08 Mayıs
2008 TİCARET ODASI AVRUPA GÜNÜ NEDENİYLE ETKİNLİK DÜZENLEDİ
TALAT “Kıbrıs Türk Halkı Büyük mücadelelerle politik
iklimi değiştirdi. Çözümün kararlı savunucusu olduğunu
kanıtladı”
BOTHORELL: “Bu sefer İki lider çözümü kalplerinin
derinliklerinde arzuluyorlar”
İNCE: “süreci destekliyor, Türkçe’nin AB’nin resmi dili
olacağını umuyoruz”
Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Schuman Bildirgesi’nin anısına
kutlanan Avrupa Günü nedeniyle 08 Mayıs Perşembe günü Saray
Otel’de bir etkinlik düzenledi.
Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet
Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, bazı milletvekilleri,
bürokratlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Ticaret
Odası üyeleri; ABD, Polonya, İngiltere, Avustralya,
Avusturya, Fransa, Slovenya, Danimarka, Hollanda,
İsveç,
Finlandiya Büyükelçileri veya temsilcileri; Rum Ticaret
Odası Başkanı Manthos Mavrommatis, Avrupa Parlamentosu
Kıbrıs Ofisi Başkanı Tasos Georgiou, Avrupa Komisyonu Kıbrıs
Temsilcisi Androulla Kamirara’nın da aralarında bulunduğu
davetliler katıldı.
Etkinlikte Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Hasan Kutlu
İnce, Avrupa Birliği Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorel
ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat birer konuşma yaptılar.
TALAT “AB’DEN DESTEK BEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat etkinlikte yaptığı
konuşmada, Avrupa Birliği’ni (AB) Kıbrıs sorununun çözümü
için motivasyon eksikliği olan Rumları ve çözüm
istekliliğinin canlı kalması için Kıbrıslı Türkleri sürekli
cesaretlendirmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının çözüm istekliliğinde, AB üyeliğinin,
başlı başına bir mücadele kaynağı olduğunu hatırlatan
Cumhurbaşkanı Talat, AB’nin, bu gerçeği bilerek ve
gözeterek, Kıbrıslı Türklere, arzularına ve hedeflerine
gerekli desteği vermesini istedi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı
Türklerin arzu ve hedeflerine destek vermesini istedi.
Talat, dünyanın ve bölgenin önemli sorunlarından biri olan
Kıbrıs sorununun, Rum Yönetimi AB’ye girince, AB’nin de
sorunu olduğunu kaydederek, “AB’nin Kıbrıs sorununa yakın
ilgi göstermesi doğaldır ve gereklidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, önümüzdeki süreçte AB’nin ve dünyanın
desteğine ihtiyaçları olduğunu vurgulayarak, AB’nin ciddi
hata yaparak Kıbrıs sorunu çözümlenmeden Rumları AB üyesi
yapmasıyla Rum Yönetimi’nin Kıbrıs sorununun çözümü
çabalarındaki motivasyonunun düştüğünü söyledi.
AB’nin, motivasyon eksikliği Rumlarda olsa da Kıbrıs Türk
tarafının da çözüm istekliliğinin canlı kalması için,
Kıbrıs’taki iki tarafı da sürekli cesaretlendirmesi
gerektiğini vurgulayan Talat, şu sıralar var olan olumlu
havayı bozmadan, sonuna kadar götürmek ve Kıbrıs sorununu
çözerek AB’nin sorunsuz ülkelerinden biri olmak için katkıda
bulunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türk halkının büyük
mücadelelerle ülkedeki politik iklimi değiştirerek ve adada
çözümüm kararlı savunucusu olarak, tüm dünyaya kendini
kanıtladığına işaret etti. “Kıbrıslı Türkleri motive eden en
önemli unsur AB üyeliğiydi” diyen Talat, AB üyeliğinin
Kıbrıs Türkleri için son derece önemli ve başlı başına bir
mücadele kaynağı olduğunu anlattı.
Talat, bunun belki de dünyada AB üyesi olmak isteyen
ülkelerin çok azında yaşandığını kaydederek, “Bu nedenle AB
bu gerçeği bilerek, gözeterek, Kıbrıslı Türklere ve
arzularına, hedeflerine gerekli desteği vermelidir” diye
konuştu.
Gelecek yılki Avrupa Günü kutlamasına kadar Kıbrıs sorununun
çözümlenmiş olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
böylece kendisinin de bir AB diliyle hitap etmiş olacağını
söyledi.
BOTHORELL “KIBRIS BÖLÜNMÜŞ ÜYE”
AB Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorell de
konuşmasında, 9 Mayıs’ın Schuman Deklarasyonu’nun
imzalanmasının yıldönümü olduğunu belirterek, deklarasyonun
önemi hakkında bilgiler verdi.
AB üyelerinin 51 yıldır barış, istikrar ve refahtan
yararlandığını, AB’nin 27 ülkeyi ve 490 milyon insanı bir
araya getiren ekonomik ve politik bir proje olduğunu anlatan
Bothorell, “AB vatandaşları pek çok ayrıcalıktan
yararlanıyor. Bunun yanında bütün AB vatandaşları henüz
AB’nin her şeyinden yararlanmıyor. Kıbrıs 1 Mayıs de-facto
olarak bölünmüş ve bir çözümün eksikliğiyle AB’ye katıldı”
diye konuştu.
AB müktesebatının Kuzey’de askıda olduğunu hatırlatan
Bothorell, Annan Planı’nı Rumların reddetmesinin ardından,
AB’nin Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik izolasyonunu sona
erdirme konusunda kararlılığını ifade ettiğini ve adanın
yeniden birleşmesine yardım etmek için ekonomik kalkınmasını
cesaretlendirdiğini söyledi.
Bothorell, Yeşil Hat Tüzüğü’yle ilgili yeni önerilerin
haftaya üye ülkelerle tartışılacağını bildirerek, “Direkt
Ticaret Tüzüğü AB Konseyi’nde maalesef halen bekliyor.
Yıllardır bekliyor ama hâlâ masadadır” dedi.
Mali Yardım Tüzüğü’nün Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik
gelişimi için önerildiğini, bazı problemler yaşansa da
projenin uygulandığını belirten Alain Bothorell, daha
yapacak çok iş bulunduğunu vurguladı.
AB Destek Ofisi Direktörü Alain Bothorell, ekonomik yardım
paketinin Kıbrıs Türk toplumu üzerinde olumlu etkisi
olacağını belirterek, özetle şöyle dedi:
“İstek olduğunda çıkış yolu vardır… Bu, Kıbrıs sorunu için
de geçerlidir. Adadaki iki toplum ve liderleri çözüm
isterlerse, buna ulaşırlar. Bu sefer iki lider de çözümü
kalplerinin derinliklerinde arzuluyorlar.
Umut için bir neden vardır. Bu mümkündür. Adanın geçmişin
anlaşmazlıklarının üstesinden gelmesi mümkündür. Ve
Avrupa’nın kalbinde Birleşik Kıbrıs’ın ortak geleceği
mümkündür.
Lokmacı kapısının açılması, iki liderin 21 Mart anlaşmasına
uyduğunu gösterir ve bu çok cesaretlendiricidir.”
Alain Bothorell, Schuman’ın AB vizyonunun, barış ve uzlaşma,
gelecek jenerasyonların refahını garantiye almak olduğunu,
Talat ve Hristofyas’ın da yeni sürece bu fikir üzerinde
başladığını ifade ederek, AB’nin bu süreci desteklediğini
vurguladı.
Bothorell, Avrupa topraklarında birleşmiş bir ada görmenin
ve 40 yıldır süren sorunun bitmesinin AB’nin ilgi alanında
olduğunu da kaydederek, 9 Mayıs Avrupa Günü kutlamalarında
2004’ten sonra ilk kez umut rüzgarının Kıbrıs üzerinde
eseceğini söyledi.
İNCE: “MÜZAKERELER TAM DESTEK”
Avrupa Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin açış
konuşmasını yapan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Hasan
Kutlu İnce, Ticaret Odası’nın ve iş toplumu, iki toplum
arasında başlayan müzakereleri tam olarak desteklediğini ve
bu görüşmelerle, adanın siyasi eşitliğe dayalı, iki-toplumlu
ve iki kesimli federal Kıbrıs olarak yeniden birleşeceğine;
insanların barış içinde ve iki tarafın da kazandığı bir
ortamda yaşayacağına güçlü biçimde inandığını söyledi.
İnce, zamanın Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 9
Mayıs 1950’deki deklarasyonu ile başlayan benzersiz ve daha
önce görülmemiş entegrasyon çabalarının yıldönümünü
kutladıklarını belirterek, “Bugünün aynı zamanda, İkinci
Dünya Savaşı’nın sonunu belirleyen zafer gününe tesadüf
etmesi ise, sahip olduğumuz barışın kendiliğinden var
olmadığının ve uğrunda nelerin feda edildiğini unutmamamız
gerektiğinin güçlü bir hatırasıdır” dedi.
İnce, geçen 58 yılda Avrupa’nın ortak pazardan 27 bağımsız
ulusu kapsayan bir birliğe dönüştüğünü, Avrupa halklarının
da “savaş yerine özgürlük ve kalıcı barış, çatışmaların,
güvensizliğin ve nefretin yerine anlayış ve saygı ve tüm bu
değerleri paylaşılan kader ile zengin farklılıklarla
birlikte destekleyecek ortak kurumlar” ortak dileğiyle
yönlendirildiğini anlattı.
AB’nin sadece ekonomi, yasaların uyumlaştırılması, ticaretin
kolaylaştırılması ve ekonomik rekabet olmadığını kaydeden
Ticaret Odası Başkanı Hasan Kutlu İnce, “Özünde Avrupa,
değerlerden, halklardan ve dayanışmadan ibarettir” diye
konuştu.
İnce, 2008’in Avrupa’da kültürler arası diyalog yılı ilan
edildiğine işaret ederek, Kıbrıs’taki iki topluluk arasında
da Avrupa’daki gibi çeşitlilik ve kültürler arası diyalogun,
ortak değerleri zenginleştirecek biçimde yıllardır
yaşandığını anlattı.
Hasan Kutlu İnce, uzun süren anlaşmazlıklardan sonra Kıbrıs
sorununun çözümü ve birleşme için bugün umut ışığı
belirdiğine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Talat ile Rum lider
Hristofyas’ın müzakereleri başlatma ve Lokmacı kapısını açma
konularındaki anlaşmasının AB, BM ve uluslararası toplum
tarafından çok olumlu karşılandığını hatırlattı; AB
yetkililerinin destek içeren demeçlerinden örnekler verdi.
Ticaret Odası Başkanı Hasan Kutlu İnce, Kıbrıs’ın her iki
tarafının AB toprağı, Kıbrıslı Türkler ve Rumların da AB
vatandaşı kabul edildiğini hatırlatarak, AB müktesebatının
Kuzey Kıbrıs’ta askıya alındığını, Kıbrıslı Türklerin
Avrupalı olmanın avantajlarından yararlanmamakla birlikte
ekonomide, eğitimde, siyasette ve yaşamlarının tüm
alanlarındaki engelleri aşmak için uğraştığını anlattı.
İnce, Kıbrıslı Türklerin AB’ye hazırlanırken 12 başlık
altında uyumlaştırma sürecini memnuniyetle karşıladığını,
Ticaret Odası’nın temsil ettiği iş insanları adına da bu
süreci tam olarak desteklediğini ve Türkçe’nin Türkiye’nin
AB üyeliğinden önce AB’nin resmi dili olacağını umut
ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bununla birlikte Odamız ve iş toplumu, iki toplum arasında
başlayan müzakereleri tam olarak desteklemekte ve bu
görüşmelerin, adanın siyasi eşitliğe dayalı, iki-toplumlu ve
iki-kesimli bir federal Kıbrıs olarak yeniden birleşeceğine
ve insanların barış içinde ve iki tarafın da kazandığı bir
ortamda yaşayacağına güçlü bir biçimde inanmaktadır. Bu
anlamlı günde, Kıbrıslı Türklerin de yakında Avrupa
Birliği’ndeki yerlerini alacakları konusundaki
beklentilerimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Avrupa
Günü hepimize kutlu olsun.”
|