|
|
|
|
30 Mayıs 2011 KTTO Yönetim
Kurulu, ekonomik ve politik konularda Cumhurbaşkanı ile
görüştü:
• Eroğlu “ Bugün gelinen noktada ‘yarın anlaşma olacaktır’
demem mümkün değil.
• Çerkez “Yasaklar ve fonlar pahalılığı, kayıt dışılığı ve
ekonominin güneye kaymasını körükler, devlet gelirlerini
geriletir.
KTTO Başkanı Günay Çerkez, Başkan vekili Alp Cengiz Alp,
Yönetim Kurulu üyeleri Seda Yavaş, Çelen Özkaynak, Salih
Çeliker ve Turgay Deniz ekonomik ve politik konularda bilgi
almak ve görüş alış verişinde bulunmak amacıyla 30 Mayıs
Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ile görüştü.
Cumhurbaşkanlığı müsteşarı Hasan Güngör ve Cumhurbaşkanlığı
temsilci Kudret Özersay’ın da hazır bulunduğu görüşmede
konuşan Oda Başkanı Günay Çerkez, ülkede yaşanan ekonomik
sıkıntılar, siyasi konular, görüşmelerin seyri konusunda
Cumhurbaşkanı ile görüşme yapmak, bilgi alış verişinde
bulunmak amacıyla ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.
Yasaklar ve fonların pahalılığı, hayıt dışılığı ve
ekonominin güney Kıbrıs’a kaymasını körüklediğini, devlet
gelirlerini azalttığını söyleyen Oda Başkanı Çerkez, yasak
ve fonlar konusunda hiçbir istişare yapılmadan karar
alınmasını eleştirdi.
Özelleştirme konusuna da değinen Günay Çerkez,
özelleştirmenin ülke şartlarına uygun olması ve hizmetlerin
bölünerek özelleştirilmesinin daha uygun olabileceğini
kaydetti.
Ekonomik süreç devam ederken Rum Yönetimi Lideri
Hristofyas’ın “Ekonomi başlığında anlaşıldı, Avrupa Birliği
konusunda ilerleme var” diye açıklamaları bulunduğuna işaret
eden Günay Çerkez, bu konuda birinci ağızdan bilgi almak
istediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Eroğlu ile, Yeşil Hat Tüzüğü konusunda
yetkilendirilmiş bir kurum olarak koordineli bir şekilde
çalışmak istediklerini kaydeden Çerkez, kabulünden dolayı
Eroğlu’na teşekkür etti.
Bu arada Cumhurbaşkanı Eroğlu’na KTTO temsilcilerinin
yaptığı dış ziyaretler konusunda bilgi verildi.
EROĞLU
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da yaptığı konuşmada, devam
eden görüşmelerde ekonomi başlığında halledilmiş noktada
olduklarını söyleyebileceğini, İç Güvenlik konusunda oldukça
ilerleme kaydedildiğini kapanabilecek başlıklarından
birisinin de bu olduğunu, ancak varılacak anlaşmanın AB’de
birincil hukuk olması yönündeki görüşlerine olumlu yanıt
alamadıklarını vurguladı.
“Buna karşın toprak, güvenlik, yönetim ve güç paylaşımı gibi
konularda bir anlaşmaya vardığımızı söylemek mümkün değil”
diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendisinden önce görüşmeleri
yürüten 2. Cumhurbaşkanı Talat’ın da bu konularda fazla
mesafe kat etmediğini belirtti.
Geçmiş dönemde toprak ve garantiler konusuna hiç
girilmediğini, mülkiyete bir giriş yapılıp yeniden yönetim
ve güç paylaşımına dönüldüğünü anlatan Eroğlu, “Biz
mülkiyeti uzunca süre görüştük. Bu konuyu uzlaşarak halletme
noktasında olduğumuzu açık ve net bir şekilde hem sayın
Hristofyas’a, hem de Birleşmiş Milletler gösterdiğimize
inanıyorum” şeklinde konuştu.
ANLAŞMADAN UZAK
Cumhurbaşkanı Eroğlu “Ama bugün gelinen noktada ‘yarın
anlaşma olacaktır’ demem mümkün değildir. Yine oldukça
uzaktayız, öyle görünüyor” dedi.
HRİSTOFYAS’IN DURUMU
Rum Yönetimi Lideri Hristofyas’ın her fırsatta
Türkiye’yi suçlar tavır içine girmesinin yanlış bir tavır
olduğuna, çünkü müzakere masasında oturanın ve muhatabının
kendileri olduğuna dikkati çeken Eroğlu sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Sayın Hristofyas’ın Türkiye’ye yönelik ‘Kıbrıs
Cumhuriyeti’ni tanımadığı sürece Avrupa Birliği’ni unutsun’
gibi tehdide varan laflarla davranması hoş değil. Biz yine
de iyi niyetle müzakereleri sürdüreceğiz. Bir anlaşmanın
yollarını bulmaya çalışacağız. Takdir edersiniz ki bu sadece
bizim arzumuzla olabilecek bir şey değildir.”
ÇÖZÜM ŞEKLİNİN ALTI DOLDURULMALI
Zaman zaman içte “İki toplumlu iki bölgeli, siyasal
eşitliğe dayalı bir federasyon” gibi söylemler olduğunu da
anımsatan Eroğlu bu konuda şunları söyledi:
“Sanki olay bundan ibaretmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Ben her zaman söylerim ‘önemli olan bu cümlelerin altının
doldurulmasıdır’. Yoksa eğer bütün mesele bu olsa ben de
buna imza atarım ama, bunun altının nasıl doldurulacağıdır
önemli olan. Rum tarafının bunun altını nasıl doldurmak
istediğini ben de biliyorum, bu sözleri söyleyenlerin de
bildiğinden eminim.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına görüşmeleri sürdürürken
öncelikle kalıcı bir anlaşma arayışı içindeyiz. ‘Bugün
imzayı atalım, yarın bu anlaşma bozulsun, ya da
referandumdan geri dönsün’ gibi bir düşüncemiz yok. Onun
için halkımızın benimseyeceği, onaylayacağı bir anlaşma
arayışı içerisindeyiz.”
Kendilerinin müzakere süreci konusunda çok fazla açıklama
yapmamasına karşın Rum Yönetimi Lideri Hristofyas’ın ne
zaman yurt dışına gitse veya büyükelçi kabul etse hemen Türk
tarafını uzlaşmazlıkla suçlamaya başladığına da dikkati
çeken Eroğlu, “Hristofyas bu açıklamaları ile bir adım önde
olmayı amaçlamaktadır. Sözde bir adım önde... Anlaşma için
atılması gereken adımlarda ise hep tereddütlü
davranmaktadır” dedi.
AL-VER EŞİT OLMALI
İçte bazı kişilerin “Cumhurbaşkanı Eroğlu açılım yapmaz”
diye eleştirilerde bulunduğunu da anlatan Eroğlu, bu konuda
şunları söyledi:
“Atılım yapmak demek ‘al-ver’e girmek demektir. Rum
tarafının sadece almayı düşündüğü bir safhada, benim halkım
adına alabileceğim yoksa tabii ki al-ver’e kolay kolay
giremezsiniz. Karşılıklı eşit oranlarda bir al-ver olması
lazımdır. Biz Kıbrıs Türkü adına görüşmeleri sürdürürken
samimi olarak bir anlaşma arayışı içerisindeyiz. Ama aynı
samimi düşünceler içerisinde olan bir Rum halkı bulduğumuz
zaman bir anlaşma olabileceğini söyleyebilirim.”
|
|
|
|
|
|
|
|
|