Privacy Policy

KTTO – KTSO: Kamuda Statükonun Devamı Kabul Edilemez!

 Yoğun propaganda ve özellikle siyasilerin çelişkili popülist tavırları nedeniyle adı “göç yasasına” çıkan Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası ne yazık ki özel sektör odaklı büyüme modeli ile bağdaşmıyor. Bu yasa ile ilgili gelişmeler, KKTC’de yasaların, tamamen popülist ve kamu kaynaklarına el koyma çabalarının sonucu olarak ortaya çıktığının yeni bir kanıtını oluşturuyor.

Oysa hepimizin bildiği gibi, KKTC’de toplam istihdam 2013 verilerine göre 101.181’dir. İstihdam edilenlerin sadece %16,8’si kamu yönetiminde çalışmakta, geri kalan 84 bine yakın insanımız tarımdan sanayiye, ticaretten turizme, finanstan yükseköğrenime özel sektör tarafından istihdam edilmektedir. Yukarıda andığımız yasa gerçekte birer “göç yasası” ise ve bu yasaya uygun olarak istihdam edilenlerin göç etmesi kaçınılmaz bir sonuç ise, kamuya giremeyen binlerce kişinin şimdiye kadar çoktan göç etmesi gerekirdi.

Kamu yönetiminin toplam istihdam içerisindeki payı KKTC’de yaklaşık %16 iken, bu rakam Güney Kıbrıs ve Türkiye’de %6’larda bulunmaktadır. Kamu sektörünün bu kadar büyük olması, bütçenin yaklaşık %80’inin personel ve cari harcamalara gitmesine ve sağlık, eğitim, altyapı gibi alanlara yeterince kaynak ayrılamamasına neden olmakta; sonuçta reel sektör gelişememekte, kamu hizmetleri aksamakta ve dışa bağımlılık artmaktadır.

Kamu sektörünün daha fazla büyütülmemesi ve kamu kaynaklarının reel sektöre kanalize edilmesi konusunda en önemli hususlardan bir tanesi kamuda istihdamı sınırlayan ekonomik program, diğeri ise kamuya yeni girişlerde maaşları düzenleyen yasal mevzuattır. Bu kararlar diğer yapısal reformlarla birlikte ilerleyen dönemlerde KKTC ekonomisinin reel sektör öncülüğünde büyümesini sağlayacak unsurlardır.

Bir yıl içerisinde kamuda işe alınacak personel sayısı yaklaşık 350 olmakla birlikte, her yıl sadece üniversitelerden mezun olan vatandaşlarımızın sayısı iki binin üzerindedir. Bu rakama liselerden mezun olup da üniversiteye gitmeyen kişiler eklendiğinde ortaya ciddi bir istihdam sorunu çıkmaktadır. Bu sorunun üstesinden gelebilmenin, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, reel sektörün güçlendirilmesi, girişimciliğin desteklenmesi ve gençlerimizin kendi iş imkânlarını yaratmalarıyla mümkün olacağını unutmamalıyız.

Hükümet hiçbir şekilde taviz vermeden mali disiplini sağlamalı, kamu sektörünün toplam ekonomi içindeki payı azaltılmalı ve özel sektör öncülüğünde ekonomik büyümeye önem verilmelidir. Bu kapsamda zamanında bu yasaları geçiren önceki ve mevcut hükümetteki siyasi partiler Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Değişiklik Yasa Tasarısını kabul etmemeli; yaptıkları düzenlemeleri kararlılıkta devam ettirmelidirler. Kıbrıs Türk halkının ekonomik varoluşu, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi yaratılmasına bağlıdır. Elbette ki toplumdaki tüm kesimler mevcut şartlardan çok daha iyi bir yaşamı hak etmektedir. Bütün çabalarımız da bu amaç doğrultusunda olmalıdır. Fakat ekonomik gerçeklik üzerine kurgulanmayan, sürdürülemeyen bir ekonomik yapılanma üzerinde ısrar etmek, gelecek kuşakların refahını bugünden tüketmek demektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası

KTTO Basın Açıklaması

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını öngören protokolle ilgili olarak sürdürdüğü çalışmaları yakından izliyoruz. KKTC hükümeti ile bu konuda kurulan temasların ve yapılan görüşmelerin uzlaşma ile sonuçlanmamış olması bizi ciddi şekilde endişelendirmektedir.

Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesi için, dış yardımların ekonomik büyümeye katkıda bulunacak şekilde değerlendirilmesi esastır. Buna göre, çeşitli şekillerde yardım aldığımız Türkiye’nin, bu yardımlar ile ilgili ihalelerin tamamen Türkiye’de açılmasını talep ettiğini düşünmüyoruz ve ilgili protokolün kolaylıkla düzeltilebileceği kanaatindeyiz.

Bu girişimler yapılmadan, sorunun çözümsüz addedilmesi ve inşaat müteahhitleri camiasının eyleme zorlanması kabul edilebilir değildir.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, Sayın Başbakan’ı soruna eğilmeye ve iş insanlarımızın da desteği ile söz konusu ihalelerin Kuzey Kıbrıs’ta açılmasını sağlamak için gerekli girişimleri yapmaya çağırıyoruz.

 

 

 

Toros’tan Popens’e: “Hellim,Doğrudan Ticaret,Yeşil Hat ve Uyum Süreci en önemli konularımız”

AB Komisyonu Bölgesel Politikadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Normunds Popens, Kıbrıs Türk Masası Şefi Michale Di Bucci ve beraberindeki heyet 23 Ocak 2015 Cuma günü Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve KTTO Yönetim Kurulu üyeleriyle biraraya geldi.

Kıbrıs Türk Masası’nın Genişleme’den, Bölgesel Politikalar Genel Müdürlüğü’ne alınmasının ardından yapılan bu ilk ziyarette Fikri Toros, KTTO’nun AB ile olan işbirliği hakkında detaylı bir bilgilendirme yaparak, özellikle gündemde olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü, Hellim’in coğrafi işaret tescili, Uyum Sürecinin hızlandırılması ve Yeşil Hat Tüzüğü kapsamının genişletilmesi gibi konulara ilişkin Odanın ivedi beklentilerini aktardı.

 “Doğrudan Ticaret Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlayacak”
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün Avrupa vatandaşı olan Kıbrıslı Türklere, AB ile doğrudan ve dolaysız olarak ticaret yapmasının önünü açacağını vurgulayan Toros, 2004 yılından bu yana uygulanacağı söz verilmiş fakat maalesef dondurulmuş olarak bekletilen böylesi insani ve doğal bir konunun siyasileştirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kıbrıslı Türklerin AB ile ticaret yapmasının yalnızca ekonomik bir katkı yapmakla kalmayacağını ayni zamanda AB standartlarına ulaşma konusunda herkes için bir motivasyan kaynağı ve gereklilik haline geleceğini vurguladı. Toros, Doğrudan Ticaret’in aslında Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlayacak araçların birisi olacağını anlattı.

 “Ticari araçlar ve işlenmiş gıda ürünlerinin geçişleri Yeşil Hat Tüzüğü kapsamına alınması şart”
Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında geçişi engellenen işlenmiş gıda ürünleri ve ticari araçların serbest bırakılmasının ve uygulamanın kolaylaştırılmasına vurgu yapan Toros, ticari araçların Güney’e geçebilmesinin ve işlenmiş gıda ürünleri ticaretinin, düşüşte olan Yeşil Hat Ticaret hacminin yükselmesine çok önemli bir katkı yapacağını söyledi. Toros, ticari işbirliği alanlarını genişletmenin, tıpkı Doğrudan Ticarette olacağı gibi, Yeşil Hat ticaretinde de barış sürecine katkıda bulunacağını söyledi.

 “Hellim konusunda mutlaka çözüm üretilmeli”
Toros, hellim’in AB’de coğrafi işaret tescilinin yapılması sırasında Kıbrıslı Türk üreticiler için bir denetim mekanizması geliştirilmemesinin, ihracatımızın dörtte birini oluşturan bir ürünün pazar potansiyeline zarar vereceğini; bundan Kıbrıs Türk ekonomisinin tahribata uğrayacağını; bunun da AB’nin Kıbrıslı Türklere yönelik sözleriyle çelişmiş olacağını anlattı.

 “Uyum süreci hızlandırılmalı”
Geçtiğimiz yıl Şubat ayında AB Konseyi ve Komisyon Başkanları’nın ortak bir açıklamayla Kıbrıslı Türklerin AB’ye olan uyum çalışmalarının hızlandırılacağı sözü verdiklerini, ama üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen bunun uygulamaya yansımadığını anlatan Toros, uyum sürecinin Kuzey Kıbrıs’taki yaşam standartlarını artırmak ve Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlamak için olmazsa olmaz bir konu olduğunu vurguladı.

  “Öyle görülüyor ki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Birliği’nin buradaki en önemli ortağı”
Kendilerini kabul ettiği için Toros’a teşekkür eden Popens süregelen işbirliğinin artarak devam edeceğini ve yapılan bilgilendirmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Öyle görülüyor ki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Birliği’nin buradaki en önemli ortağı”  diyen Popens, işbirliğinin artarak devam etmesini ve sonuç vermesini hedeflediklerini söyledi.

Ekonomik Örgütler Platformu Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Eylemi Hakkında Basın Bildirisi

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını öngören protokolle ilgili olarak sürdürdüğü çalışmalar ve eylemler Ekonomik Örgütler Platformu tarafından desteklenmektedir.

Kıbrıs Türk halkının adamızdaki varoluşu, ekonomik gelişmesi ile çok yakından ilgilidir. Ekonomik gelişmemiz ise nereden gelirse gelsin tüm dış yardımların, bilgi ve beceri kapasitemizi de artıracak şekilde ekonomik sistemimiz içinde yoğrulmasını ve gelişmemize katkı koymasını, ülkemizi dünya standartlarına yaklaştırmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse başka ülkelerden/kaynaklardan sağlanan yardımlar ile gerçekleştirilmesi planlanan işler ile ilgili tüm ihalelerin Kuzey Kıbrıs’ta açılması ve gerekli olanlarına mutlaka o işin yapılması için aranan özellikleri taşıyan Türkiye firmaları ile Kıbrıs Türk firmalarının “ortak girişimler” olarak katılımının sağlanması üzerinde durulmaktadır. Sivil toplum örgütlerimiz ve bu arada aralarında bugünkü hükümetin büyük ortağı olan Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler’in de bulunduğu pek çok siyasi partimizin, “TC kaynaklı ihalelerin tümünün ihalelerinin Kuzey Kıbrıs’ta açılmasının sağlanmasını” bir hedef olarak benimsedikleri bilinmektedir.

Bu amaç doğrultusunda çalışırken, Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait eski eser nitelikli taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını ve bu ihalelere sadece Türkiye firmalarının veya Türkiye firmaları ile ortaklık kuracak şirketlerin katılmasını öngören bir protokolün imzalanması, tarafımızda hayret ve üzüntü ile karşılanmıştır. Kuzey Kıbrıs’ta pek çok ve önemli restorasyona başarı ile imza atmış pek çok firmamız varken bu yola gidilmiş olmasını, “kaynağı Türkiye sağlıyor” gerekçesi ile açıklamak mümkün değildir. Bugünkü durumda, KKTC tarafından açılan neredeyse bütün ihalelerin kaynağının Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılandığı biliniyorken böyle bir gerekçenin arkasına saklanılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Söz konusu protokolün yetersiz çalışmalar sonucunda imzalandığını düşünerek, Başbakan Sayın Özkan Yorgancıoğlu’nu altında kendi imzası olan bu protokolü düzeltmek ve dış yardımların daha etkin hale getirilmesine yönelik OECD ilkeleri çerçevesinde gerekli çalışmaları yapmaya çağırıyoruz.

23 Ocak, 2015

Ekonomik Örgütler Platformu; Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’ndan oluşmaktadır.

AÇIKGÖZLÜĞE GEREK YOK

Elektrik tarifelerini yeniden düzenlemesi ile ilgili Basın Bildirisi

Elektrik tarifelerini yeniden düzenlemesi ile ilgili tartışmaların uzaması, iş dünyası tarafından hayret ve endişe ile izlenmektedir. Konu zam olunca “elini çabuk tutanlar”; ham petrol fiyatları aylarca önce düşüşe geçtiği halde bu düşüşü elektrik ve akaryakıt fiyatlarına yansıtmakta geç kalmayı bir kazanç sayıyorlar.

Kıbrıs Türk ekonomisi, ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve bunlardan biri de yüksek enerji fiyatlarıdır. Ekonomimizin, ham petrol fiyatlarında yaşanan düşüşten yararlanarak nefes almasına ihtiyacımız varken, tarifelerin yeniden düzenlenmesi tartışmalarının uzaması ve zaman kaybedilmesi kabul edilemezdir.

12 Haziran 2014’te varili 115 USD olan ham petrol fiyatı 19 Aralık 2014’te 57 USD’a kadar inmişse, bundan yararlanmak Kıbrıs Türk ekonomisinin, insanlarının ve hane halkının hakkıdır. Bu süreçte, Sayın Başbakan’ın ham petrol fiyatlarındaki düşüşü elektrik fiyatlarına daha etkili bir şekilde yansıtma gayretini elbette anlamlı buluyor ve destekliyoruz. Ne var ki, yeni tariflerin belirlenmesine kadar geçecek sürede elektrik bedellerini eski tarife üzerinden tahsil etme açıkgözlüğünü ve , KIBTEK’in mali durumu düzeltmek için yakıt maliyeti avantajını tüketicilerin sırtına yükleme gayretini kabul edemeyeceğimizi   tüm ilgililer ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

KTTO Charlie Hebdo mizah dergisine yapılan saldırıyı kınadı

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, üyeleri ve Yönetim Kurulu adına, Mizah dergisi Charlie Hebdo’nun Paris’teki ofisine dün düzenlenen insanlık dışı terörist saldırısını kınadığına yönelik mektubu Fransız Büyükelçisi Florent’e gönderdi.

Toros göndermiş olduğu mektupta, sözkonusu saldırıdan duyduğu derin üzüntüyü dile getirirken, yaşanan olayı barbarca ve haksız bulmanın yanısıra özgürlük ve demokratik değerlere de yapılmış bir saldırı olarak nitelendirdi ve yapılan bu saldırının hepimize yapılmış olduğunu vurguladı.

Fransa halkına karşı yapılmış olan saldırıların karşısında olduğumuzu belirten Toros, teröre karşı mücadelede Fransız halkı ile dayanışma içerisinde olduklarını ve liberal toplumlarda bu tür şiddet ve terör saldırıları karşısında demoktarik değerlerimizin ve konuşma özgürlüğümüzün kısıtlanamayacağını da belirtti.

Fransız Büyükelçisi Florent’e gönderilen mektup için tıklayınız

TOROS: LTB’DE YAPISAL ÖNLEMLER ŞART

Fikri Toros başkanlığındaki Kıbrıs Türk Ticaret Odası heyeti, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’yı ziyaret ederek Lefkoşa’daki iş yaşamını ilgilendiren çeşitli konularda Odanın görüşlerini özetleyen bir mektup aktardı ve karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin içinde bulunduğu sorunlar nedeniyle Sayın Harmancı’nın zor bir görev yürüttüğünün bilinci içerisinde olduklarını vurgulayan Toros, bu sorunlardan en çok etkilenen iş yaşamını temsilen Odanın görüşlerini aktarmak istediklerini belirtti. Toros, mevcut sıkıntılar nedeniyle iş insanlarının ödediği vergi ve ücretler karşılığı olan hizmeti etkin bir şekilde alamadığını, buna karşılık Belediye’nin bazı hizmetlerine yapılan zamların iş yaşamı üzerindeki yükleri de arttırdığını söyledi.

Toros, Belediye’nin yapısal sorunlarının çözümünün zam yapmak olmadığını, kurumun öncelikle gelir-gider dengesini sağlaması gerektiğini; zam yapılacaksa bile bunun yapısal çözüm önerileriyle eş zamanlı olarak uygulamaya sokulması gerektiğini vurguladı. Belediyenin bir yandan borçlarla boğuştuğunu ama diğer yandan mevcut yapılanmanın sürdürülebilir olmadığının altını çizen Toros, hal böyleyken yapılması öngörülen yeni zamların sadece yeni bir yük olarak iş insanınıa yansıyacağını ama Belediye’nin sorunlarına bir çözüm getirmeyeceğini anlattı. Toros yasal engeller nedeniyle verimli ve ihtiyaca uygun bir personel yapılanmasına gidilemiyorsa, en azından Belediye’nin yeni gelir getirici faaliyetleri uygulamaya koymasını ve elindeki personeli bu şekilde değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Ziyaret için Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na teşekkür eden Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, kurumun içinde bulunduğu durum hakkında Oda yetkililerine ayrıntılı bir değerlendirmede bulundu. Sorunların çözümü için tüm kurumlarla işbirliğine ve katkılarına açık olduklarını söyleyen Harmancı dünyadaki başka belediyelerden de örnekler vererek, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin de sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilmesi ve hizmet kalitesini artırmak için çalıştıklarını vurguladı.

Lefkoşa Ekonomi Forumu Açıklaması

JOINT STATEMENT
BY
THE NICOSIA ECONOMIC FORUM
14/09/2014
___________________________________________

1. The Nicosia Economic Forum (“the Forum”) was founded on June 2, 2014 in Nicosia. Its founding members, the Cyprus Chamber of Commerce and Industry (CCCI), the Turkish Cypriot Chamber of Commerce (KTTO), the Union of Chambers and Commodity Exchanges of Turkey (TOBB) and the Union of Hellenic Chambers of Commerce and Industry (UHCCI), met today for the second time in Istanbul.Lefkoşa Ekonomi Forumu (Forum) 2 Haziran 2014’te Lefkoşa’da kurulmuştur. Kurucu üyeleri olan Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Yunanistan Ticaret ve Sanayi Odalar Birliği bugün ikinci toplantılarını İstanbul’da gerçekleştirmiştir.

2. The Forum has reiterated its determination to support the ongoing political process towards a just and lasting solution that the leaders of the two Cypriot communities courageously re-started.

Forum, iki Kıbrıs halkının liderlerinin cesurca tekrar başlattığı adada adil ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşma sürecini desteklediğini bir kere daha beyan etmiştir.

3. No matter how the political process unfolds, the Forum has decided to pursue its primary aim of enhancing trust and confidence building between the two communities on the island.

Siyasi süreç nasıl ilerlerse ilerlesin, Forumumuz adadaki iki halk arasındaki güven ortamını güçlendirme hedefine doğru yürümeye devam edecektir

4. In its second meeting, the Forum members put forth a proposed list of possible projects to transform the Buffer Zone between the two communities from a zone of division to one of unity.

İkinci toplantılarında, Forum üyeleri iki halk arasındaki tampon bölgeyi bir ayrıştırma bölgesi olmaktan çıkartıp, birlik bölgesi haline getirmek amacıyla bir öneri listesi hazırlamıştır.

5. The Forum’s next step will be to establish a list of priorities from the ideas on this list, and produce concrete and actionable projects such as,

Forumun bir sonraki adımı bu listedeki maddelerin önceliklerini belirlemek ve somut, üzerinde çalışılabilir projeler geliştirmektir. Bunlardan bazıları şöyledir;

a. Establishing an Arbitration Center to resolve disputes between the businesspeople of the two communities. A study group of experts from all parties will convene within 30 days from today, and present a unanimously agreed upon draft to the Forum. The Forum will also look into the possibility of involving credible third parties in this effort.

İki halkın iş adamları arasındaki anlaşmazlıkları çözecek bir tahkim merkezi kurmak. Tarafların tahkim uzmanları 30 gün içerisinde Atina’da toplanıp, üzerinde anlaştıkları bir metni Forum’a sunacaklardır. Forum aynı zamanda bu merkez için güvenilir bir üçüncü taraf bulma ihtimalini de araştıracaktır.

b. Setting up an Incubation Center that would host and enable the growth of promising entrepreneurs from both communities. A study group of experts from all parties to meet in 30 days Brussels to design a road map.

İki halkın genç girişimcilerini barındırıp büyümelerini sağlamak amacıyla bir Kuluçka Merkezi kurmak. Tarafların atadığı yetkililer 30 gün içerisinde Brüksel’de bir araya gelip bir yol haritası hazırlayacaklar ve Forum’a sunacaklardır.

c. Organizing a Start-Up Weekend to bring together young entrepreneurs from both communities. This event will be organized by a study group consisting of one representative from each member of the Forum, and a proposal will be submitted to the Forum in 30 days.

Bir Start-up Weekend etkinliği düzenleyerek iki halktan genç girişimcileri bir araya getirmek. Bu etkinlik için taraflardan birer sorumlu temsilci atanmıştır; 30 gün içerisinde Forum’a somut bir takvim sunulacaktır.

d. Promote the establishment of a Joint Natural Disaster Management Body on the island. Whenever disasters such as fires, flooding and the like are encountered, both communities suffer hugely as a result of a lack of cooperation. To protect the safety of the two communities the Forum has decided to pioneer the formation of such a management authority.

Adada bir Ortak Doğal Afet Yönetim Birimi kurulması için çalışılacaktır. İşbirliği eksikliği dolayısıyla adada yangın, sel vb. doğal afetler ortaya çıktığında iki taraf da ciddi kayıplar vermektedir. Ada halklarının güvenliğini sağlamak amacıyla, Forum bir Afet Yönetim Birimi’nin kuruluşuna öncülük edecektir.

e. Prepare a feasibility study on the possibility of entrepreneurs from both communities to make joint investments.

İki toplumdan yatırımcıların ortak yatırım imkanları konusunda fizibilite çalışması hazırlanacaktır.

6. The Forum will hold its next meeting in Athens, in December.

Forum bir sonraki toplantısını Aralık ayında Atina’da yapacaktır.

7. We, the Forum participants, believe that these steps to enhance co-operation between our communities are a mere beginning. The prosperity and well-being of the entire region rests upon a comprehensive solution to the Cyprus problem. We also believe that the geographical area that covers Cyprus, Greece and Turkey deserve a better, common and prosperous future within the European Union.

Forum üyeleri olarak biz halklarımız arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla atılan bu adımları sadece başlangıç olarak görüyoruz. Bölgemizin istikrarı ve refahı Kıbrıs sorununun kapsamlı bir sonuca ulaşmasına bağlıdır. Aynı zamanda Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın Avrupa Birliği bünyesinde daha parlak bir geleceğe sahip olmayı hakettiğine inanıyoruz.

KTTO’nun Hükümet İcraatları Hakkındaki Basın Toplantısı

Sayın Üyemiz,

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın bir yıllık hükümet icraatlarını değerlendireceği Basın Toplantısı 4 Eylül 2014 Perşembe günü saat 11:00’de KTTO Konferans Salonu’nda yapılacaktır. Bilgilerinize getirir, katılımınızı rica ederiz.

Saygılarımla,

Aysun Önet İleri
Genel Sekreter