|
|
|
|
28 Temmuz 2011 Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay
Çerkez; “Kamu, giderlerini karşılayacak kadar geliri yok”
KTTO
Başkanı Günay Çerkez de ekonominin sürdürülebilir
olmayışını, kamu giderlerini karşılayacak oranda kamu
gelirinin sağlanamamasına bağladı.
“Denklemin bir tarafında gelir, diğer tarafında gider var.
Kamu gelirlerinin çoğalması gerekir. Tabi bunlar için bir
takım önlemler düşünülmektedir. 2010-2012 protokolü de bunu
hedefliyor. Bir taraftan özel sektörün rekabet
edebilirliğinin diğer taraftan da kamunun etkinliğinin
sağlanmasını hedefliyor” diye konuşan Çerkez, ekonominin
büyümesi için gerekli olan önlemleri sıraladı.
Para bankalarda
Özel sektöre sağlanan nakit akışının süratle iyileştirilmesi
gerektiğini, bunun yanında da piyasaya güven sağlanmasının
şart olduğunu vurgulayan Çerkez, “Şu anda kamuda çalışanlar,
maaşlarının çoğunu harcamıyor. Belirsizlik var. Bu nedenle
piyasayı tırmandırmak lazım, bunun için kamu ihalelerinin
öne çekilmesi lazım” dedi.
Halka yeniden güven verilmesi sonucunda bankalarda 14 ay
içerisinde biriken yaklaşık 1 Milyar Türk Lirası mevduatın
pazara akacağını da ifade eden Çerkez, bunun için ürünlerin
ucuzlatılması ve girdilerin azaltılmasının da şart olduğunu
söyledi.
KT Müteahhitler Birliği yayın organına demeç veren KTTO
Başkanı Günay Çerkez, yurt dışından gelen ürünlere uygulanan
fonların kaldırılması gereği üzerinde de durarak, “İlk
etapta devlet kaybı olarak yansıyacak ancak kısa süre sonra
artacak olan hareketlilik, satışlardan devletin kazanacağı
paylarla telafi edilecektir. Bunları yaparken belki devletin
2-3 ay krediye ihtiyacı olacak” dedi.
Kamu reform şart
Çerkez, uzun zamandır ülke gündeminde olan ve çalışan
temsilcilerinin eleştiri oklarına hedef olan kamu
reformunun, katılımcı bir ortam yaratılarak tartışmaya
açılmasının önemi üzerinde de durdu.
İnşaat sektörünün canlandırılması için birtakım önlemlerin
alınabileceğini, bu bağlamda da atıl durumda olan
inşaatların ekonomiyi kazandırılması adına yol haritası
belirlenebileceğinin altını çizen Çerkez, bunun yanında
ülkeye 3.ülkelerden gelen öğrenci gelmesinin teşvik edilmesi
gerektiğini söyledi.
Nakit sıkıntısı/ “KKTC Hükümetinin tek başına bir şey
yapması zor”
Çerkez, hükümetin hazinede yeterli para olmamasından
dolayı tek başına hareket etmesinin zor olduğunu da
vurgulayarak, “ Hükümetin bulunduğu durumda tek başına bir
şey yapması biraz zor. Yapabilmek için ilk önce hazinende
nakit paran olması lazım. Biliyoruz ki maaşları ödemede dahi
sıkıntı çekiliyor. Tabii uygulanabilecek önlemler var,
munzam karşılığı tutulan bankalarda oranlar azaltılabilir.
Hükümetimizin daha cesaretli olması lazım. İstek, niyet ve
kararlılık lazım. Bunu takip edecek olan bakanların bu işe
ciddiyetle eğilmesi lazım. İşleri inanarak yapmamız lazım”
şeklinde konuştu.
Para makinesi tapu
Çerkez, ülke ekonomisine hızlı para akışının
sağlanabilmesi için tapu konusundaki işlemlerin
hızlandırılmasını da istedi ve bu konuda, “KKTC’nin en büyük
para makinelerinden biri tapudur. Tapu dairelerinde
işlemlerin hızlandırılması, beklemede olan koçanların
satışlarının gerekleşmesi, nakit para gelmesine yardımcı
olacaktır” dedi.
Hükümet tutuk
Çerkez ifade ettiği konular ışığında yapılacak çok şey
olduğunu ancak hükümetin biraz tutuk hareket ettiğini
söyledi.
Çerkez, “Hükümete değişik konularda sürekli öneriler
götürüyoruz. Bunlarla ilgili arzumuz ciddiyetle ele alınıp,
paylaşılmalı çünkü aynı gemideyiz. Bir iyileşme herkese
yansıyacak” dedi.
“Olası bir anlaşmada ekonomik anlamda normalleşeceğiz”
Çerkez, Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulmasının
ekonomide de değişim sağlayacağını ifade ederek bu konuda
şöyle konuştu: “Siz ambargo ve izolasyonlar altında direk
uçuş olmaya, dünya para piyasalarıyla direk temasınız
olmayan, yüksek finansa erişimin pahalı olduğu, alt yapı
girdilerinin pahalı olduğu, dışa ürün satarken sıkıntılar
yaşadığınızı düşünün. Biz AB’ye en fazla ürettiğimiz süt
ürünlerini dahi sokamayız. Bizim hükümetimiz tanınmamış
olduğundan, bizim sertifikalarımız sağlık alanında kabul
görmez. Tanınmamış olmamız bizi her platformda etkiliyor.
Direk uçuşların olmaması bizi önemli etkiliyor. Rekabet etme
gücümüzü azaltıyor. Türkiye bizden daha rekabetçi olduğundan
daha ucuzdur. Olası bir anlaşmada ekonomik anlamda
normalleşeceğiz. Dünyayla istediğimiz irtibatları kurmuş
olacağız. Şu anda birçok işlem bildiğiniz gibi Türkiye
bankaları kanalıyla yapılmaktadır, Bunlar tabi ki daha
pahalı veya daha fazla zamana mal oluyor. En başta daha
fazla yatırımcı gelecek. Bizim ülkemize ciddi anlamda gelen
yatırımcılar yalnız Türkiye’dendir. Olası çözümden sonar
şirketler buraya yatırım yapmaktan sıkıntı çekmeyecektir”.
“Rekabete hazır değiliz”
Çerkez, üretim sektörünün mevcut durumda dünyayla
rekabet edebilecek koşullara sahip olmadığını da
vurgulayarak, kapalı bir ekonomik yapıya bağlı olarak kalite
ve teknoloji konularında rekabet edilebilmesinin mümkün
olmadığını kaydetti.
“Olası bir çözümde veya çözümden önce de aslında üretim
gücümüzü, kalitemizi ve maliyetleri rekabet edebilecek
seviyelere çekmek lazım. Elektrik çok pahalıysa, ülkemizde
üreticinin yapacağı çok bir şey yok. Bunları hükümetimizin
teşvik etmesi gerekir” diyen Çerkez, ekonominin kayıt altına
alınmasının da şart olduğunu vurguladı.
Bu konuda da emek, sermaye ve yürütmenin birlikte hareket
etmesini isteyen Çerkez, “Toplumsal diyalogla uzlaşı
aranması şarttır. Çünkü hiçbir paydaş diğer ikisi olmadan
var olamaz. Emek, sermaye ve yürütmenin 3ünün beraber olması
şartı var. Onun için fazla kutuplaşıp çekişeceğimize, en
kısa zamanda toplumsal diyalogla farklılıklarımızı
paydaşların anlaşacağı şekilde halletmemiz lazım” dedi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|