Üretilecek ve İthal edilecek Et ve Kanatlı Et Ürünleriyle Hazırlanmış Et ve Kanatlı Et Karışımları Grubundaki Ürünlere Uygulanacak Kurallar için tıklayınız.
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Gerçekleşme ve Tahmini Raporu 2012-2016
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Gerçekleşme ve Tahmini Raporu için tıklayınız.
Cittaslow yetkilileri Yeniboğaziçi Belediyesi ile birlikte KTTO’yu ziyaret etti
3131Uluslararası Yavaş/Sakin Şehirler Örgütü (International Cittaslow Association) Başkanı, İtalyan tıp doktoru ve belediye başkanı Gian Luca Marconi, ve aralarında İtalyan bir iş adamı olan beraberindeki heyet, Yeniboğaziçi Belediyesi ile birlikte KTTO’yu ziyaret ederek, Cittaslow hakkında bilgiler verdi ve İtalya ile çift yönlü olası ekonomik işbirlikleri tartışıldı.
Kıbrıs’ın Cittaslow unvanı taşıyan ilk ve tek yerleşim birimi Yeniboğaziçi Belediyesi’nin davetlisi olarak üç gün boyunca KKTC’de temaslar yapan Gian Luca Marconi, KTTO Başkanı Fikri Toros ile görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Yeniboğaziçi Belediye’sine projelerin gerçekleştirilmesi için gösterilen işbirliğinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Cittaslow birliği üyesi vatandaşların çevresel, ekonomik, sosyal ve kültürel her türlü sorunlarıyla ilgilendiklerini belirten Marconi, organik tarımın teşviklendirilmesi, bisiklet yollarının yapılması gibi çeşitli projeler bazında çalışmaların önemini vurguladı. Ardından söz alan Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Cemal Diren ise böylesi bir uluslararası örgütün üyesi olmaktan duydukları gururu vurgulayarak, iki sene önce başlayan bu serüvende çok ciddi yollar katettiklerini fakat yapılacak daha çok işin olduğunu söyledi. Diren, “bizim bu üyeliğe sahip çıkmamız lazım, Belediye olanaklarıyla birçok şey yaptık, fakat proje bazında desteğe ihtiyacımız var” dedi. Diren ayrıca Kuzey Kıbrıs’ta Cittaslow başkenti olarak, diğer bölgelere de üyelik konusunda yardımcı olmaya hazır olduklarını belirterek, Cittaslow’un halktan başlayan bir hareket olduğunu ve bu konuda halkın bilgilendirilmesi gerektiğini anlattı.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Oda Başkanı Fikri Toros, bu akımı çok beğendiğini ve desteklediğini söyledi. Yerleşim birimlerindeki hayat kalitesinin arttırılması ve bu inisiyatiflerin Kuzey Kıbrıs’ta uygulanmasının kendisini mutlu ettiğini bildirdi. Ticaret Odası olarak projelere destek vermekten mutluluk duyacağını söyleyen Toros, bu akımın diğer kentlerde de uygulanması konusunda da destek vermeye hazır olduklarını belirtti. Ticaret Odası bünyesinde, gerek danışmanlık hizmeti, gerekse doğru kontaklara ulaşılması konularında kendilerine yardımcı olabileceklerini belirten Toros, bu akımın sadece çevre ve sağlık konularında değil aynı zamanda niş nitelikli ürünlerin üretimi, turizm ve kırsal kalkınma konularında da ülke için çok faydalı olacağına inandığını belirtti.
Öte yandan, bu olumlu yaklaşımdan dolayı mutluluk duyduğunu söyleyen Marconi, kendisinin yaşadığı Kuzey İtalya’nın Emilia-Romagna bölgesindeki Ticaret Odası ile iyi ilişkileri olduğunu ve her iki ticaret odası arasında bir işbirliğine katkı koymaktan memnun olacağını anlattı. Kuzey Kıbrıs’ta İtalya’dan ithalat yapan birçok şirket olduğunu ve ticari ilişkilerin yüksek düzeyde olduğunu anlatan Oda Başkanı Toros, “ancak işbirliğinin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için karşılıklı olması gerekir” dedi. Bu öneriyi memnuniyetle karşıladığını söyleyen Fikri Toros, Emilia-Romagna bölgesindeki Ticaret Odası ile biraraya gelerek işbirliği yamaktan mutluluk duyacaklarını belirtti. Kuzey Kıbrıs’ın önemli bir dönemden geçtiğini anlatan Toros, Kıbrıs’ın Federal yeni Kıbrıs’a doğru BM öncülüğünde ilerlediğini belirterek, KTTO’nun uluslararası tanınmış bir örgüt olmasından dolayı, gerek İtalyan gerekse Avrupa’daki diğer Ticaret Odaları ile kurulacak olan ilişkilerin önemini vurguladı. Yabancı yatırımcıya ihtiyaç olduğunu anlatan Toros, Oda olarak devlet ve iş insanları arasında bir köprü görevi görmeye hazır olduklarını açıklayarak, gerek ekonomik ve ticari ilişkiler, gerekse Cittaslow uygulamaları konusunda, işbirliği ve desteğe hazır olduklarının altını çizdi.
KTTO Basın Bildirisi
26 Mart 2014’te Limasol’da İkinci Cumhurbaşkanımız Sayın Mehmet Ali Talat’ın konuşmacı olduğu panel sırasında, ırkçı ELAM örgütünün yapmış olduğu baskını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Bu saldırının Kıbrıs Rum halkının görüşlerini temsil etmediğine inandığımız marjinal bir örgüt tarafından yapılmış olması, durumun vehametini değiştirmemektedir. Dünya ve Kıbrıs tarihi, toplumlara ağır bedeller ödeten bu tür marjinal örgütlerin varlıklarına senelerce şahit olmuştur.
Hepimizi tedirgin eden bu gelişmenin en olumlu yanı her iki toplumda saldırıya karşı verilen sağduyulu tepkiler olmuştur. Bu çerçevede Kıbrıslı Rum lider Sayın Nicos Anastasiades’in olay anında telefonla Sayın Mehmet Ali Talat’a ulaşıp, “Bu saldırıyı kendime yapılmış sayıyor ve sizden özür diliyorum” demesi ve sorumlular hakkında gereğini yapmaya başlaması, doğru yönde atılmış adımlardır.
Kıbrıs sorununun çözümü yolunda çok önemli bir döneme girdiğimiz bu günlerde, süreci baltalamak isteyen kesimler olacaktır. Önemli olan, farklı kesimlerden yükselen seslere kulak vererek toplumları doğru şekilde ve zamanında bilgilendirmektir.Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın bir süredir yapmaya çalıştığı gibi, her iki toplumun da yararına olacak adil ve sürdürülebilir bir çözümün yolu, tüm muhataplarla karşılıklı ve şeffaf bir diyalog oluşturmaktan geçmektedir.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak dileğimiz, gerek toplumlar arası gerekse toplumların kendi içlerinde oluşturulacak iletişim ve işbirliği kanallarının sağlıklı bir diyalog ortamı yaratmasıdır. Oda olarak saldırıyı kınarken, böylesi provokasyonların tüm tarafların yararına olacak bir çözüm için bizleri çalışmaktan vazgeçirmeyeceğinin altını çizmek isteriz.
Saldırıya maruz kalan İkinci Cumhurbaşkanımız Sayın Mehmet Ali Talat ve beraberindekilere geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Pieter Van Nuffel ve BM Teknik Komitesinden Jennifer Wright Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nı ziyaret etti.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Pieter Van Nuffel ve BM Teknik Komitesinden Jennifer Wright, 25 Mart 2014’de KTTO’ya bir ziyaret gerçekleştirerek Oda Başkanı Fikri Toros ve eski başkan Günay Çerkez ile görüştü. Oda Başkanı Fikri Toros, başkanlık döneminin bu ilk ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Van Nuffel ve Wright’ı selamladı. KTTO olarak, gerek AB müktesebatı ile uyum çalışmalarında, gerek Rum kesimi ile yakınlaşma konusunda, gerekse genel olarak çözüm sürecine katkıda bulunmak için hazır olduklarını belirtti. Ziyaretin kendileri için önem taşıdığını söyleyen Toros, iş birliği kapsamında, çözüm sürecinde çıkacak olan, potansiyel ve fırsatları değerlendireceklerini anlattı. Toros, Ticaret Odası olarak başarılı ve sürdürülebilir bir çözüme destek verdiklerini söyleyerek “her iki federal taraf arasındaki ekonomik göstergelerinin yakın olduğu bir yapının oluşmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bir tarafın diğerine bağımlı olduğu bir yapının devamlılığı olamaz” dedi. Mevcut durumun tutarlı ve sürdürülebilir olmadığını anlatan Toros, Kıbrıslı Türklerin inisiyatifi dışında, çözüm sürecinin başarısız olması durumunda, mevcut durumun sürdürülemeyeceğini ve Kuzey Kıbrıs ile ilişkilerin normalleştirilmesi gerekeceğini vurguladı.
Ardından, eski Oda Başkanı Günay Çerkez söz alarak, 11 Şubat’ta Ortak metnin imzalanmasının ardından, AB Komisyonu Başkanı ve AB Konsey Başkanı’nın yaptıkları, AB Komisyonu’nun Kıbrıslı Türklerin AB müktesebatının uygulayabilmesi için gerekli hazırlıkların hızlandırılacağı yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Ancak henüz bunun gerçekleşmediğini vurgulayan Çerkez, bu süreci hızlandırmalarını ve bunun önünde engel temsil eden bazı bürokratik işlemlerin kolaylaştırılmasını sağlamalarını istedi. Yeşil Hat Ticaret’ine de değinen Çerkez, bu alanda yaşanan zorluklardan bahsetti ve bunların düzeltilmesine yönelik önerilerde bulundu.
AB Komisyonu Başkanı Barroso’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Pieter Van Nuffel ise, Çerkez ve Toros’a teşekkür ederek, göreviyle ilgili bilgiler verdi. Bu süreçte, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin dayanışma içinde çalışmasının önemine değinen Van Nuffel, son zamanlarda adada olumlu bir atmosferin olduğunu söyledi. AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Fule’nin 7 Nisan’da Kıbrıs’a geleceğini hatırlatan Van Nuffel, AB tarafından çözüm sürecine taahhüdün varlığını vurguladı. AB’nin çözüm sürecini kolaylaştırabileceğini anlatan Van Nuffel, Ticaret Odası’nın da bu süreçte aktif bir rol oynadığını görmekten mutluluk duyduğunu belirtti ve uluslar arası tanınmışlığı olan bir kurum olarak Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile her zaman iletişim ve iş birliği içinde olmaktan memnun olacaklarını söyledi.
KTTO 51. Dönem Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri belirlendi
Geçtiğimiz Cumartesi yapılan 51. Olağan Genel Kurulu’nun ardından, 24 Mart 2014 akşamı yeni seçilen Oda Meclis üyeleri KTTO Konferans salonunda, 51. Dönemin ilk Meclis toplantısını gerçekleştirerek Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini seçtiler.
Meclis toplantısını yönetmek üzere Meclis üyesi Sn. Reha Arar görevlendirildi. Yeni Oda Meclisi üyelerini selamlayan Reha Arar, Oda Başkanlığına adaylık başvurularını aldı. Meclis üyelerinden yapılan öneride tek aday Fikri Toros’un gösterilmesi üzerine, seçime gerek kalmadan, oylamaya geçildi. Fikri Toros oy birliği ile KTTO 51. Dönem için 16. Oda Başkanı seçildi.
Fikri Toros, KTTO Başk
anı olarak seçildikten sonra Meclis üyelerine seslenerek teşekkür etti. Toros konuşmasında
ilk olarak iş birliğinin önemini vurguladı. Fikri Toros, uzun yıllardır Kuzey Kıbrıs’ta bir iş insanı ve bir vatandaş olarak yaşadığı aksaklıklara değinerek, bunların üstesinden gelmek için çok daha organize, etkili, dayanışmanın esas alındığı bir ortamda aktif olarak rol almak istediği için bu göreve aday olduğunu açıkladı. Toros ”Katılımcılık prensibi ile çalışacağız, Kıbrıs Türk Ticaret Odası benimle özdeşleşmeyecek, hep birlikte, aktif bir şekilde çalışacağız” dedi.
“Ticaret Odası’nın, Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası tanınmışlığı olan, en etkili ve en büyük temsiliyete sahip ekonomik örgütü olarak, başarılı işlere imza atması büyük önem taşımaktadır” diyen Fikri Toros, yeni dönemdeki hedeflerini Meclis üyeleri ile paylaştı. Ekonomik, sivil ve siyasi aktörler de dâhil tüm Kıbrıs Türk toplumunun bir evrim sürecinden geçtiğini anlatan Toros, bu süreçte toplumun her kesiminin çıkarlarının korunması için çalışacaklarını, ayrıca, dış ilişkilerde de lokomotif rol üstlenilmesinin en büyük hedefi olduğunu vurguladı. Bu yeni oluşacak sürece toplumun hazırlanması gerektiğinin altını çizen Toros, genel olarak adaptasyon ve standartlara uyum için çalışmaların yapılması gerektiğini anlattı. Toros, çözüm sürecinde kararlaştırılacak bir zamanda AB müktesebatının uygulanmaya başlayacağını, hazırlık ve adaptasyon için kısa bir zaman olacağını vurguladı. Kuzey Kıbrıs’ta yüksek potansiyele
sahip sektörlerin olduğunu anlatan Toros, Tarım ve Turizm sektörünün bunların arasında en önemli iki sektör olduğunu söyledi. Turizm sektörü henüz tam potansiyeline ulaşamadıysa da 10 yıl öncesine göre çok büyük atılımlar gösterdiğini söyledi. Diğer taraftan tarım sektöründeki sorunlara değinen Toros, Türkiye’den gelecek su ile birlikte tarım sektöründe çok iyi işler yapılabileceğini söyledi. Konuyla ilgili Toros, “Tarım sektörü öncelik olmalı, tarım sektöründe yer alan aktörlere, standartlara uyum ve sertifikasyon konularında danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için destek vereceğiz” dedi.
Devlet yöneticileriyle de yakın iletişim içinde olmak istediğini anlatan Toros, başta ekonomik konular olmak üzere Ticaret Odası’nın yönlendirici bir rolü olması gerektiğinin altını çizdi. Bunun yanında sosyal sorumluluk konusuna da değinen Toros, Kıbrıs Türk toplumunun en eski, en köklü, en geniş üye tabanına sahip sivil toplum örgütü olan Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın iş insanlarının önünü açmak için yapılan çalışmaların yanında, genel toplumun refahı için, eğitim, çevre, gibi konulara da eğilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Bu bir bayrak koşusudur, az sonra yeni Yönetim Kurulu seçilecek, sizlerden katkılarınızı bizden esirgememenizi rica ediyorum” diye sözlerini sürdüren Toros, Günay Çerkez başkanlığında görev yapan Yönetim Kuruluna da yaptıkları güzel işler için teşekkür etti.
Ardından, Başkan Vekilleri ve Yönetim Kurulu üyelerinin seçimine geçildi. Yapılan seçim sonuçlarına göre, KTTO 51. Dönem Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri şöyle:
1. Fikri Toros (Başkan)
2. Vargın Varer (Başkan Vekili)
3. Serhan Kombos (Başkan Vekili)
4. Selen Necat
5. Salih Çeliker
6. Serhan Kaner
7. Mustafa Erk
8. Mustafa Genç
9. Aziz Limasollu
Fikri Toros kimdir?
KKTC’deki en eski işletmelerinden Toros Şirketler Grubu Direktörlerinden biri olan Fikri Toros, 1962 yılında Lefkoşa’da dünyaya gelmiştir. Lise ve Yüksek öğrenimini İngiltere’de Salford Üniversitesi’nde İşletme üzerine yapan Toros, adaya döndükten sonra aile şirketinin kurumsallaşmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Genç İşadamları Derneği’nin ve Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı’nın kurucularından biri olan Fikri Toros; SOS Çocuk Köyü’nün Yönetim Kurulu da dâhil olmak üzere çok sayıda sosyal projede gönüllü olarak görev almıştır. Farklı dönemlerde Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Meclisi’nde de görevler üstlenen Toros, Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koymak için oluşturulan iki toplumlu çeşitli sivil inisiyatiflerde de yer almıştır. Kamuoyunda müziğe ve piyanoya olan ilgisiyle de tanınan Fikri Toros, sosyal amaçlı projelerde konserler vermektedir. Çok iyi derecede İngilizce bilen Fikri Toros, iki çocuk babasıdır.
Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Kurumsal Yönetim Eğitimi
Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Kurumsal Yönetim Eğitimi içeriği için tıklayınız.
KTTO tarafından bu yıl altıncısı düzenlenecek olan Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu’nda, rekabet edebilirlikte dünyanın kaçıncı sırasında olduğumuz açıklanacak
REKABET EDEBİLİRLİKTE KKTC DÜNYADA KAÇINCI SIRADA?
Bu yıl altıncısı hazırlanan 2013-2014 Raporu, 21 Şubat 2014 Cuma günü Lefkoşa’da Kıbrıs Türk Ticaret Odası Konferans Salonunda düzenlenecek “Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu”nda kamuoyu ile paylaşılacaktır. Dünya Ekonomik Forumu’ndan gerekli onayların alınmasıyla Kıbrıs Türk Ticaret Odası kendi uzmanlarını ve KKTC ekonomistlerini kullanarak, ayni formatta “Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu”nu 2009 yılından beri hazırlamaktadır. Doç. Dr. Mustafa Besim ve Yrd. Doç. Dr. Kamil Sertoğlu tarafından kaleme alınan rapor KKTC ekonomisinin dünya ekonomilerine göre ne kadar rekabet edebilir olduğunu açıklayacak.
Siyaset, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, akademi ve medya temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek etkinlik sabah saat 10.00’da başlayacaktır.
Geçen yıl 123. sıradaydık
Geçtiğimiz yıl 144 ülke içinde 123’üncü sırada yer alan KKTC’nin rekabet edebilirlik gücünün, bu yıl kaçıncı sırada olduğunun açıklanacağı Forumun ana teması “Özel Sektör Odaklı Büyüme için Yatırım Ortamının İyileştirilmesi” olacaktır.
Rekabet Edebilirlik raporu nedir?
Dünya Ekonomik Forumu’nun tüm ülkeler için hazırlamış olduğu Dünya Rekabet Edebilirlik Raporu, ülkelerin ekonomik göstergelerinin kıyaslamalı olarak değerlendirildiği; eğitimden, sağlığa, altyapıdan, teknolojiye farklı sektörlerinin bulunduğu konumu gösteren dünyaca kabul gören bir çalışmadır. Bu çalışma sayesinde uluslararası kuruluşlar, hükümetler ve ilgili tüm kişi ve kurumlar bir ülkenin diğer ülkelere kıyasla nerede bulunduğunu, dünyadaki diğer ülkelerden daha rekabet edebilir olabilmesi için hangi alanlarda gelişme kaydetmesi gerektiğini değerlendirebilmektedir.
Maliyet Muhasebesi Eğitimi
Maliyet Muhasebesi Eğitimi içeriği için tıklayınız.
EKONOMİK ÖRGÜTLER PLATFORMU
Hükümetin ekonomik sorunlara hemen müdahale etmesi bekleniyor
“Bu ülkenin ekonomisi susmakla yönetilemez.”
Ülkemizde uzun bir süreden beri yaşanan ekonomik durgunluğa, ne yazık ki yılbaşından beri döviz kurlarındaki sürekli artış da eklenmiş ve ekonomik yaşam tam bir krize sürüklenmiştir.
Büyük ölçüde küresel gelişmelerden ve Türkiye’deki siyasal çekişmelerden kaynaklanan döviz krizi, Kıbrıs Türk ekonomisinin kırılgan ve döviz bağımlı yapısı nedeniyle Türkiye’dekinden daha fazla olumsuzluğa neden olmakta; işletmelerimizi ve ailelerimizi derinden etkilemektedir. Bu durumda hükümetimizin olaylara müdahil olması, alınabilecek önlemleri başta Türkiye hükümeti olmak üzere sivil toplum örgütleri ile görüşmesi ve acil olarak bazı uygulamalara yönelmesi beklenirken; ne yazık ki hükümet, ekonomik sorunlar karşısında tam bir acizlik sergilemektedir.
Açıktır ki yaşanmakta olan bu krizin sorumlusu Kıbrıs Türk halkı değildir. Kıbrıs Türk halkının, siyasi çözümsüzlükten, küresel etkilerden ve Türk Lirası’nın değerini olumsuz şekilde etkileyen siyasal çekişmelerden kaynaklanan ekonomik krizden korunabilmesi için KKTC hükümeti ile Türkiye hükümetinin birlikte çalışması koşuldur. Türkiye, bu krize karşın ekonomik gücünü korumaktadır ve Kıbrıs Türk halkına yardım edebilecek başlıca güçtür. KKTC hükümetinin krize karşı bir eylem planı belirlemesi ve bu planı Türkiye ile görüşerek hayata geçirmesi yapılması gerekenlerin esasını oluşturmaktadır.
Kıbrıs Türk halkının bağrından çıkan örgütlerin oluşturduğu Ekonomik Örgütler Platformu, bu doğrultuda hemen harekete geçilmesini talep ederken , bu konuda üzerine düşeni yapmak kararlılığını yetkililerle ve kamuoyu ile paylaşmak istemektedir.
Durum vahimdir ve hükümetin BUGÜN hemen harekete geçmesi gerektirmektedir. Her geçen gün Kıbrıs Türk halkına çıkan fatura büyümekte ve daha fazla insan ve işletme iflasın eşiğine taşınmaktadır. Bu ülkenin ekonomisi susmakla yönetilemez. Kıbrıs Türk halkı, ekonomideki her dalgalanmanın faturasını, hak ettiğinden daha büyük bedellerle ödemek zorunda değildir. Busorumluluk, KKTC hükümetinin omuzlarındadır.
Ekonomik Örgütler Platformu; Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’ndan oluşmaktadır.