Odamızın Proje Eğitim ve Araştırma Merkezi tarafından 20 Haziran 2015 Cumartesi günü düzenlenecek olan Toplantı ve Zaman Yönetimi Eğitimi duyurusu içintıklayınız. Yapılacak olan eğitime ilişkin daha detaylı bilgi içintıklayınız.
Saygılarımla,
Seran Tahiroğlu
Proje, Eğitim ve Araştırma Merkezi Sorumlusu
Fikri Toros: Kıbrıslı Türklerin AB’ye uyum süreci bir an önce başlamalı
Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Güney’den Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları Kuzey Avrupa’daki temasları çerçevesinde İsveç’in ardından bu kez de Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de üst düzey görüşmelerde bulundu. Başkanlar Fikri Toros ve Phidias Pilidis, Finlandiya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, parlamenterler ve Kriz Yönetimi İnsiyatifi yöneticileriyle görüştüler.
Kriz Yönetimi İnsiyatifi Ziyareti
İki Oda başkanı Helsinki’deki temaslarına Finlandiya’nın eski Cumhurbaşkanı, Nobel Barış Ödülü sahibi Martti Ahtisaari’nin kurduğu Kriz Yönetimi İnisiyatifi’ni ziyaret etti. Ziyarette, iki Odanın işbirliğinin güven yaratmada ve Kıbrıs’ta anlaşmazlığı çözmede yaratacağı momentum açısından önemi üzerinde duruldu.
Görüşmede Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, Kıbrıs’ta barış sürecinin sonuç odaklı ilerleyebilmesi için “özveri, empati, affedici olma ve yakalanan sinerjinin kullanılması” olarak nitelendirdiği 4 ana prensibin hakim olması gerektiğini vurguladı. Her iki tarafın geçmişin tekerrrür etmeyeceği bir güvenlik ihtiyacı olduğuna işaret eden Toros, buna tatmin edici bir şekilde değinilmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür inisiyatiflerin sorun yaşanan diğer ülkelerdeki çalışmalarından isifade edilmesinin önemine de dikkat çeken Toros, adadaki örgütlerin Kriz Yönetimi İnisiyatifi ile bir araya gelmesi için adımlar attı.
Önceki Dışişleri Bakanı Tuomioja: Girişimleri destekliyoruz
Toros ve Pilidis Helsinki temasları çerçevesinde Finlandiya’nın eski Dışişleri Bakanı, parlamenter Dr. Erkki Tuomioja ile Parlamento binasında bir araya geldi.
Erkki Tuomiova, başkanları kabulünde iki odanın işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kıbrıs’ta başlayan yeni sürece işaret eden Tuomiova, müzakerelerin bir kez daha çözüm yönünde umutları artırdığını söyledi. Tuomiova, Bm Genel Sekretri’nin Kıbrıs Özel Anışmanı Eide’nin, bu süreçte iki odanın işbirliği adına ortaya koydukları işbirliğini takdire şayan olarak nitelendirdiğini de kaydetti.
Sivil toplum içinde iş dünyasını çözüm yönünde oynadığı rolü takdirle kaşıladığını ve ekonomik işbirliğinin etkili bir enstrüman olduğunu belirten Tuomiova, adadaki ticaret hacmini ve bunun nasıl artırılabileceğini sordu. Finlandiya’daki seçim sonrasında muhalefete düştüğünü de anlatan Tuomiova, buna rağmen hükğmetin Kıbrıs politikasına her zaman destek vermeye devam edeceğini vurguladı.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ise, ithal malların da Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında geçebilmesi için atılması gereken adımları anlattı. AB Komisyonunu’nun Kıbrıs Türk toplmunu ivedi olarak muktesebata hazırlaması gerektiğini, uyum sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirten Toros, ancak bu şekilde iki toplum arasındaki farkın azalacağını söyledi. Toros, Kıbrıs’In kuzeyinde muktesebatın uygulanabilmesi içibir an önce standardizasyon uygulamalarının sağlanması gerekiğini vurgulayarak, bu yönde yakında adayı ziyaret edecek olan SB komisyonu başkanı Junker’ı adım atmaya, Finlandiya ve diğer AB üyesi ülkeleri de buna destek olmaya davet etti. Toros ayrıca Finlandiya ve İsveç’in Kıbrıs büyükelçilerinin iş ve dünyası ve dini liderleri bir araya getirerek çözüme koydukları katkıdan dolayı teşekkür etti.
Dışişleri Müsteşarı Stenlund:Asıl olan çözümdür, işbirliğiniz çok önemli
Toros ve Philidis Finlandiya’nın başkenti Helsinki’deki son görüşmesini Finlandiya Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Peter Stenlund ile gerçekleştirdi. Stenlund heyeti kabulünde, Finlandiya’nın Kıbrıs’ta çözüme büyük önem verdiğini söyledi ve bu bağlamda iş dünyasının ortaya koyduğu inisiyatifin önemine dikkat çekti. “Asıl olan çözümdür. Bu nedenle işbirliğinizin çözüme koyacağı katkıdan eminim” diyen Stenlund, Kıbrıs’ta gelinen aşama ile ilgili iki oda başkanından bilgiler aldı.
Fikri Toros, Kıbrıs’ta bir çözümün etkisini büyük olacağını, bu yolda ilelerken çözümün sürdürülebilir ve kalıcı kılınması için ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilein artırılması gerektiğini vurguladı.
Kıbrıslı Türklerin ticaretinin önündeki en büyük engellerden biri olan standardizasyon eksikliğinin giderilmesi için Avrupa Komisyonu’na büyük görev düştüğünü belirten Toros, Kıbrıslı Türklerin AB uyum sürecinin bir an önce başlaması gerektiğini vurguladı. Toros, bu yönde Finlandiya’dan destek talep etti.
Phidas Pilidis de, Kıbrıs’ta olumlu bir atmosferin yaşandığına işaret etti. Bir tarafta Kıbrıslı Türkler tarafından seçilen ve Rum halkı tarafından da benimsenen Mustafa Akıncı’nın, diğer tafacta ise 2004’te Annan planına evet diyen çözüm yanlısı Nikos Anastasiadis’in bulunduğunu belirten Pilides, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.
İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanlıkları’nın davetiyle Stockholm ve Helsinki’ye giden Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve Güney’den Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides çeşitli temaslarda bulunuyor.
TOROS: SİVİL TOPLUM UZLAŞMA SÜREÇLERİNDE VAZGEÇİLMEZDİR
İki Oda Başkanı İsveç Dışişleri Bakanılığı ile Stockholm School of Economics tarafından düzenlenen “İş Dünyası Açısından Kıbrıs’ta Barış” konulu seminerde hem iki Oda arasındaki ilişkileri anlattılar hem de Kıbrıs sorununun çözümünün yaratacağı ekonomik kazanımlara dikkat çektiler.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros konuşmasında ekonomik aktörlerin, birleşik bir federal Kıbrıs’In oluşturulmasına yapacağı katkıları ve iki Odanın güven yaratıcı önlemler başlığı altında iki toplumu yakınlaştıracak işbirliği projelerini anlattı. Toros, “Odalarımızın müzakere sürecinde etkin olacağından eminim. Ortaya çıkacak olan sonuç sivil toplmun katılımını da içerecek. Ayrıca farklı seviyelerde diyalog da mutlak bir zorunluluk olacaktır. Bu sadece müzakere sürecini teşvik etmeyecek. Aynı zamanda liderlerin bulacağı çözümün sürdürülebilir olmasını sağlayacak. Sivil toplumun vazgeçilmez bir parçası olan iki oda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir” dedi.
Fikri Toros, Güney Afrika ve Kuzey İrlanda gibi dünyadaki anlaşmazlıkların barış sürecinde ekonominin ve ekonomik işbirliklerinin sağladığı katkılara, aynı şekilde Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin kendi aralarında ekonomik bağımlılık yaratarak AB’yi kurduklarını anımsatarak, “Vizyonumuzun dayanağını oluşturan bu örnekler bize uzlaşma yolunda ekonominin önemini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
İki Odanın işbirliği hakkında detaylı bilgiler sunan Toros konuşmasının sonunda ekonomi ve ekonomik işbirliğinin barış inşa sürecinde önemli bir rol oynadığını, iki odanın da işbirliğini sürdürmek ve çözüm sürecindeki rolünü artırma kararlılığında olduğunu vurguladı. Yeni başlayan müzakere sürecinin Kıbrıs sorununu çözmek için eşsiz bir fırsat sunduğuna işaret eden Toros, sorununun çözümünün doğu akdenizi refah, güvenli ve istikrarlı bir bölge haline getireceğini söyledi.
PILIDIS: ÇÖZÜMÜN EKONOMİK KAZANIMLARI BÜYÜK OLACAK
Güney’deki Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilidis seminerde yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta mevcut durumun devamının en büyük kaybedeninin Kıbrıslılar olduğuna işaret ederek, iki Odanın bunun sürdürülemez olduğuna inandığını kaydetti.
Yapılan araştırmalarda, Kıbrıs’ta kapsamlı çözümün sağlayacağı ekonomik kazanımın muhteşem olacağını gösterdiğini belirten Pilides, adil, fonksiyonel ve yaşayabilir çözümün ülkede yatırım iklimini sağlayacağını, yabancı büyük yatırımcıları çekeceğini, Türkiye pazarı da olmak üzere dünyadaki birçok pazara erişimin sağlanacağını, can çekişen ya da tecrübe eksiği olan ekonomik sektörleri canlandıracağını, yeni iş sahaları yaratarak işsizliği, genç işsizliği ve göçü azaltacağını söyledi.
Pilides, çözümle birlikte, bölgenin en büyük pazarı olan Türkiye ile Güney Kıbrıs arasındaki ilişkilerin normalleşeceğini bunu da tarafların savunma bütçelerini azaltacağını kaydetti. Pilides, “çözüm uluslarası iş merkezi olarak Kıbrıs’ın önemini artıracak. Ayrıca Maraş’ın yeniden inşaası ile birlikte ortaya çıkacak kazanımlar olacak. Türkiye’den gelecek olan suyla tarım gelişecek. Mülkiyet sorununun çözümü ile birlikte inşaat ve emlak sektörü gelişecek. İki tarafın da yüz yüze kaldığı bütçe açığı ve borç sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacak” dedi.
Çözümün Kıbrıs’ın büyüme rakamlarına, milli gelire ve kişi başına düşen milli gelire yapacağı etkileri de örnekler vererek ortaya koyan Pilides, kapsamlı bir çözümün sadece Kıbrıslılara refah sağlamayacağını, bölgeye de istikrar getireceğini söyledi. Pilides, Kıbrıs’ta adil, fonksiyonel ve yaşayabilir bir çözüm için ortaya çıkan yeni fırsatın kaçırılmaması gerektiğini vurguladı ve müzakerelerin başarıyla sonuçlanıp ortak hedefler doğrultusunda ülkenin birleşmesini istediklerini söyledi. İki odanın devam eden sürece aktif katkıda bulunma taahhüdünde bulunduğunu ve liderlerin çabalarını desteklemeye devam edeceğini belirten Pilides, “mevcut statüko kabul edilemez ve bunun uzaması olumsuzlukları da beraberinde getirir. Biz bu fırsatın kaçırılmaması için elimzden gelenin en iyisini yapmaya söz veriyoruz. Bunu çocuklarımıza, gelecek nesillere ve tüm Kıbrıslılara borçluyuz” dedi.
İSVEÇ GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON BAKANLIĞI ZİYARETİ
Toros ve Pilides temasları çerçevesinde İsveç Girişimcilik ve İnovasyon Bakanlığı Müsteşarı Oscar Stenström ile bir araya geldi, barış sürecinde ekonominin rolü, barış sürecinin sonuca varmasının gerekliliği ve İsveç’in bu konuda neler yapabileceği ele alındı. Toros ve Pilides Stockholm’daki temasları çerçevesinde önemli start-up merkezlerinden biri olan SUP46’yı da ziyaret etti
İki Oda Başkanı bugün de Finlandiya’da temaslarda bulunuyor.
1977’den beridir yürürlükte olan ve vergi sisteminin esasını oluşturan Vergi Usul Yasası’nın geç de olsa elden geçirilip günün gereklerine uygun olarak değiştirilmesini memnuniyetle karşılamaktayız.
Odamızın üzerinde önemle durduğu kayıt dışı ekonomi ile mücadelede hükümetlere düşen önemli görevlerden biri de vergi adaletsizliklerini ve kaçaklarını kaldırmaktır. Vergi Usul Yasası’ndaki değişiklikler, bu yaklaşıma pozitif katkılar yapabilecek bir içeriğe sahiptir.
Şeffaflık ilkesine bağlı kalınarak vergi gizliliğinin yeniden düzenlenmesi ve bu sayede bankaların da vergi tahsilatı konusunda yetkilendirilebilecek olması gerek yurttaşlarımızın gerekse profesyonel olarak ilgili alanda hizmet yürütenlerin günlük yaşamlarına ve iş yaşamına olumlu etkiler yapabilecek bir gelişmenin habercisidir.
Odamız açısından yasal değişikliklerin tek başına yeterli olmayacağını, hükümetin uygulamalara ilişkin de yüksek bir performans sergileyebilmesi halinde sonuç alıcı bir değişimden söz edilebileceğini özellikle vurgulamak isteriz. Mevzuat düzenlemelerinin yanı sıra uygulamada da ciddi değişikliklere ve zihniyet dönüşümüne ihtiyaç olduğunun bilincinde olarak gerekli tüzüklerin yasada öngörüldüğü şekliyle hızlı bir şekilde hazırlanması ve uygulamaya sokulması gerekecektir.
Benzer yaklaşımla zorunlu defter, kayıt ve belgelerin elektronik ortamda saklanabilmesinin, beyan verilebilmesinin ve tebligat yapılabilmesinin güncellenmiş vergi mevzuatında yer bulmasını olumlu bir gelişme olarak algılamakla birlikte bu konuda gerekli alt yapı çalışmalarının hükümet tarafından hızlı bir şekilde neticelendirilememesi durumunda tüm bu konularla ilgili kamuoyuna verilen pozitif mesajların anlamını yitireceğini ve iş dünyasının gelişen teknolojiyi bu alanda gelişmiş ülkelerdeki gibi etkin şekilde kullanamayabileceğini göz ardı etmemek gerekir. Bugüne kadar gelişigüzel resen vergilendirme nedeniyle yaşanan ciddi sıkıntılar kamuoyunun bilgisindedir. Resen vergilendirmenin bundan böyle belgeye dayalı olmasını desteklemekteyiz. Bu düzenlemelerin hayata geçebilmesi için e-devlet projesinin daha ciddi şekilde ele alınması artık kaçınılmaz olmuştur. Tüm ekonomik faaliyetlerin kolaylıkla takip edilmesini sağlayacak altyapı olmaksızın söz konusu belgelendirmenin hiç de kolay olmayacağını düşünüyor ve bürokrasiyi artırarak iş yapabilirliği olumsuz olarak etkileyeceğinden endişe duymaktayız.
12 yıl olan zaman aşımı süresinin 7 yıla düşürülmesi, enflasyon düzeltmesi, siyasi partilere defter tutma zorunluluğu getirilmesi ve benzeri değişikliklerin de iş dünyasına olumlu yansımaları olacağını düşünmekteyiz.
Yasa kapsamında yükümlülerin mahkemeye başvurmadan önce gidebilecekleri bir itiraz komisyonu oluşturulması olumlu olmakla birlikte Odamız, Üst İtiraz Komisyonu’nun daha bağımsız bir yapıya kavuşturulmasına yönelik olarak oluşumu, görev süresi ve görevden alınmalarına ilişkin öneriler sunmuş ancak bu öneriler gerektiği şekilde değerlendirilmemiştir. Komisyon’un gerçek anlamda bağımsız çalışabilmesi bizim açımızdan çok önemlidir. Barolar Birliği’nin ve Muhasebe Meslek Örgütü’nün önereceği iki üyeden birinin oy doğrultusunun karar yönünde olmasının şart koşulmasını önemli ve olumlu bir değişiklik olarak değerlendirmekteyiz. Buna karşın komisyonun oluşumuna ilişkin önerimizin dikkate alınmamasını ciddi bir eksiklik olarak değerlendirmekteyiz.
Yasa ile gündeme gelen yüksek gecikme faizi uygulaması ve asgari ücretle ilişkilendirilen usulsüzlük cezaları vergi kaçırmayı önlemek bakımından ciddi bir caydırıcılık olarak değerlendirilebilir. Buna karşın, bu cezalarının adaletli bir şekilde ve iyi niyetle uygulanmaması olasılığı iş dünyasını ciddi şekilde endişelendirmektedir. Yasa kapsamında belirlenen gecikme zammı uygulaması, gerçek ve tüzel kişilerin kamudan olan alacaklarını da ayni oran ve kriterler temelinde kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca, tahakkuk etmeyen vergi farkına gecikme faizi uygulaması da kabul edilebilir değildir ve istismara açıktır.
Bu düşüncelerle KTTO olarak bu yasa değişikliğin ortaya çıkmasına katkı koyanları kutlarken, söz konusu değişikliklerin olumlu sonuçlara yol açabilmesi için yoğun çalışmalar yürütmesi gerektiğini yeniden hatırlatır, Vergi Usul Yasası’ndaki köklü değişikliklerin olumlu sonuçlar doğurmasını dileriz.
Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanlığı yetkilileri tarafından 21 Mayıs Perşembe günü saat 18:00 de KTTO Konferans Salonu’nda 42/2014 Sayılı Ürün Güvenliği Yasası hakkında bir sunum yapılacaktır. Etkinlik programı için lütfen tıklayınız.
Söz konusu toplantıyı bilginize getirir katılım teyidinizi en geç 20 Mayıs Çarşamba saat 17:00’a kadar rsvp@ktto.net email adresine vermenizi rica ederiz.
Not: 1 Haziran 2015 tarihinden başlayarak yürürlüğe girecek olan Ürün Güvenliği Yasası için tıklayınız.