşımaktadır.
Bizim her şeyden önce bir anlayış ve vizyon devrimine
ihtiyacımız vardır. Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın temel
misyonlarından biri de işte böylesi bir düşünsel dönüşüm
sürecinin gerçekleşmesi için çaba sarf etmektir.
AB’NİN GÖREVİ
Bu noktada Avrupa Birliği’ne de büyük görev düşmektedir.
Tüm dünyaya çözüm ve barış kararlılığını ispat etmiş bir
halkın böylesine insafsızca cezalandırılmaya devam edilmesi
AB’nin ısrarla oluşturmaya çalıştığı medeniyet projesine
uymamaktadır. Hiçbir insanlık suçu işlememiş, sadece
yıllardır devam eden bir sorunun ortasında kalmış bir halka
reva görülen bu uygulama bir an önce son bulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, izolasyonların kalkmasıyla gelişecek
KKTC ekonomisi, sürdürülebilir bir çözüme de en büyük
katkıyı yapacaktır.”
|