Privacy Policy

Hükümetin Ekonomik Sorunlara Yaklaşımı ile ilgili Basın Açıklaması

Başbakan Sayın Tufan Erhürman başkanlığındaki KKTC Hükümeti, 16 Temmuz Pazartesi günü bakanların da katılımı ile düzenlediği basın toplantısında ekonomik sorunlarla ilgili çeşitli açıklamalar yaptı. Elektrik fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zammın yarattığı tepkileri yatıştırmak amacıyla yapıldığı anlaşılan bu toplantıda, döviz kurlarındaki önlenemeyen artış ve bu artıştan kaynaklanan sorunlara karşı alınan önlemler üzerinde durulmuştur.

KKTC Hükümeti’nin Türk Lirası’nın değer kaybına karşı alabileceği önlemlerin sınırlı olduğunun farkındayız. Ne var ki, bu toplantıda açıklanan önlemlerin yetersizliği de ortadadır; alınabilecek önlemlerin bile alınmadığını izlemekten de büyük rahatsızlık duymaktayız. KTTO olarak hükümetimize ilettiğimiz önerilerimizin yeterince değerlendirilmediği de açıktır.

KKTC ekonomisinin, TL’nin büyük oranda değer kaybetmesi gibi şoklara karşı kırılgan olduğu ve hazırlıklı olmadığı açıktır.  Var olan ekonomik kırılganlığın azaltılması, dayanıklı ve güçlü bir ekonomik yapının sağlanmasından geçmektedir. KKTC ekonomisinin güçlendirilmesi için yapılması gerekenler ise yıllardır hükümetlerce ertelenen yapısal reformlardır. Kamu kesiminden, tarım kesimine, yerel yönetimlerden vergi sistemine kadar yapısal reformların yapılması, KKTC’nin yatırım dostu, iş yapılabilir bir ülke haline dönüştürülmesi gerekmektedir.

Basın toplantısında, yapısal reform hususunda tek bir kelime edilmemiştir. Reformların yapılacağı yönünde çalışmalar yapılacağını duymak ve bu alanda olumlu gelişmeleri görmek, geleceğe dair umutlarımızı canlı tutmamızı sağlayacaktır.

Bu arada, hükümet yetkililerimiz, elektrik fiyatlarındaki yüksek oranlı artışı, geçmiş hükümet döneminde gerekli artışların yapılmamış olmasına bağlamakta ve bu artışı haklı göstermeye çalışmaktadırlar. TL’nin değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki gelişmeler dikkate alındığı zaman, elektrik fiyatlarında düzenlemeler yapılması gerekeceği aşikardır.

Buna karşın, elektrik maliyetini düşürmek için alınabilecek önlemlerin alınmadığını ve hükümetin bu konuda herhangi bir çaba harcamadığını görmek de üzüntü vericidir. Kıb-Tek’in daha verimli çalışması ve Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi konusunda herhangi bir gelişme kaydedilmemesi, hükümetin önemli bir eksikliğidir.  Elektrik fiyatlarına böylesi yüksek oranlı bir zam yapılırken, hükümetin Türkiye’den kablo ile elektrik getirmek, kablonun tamamlayıcısı güneş enerjisinin önünü açmak ve elektrik maliyetlerini düşürmek için sonuç alıcı çalışmalar içinde olduğunu duymayı beklerdik.

Halk artan hayat pahalılığı ile boğuşurken, hükümetin KKTC’deki kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak ve bu arada KKTC’ye kaynak aktarılmasını hızlandıracak çalışmalar yapmakta olduğunu görmek zorlukları biraz daha çekilebilir hale getirecektir. Ne yazık ki, söz konusu basın toplantısında, hükümetin geleceğe dair ne gibi çalışmalar yapmakta olduğu konusunda yeterli bilgi verilmemiş, özellikle yapısal dönüşüm projelerine sahip çıkılıp çıkılmadığını, Türkiye ile imzalanmış bulunan protokolde yer alan “reform destek ödeneğini” kullanılması için neler yapılmakta olduğunu öğrenmek mümkün olmamıştır.  Hükümet gerek hükümet programını gerekse yapısal reform programını takvimlendirerek halka ile paylaşarak kamunun denetimine tabi tutmalıdır.

Hükümetin, “yapısal reformlar” diye isimlendirilen bu çalışmalara sahip çıkmaması, bizleri derinden üzmekte ve geleceğe dair inancımızı sarsmaktadır. Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak hükümeti, yapısal reformlar konusuna yoğunlaşmaya, elektrik sorununu çözmek için Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesine hız vermeye; kısaca ekonomik hayatımızın gerektirdiği kararları alarak gerekli çalışmaları süratli bir şekilde ilerletmeye çağırırız.

 

 

 

 

 

KTTO’dan Uzlaşı Arayışları

Ülkemizde yaşanmakta olan ekonomik sorunların sadece iş insanlarını değil, tüm toplumu etkilemekte olduğunun bilinci ile hareket eden Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), “toplumsal uzlaşı” arayışlarına başladı. KTTO Yönetim Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda sendikalarla görüşülmeye başlandı ve ilk olarak Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur – Sen) ziyaret edildi.

Önceki gün (16 Temmuz 2018, Pazartesi) saat 12:00’de gerçekleşen ziyarette Turgay Deniz başkanlığındaki KTTO heyetinde Başkan Vekili Semral Erel ve Genel Sekreter Aysun Önet İleri yer aldı. KTTO heyetini Memur-Sen Genel Başkanı Kağan Mındıkoğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Akın Manga konuk etti.

Birlikte Hareket

Konuşmasında, yaşanmakta olduğumuz ekonomik kriz konusuna dikkat çeken KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Hükümet alınması gereken önlemler konusunda istediğimiz, gerekli gördüğümüz adımları henüz atılmadı. KTTO Yönetim Kurulu olarak toplumsal sorunları birlikte nasıl çözebiliriz konusunda sendikalarla konuşma kararı aldık. Birlikten güç doğar. Sorunlar yumağı içerisinde ortak bir sorunumuzu çözmenin, birlikte iş yapmanın hazzını yaşamak istiyoruz ki, bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösterelim” şeklinde konuştu.

Tek tek ziyaretler sonrasında eğer mümkün olursa tüm sendika temsilcileri ile bir araya gelip ortak paydada buluşmak istediklerini vurgulayan KTTO Başkanı Deniz, “Toplumun her kesimine ferah sağlayacak kararları ancak hep birlikte alabiliriz. Önemli olan uzlaşı kültürünü oluşturmak, birlikte hareket etmektir. Bu birlikteliğimiz bir yandan hükümete baskı unsuru olacak, bir yandan da yol gösterici olacağından hükümetin işini kolaylaştıracaktır” dedi.

Tam Destek

Konuşmasına “Bol şans ve başarı dilerim” diyerek başlayan Memur – Sen Genel Başkanı Kağan Mındıkoğlu, “Bayağı zor bir dönemde görev aldınız” dedi.

Türkiye ile direkt bağları olan bir sendika olduklarına dikkat çeken Başkan Mındıkoğlu, “Bu ülkede paydaşlar olarak kendi sorunlarımızı çözmede söz sahibi olabilmeliyiz. Ne var ki, bugüne kadar hep hükümetler bizleri yönlendiriyor, bizler hükümet edenlerin istedikleri gibi davranıyoruz. Bu nedenle bir üst oluşum olmasını çok isteriz. Böylesi bir oluşuma seve seve katkı koymaya hazırız” diyerek KTTO’nun başlattığı toplumsal uzlaşı çalışmalarına tam destek verdi.

Elektrik Zammı Depremden Farksız

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), elektrik fiyatlarını önemli ölçüde artıran kararını Bakanlar Kurulu’nun onayını takiben uygulamaya koymuştur. Kurumun yeni fiyatları, elektrik kullanımını adeta imkansız hale getirmiştir. Yeni zamlarla birlikte oluşan elektrik fiyatları ile üretmek, ticaret yapmak ve hatta yaşamak, mümkün değildir. Bu elektrik fiyatları ile Güney Kıbrıs ve Türkiye gibi yakın ekonomiler ile rekabet etmek imkansız hale getirilmiştir.
Kıb-Tek’in aldığı son zam kararının döviz kurlarındaki ve petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığı ve KKTC’nin kontrol edemediği bu artışların elektrik fiyatlarına yansıtılmasının kaçınılmaz olduğu ileri sürülmektedir. Bu gerekçelere karşın, elektrik fiyatlarının artırılmasının yaratacağı ekonomik ve toplumsal tahribat dikkate alınarak elektrik maliyetlerini düşürmek, vergileri azaltmak, döviz artışından dolayı gümrüklerden doğacak devlet gelirlerinin artışlarını da kullanarak,  elektrik fiyatlarını devlet eliyle subvansiye etmek seçeneklerinin düşünülmemiş olması üzücüdür.
Yıllardan beri devam edegelen kısır döngüye karşı herhangi bir önlem alınmamış olduğu gibi, elektrik fiyatlarını düşürmek için de hiçbir önlem alınmamış olması kabul edilemez. Uzun zamandan beri tartışılıyor olmasına karşın Türkiye’den kablo ile elektrik getirme projesinin hazırlanıp hazırlanmadığı dahi bilinmemektedir.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, hükümetlerin elektrik sorunu konusundaki duyarsızlığını kınarken, hükümeti elektrik fiyatlarına yapılan zammın geri alınmasının yollarını bulmaya; elektrik temini ile ilgili projelerini en erken zamanda halk ile paylaşmaya; halkımızı ve tüm sivil toplum örgütlerimizi ise elektrik konusundaki duyarlılıklarını kamuoyu ile paylaşarak konunun takipçisi olmaya çağırırız.

 

KTTO’dan “Yolsuzluk Algı Raporu”na Destek

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın (KTTO), sosyal demokrasinin fikirlerine ve temel değerlerine bağlı, kamu yararına çalışan, özel, bağımsız ve kültürel bir kuruluş olan Friedrich-Ebert-Stiftung (FES) ile birlikte desteklediği “Kuzey Kıbrıs Yolsuzluk Algı Raporu (2017)” dünkü (11 Temmuz 2018, Çarşamba) etkinlikle tanıtıldı.

Akademisyenler Ömer Gökçekuş ve Sertaç Sonan tarafından hazırlanan ve ülkemizde yolsuzluk algısının ele alındığı raporun tanıtım etkinliği KTTO Mustafa Çağatay Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Etkinliğe Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, KTTO Başkan Vekili Semral Erel, Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Besim, Kalkınma Bankası Genel Müdürü Saffet Barutçu da katıldı.

Sertaç Onan tarafından yapılan tanıtım sonrasında Havadis Gazetesi Yazarı ve Radyo Mayıs Programcısı Cenk Diler ile Temiz Toplum Derneği Üyesi Tufan Ekici rapor hakkında değerlendirmelerde bulundular.

Yolsuzluk, Olumsuzluktur

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan KTTO Başkanı Turgay Deniz, uluslararası tanınmış statüsü ve yıllara dayanan birikimiyle KTTO’nun, iş insanlarının karşı karşıya bulunduğu sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri üzerinde çalışmalar hazırlayarak takibini yapmakta olduğunu belirtti.

“Odamız, gerek içte gerekse dışta, öncelikle Kıbrıs Türk iş dünyasının olmak üzere, halkımızın tüm kesimlerinin ortak çıkarlarına hizmet etmeyi kendine temel ilke olarak belirlemiştir” diyen KTTO Başkanı Deniz, “Bu konuda göstermiş olduğumuz hassasiyet, yaptığımız çalışmaların temelinde yatmaktadır. Yasadışı bir eylem olan yolsuzluğun aynı zamanda ekonomilerde yatırım, büyüme ve gelir dağılımı gibi makroekonomik büyüklükleri de olumsuz etkilediği bir gerçektir” şeklinde konuştu.

Yabancı Sermaye İstikrar İster

KTTO Başkanı Turgay Deniz, temel amacı topluma hizmet etmek olan devlete, sivil toplum ve ekonomik örgütlere, yolsuzlukla mücadele konusunda önemli görevler düşmekte olduğunun altını çizdi. Deniz, dünya genelinde bugüne kadar yapılan çalışmalarda, yolsuzluğun, kurumsal zayıflıkların ve ekonomi politikalarının piyasayı olumsuz etkilediği durumlarda artma eğilimi gösterdiği ve yanlış yönlendirme ile birlikte bu eğilimin ekonomik ve sosyal gelişmeyi bozduğu ortaya çıktığını vurguladı.

“Yolsuzluğun ekonomimizi olumsuz yönde etkilediği bir diğer boyut ise yabancı sermaye konusudur” diyen Deniz şöyle devam etti, “Bir ülkenin yabancı sermayeyi çekebilmesi için, siyasal ve idari açıdan istikrarlı olması gerekmektedir. Kanunsuzluğun ve kuralsızlığın yaygın olduğu bir ekonominin, yabancı yatırımcıları çekmesinin zor olacağı açıktır. Bu durum, bizim gibi kalkınma sürecinde yabancı yatırımlara ve yatırımcılara ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde sıkıntı yaratmaktadır.”

Rapora Destek

KTTO olarak toplumu daha ileriye taşımak ve toplumsal sorunları çözebilmek adına hazırlanmış olan bu tür araştırma raporlarını desteklemeye ve akademisyenlerle işbirliği yapmaya büyük önem verdiklerini belirten KTTO Başkanı Deniz, bu destek ve işbirliğinin bundan sonra da süreceğini belirterek, raporu hazırlayanlara teşekkür etti.

Soru – cevap şeklinde devam eden etkinlik saat 11:30’da verilen kokteyl ile tamamlandı.

 

Deniz: “Yeşil Hat Ticareti, Devede Kulak Dahi Değil, Tüy”

KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Bizden Alınan Ürün, Rum Tarafının 8 Milyar Euro’luk Genel İthalatının Yüzde 0.06’sı”

Lefkoşa, 8 Temmuz 18 (T.A.K.): Kıbrıs’ta çözüme ulaşıncaya kadar Kuzey Kıbrıs ekonomisinin  kalkınmasına yardımcı olacağı gerekçesiyle 2004’te AB tarafından uygulamaya konan Yeşil Hat Tüzüğü’yle yapılan ihracat yıllardır yerinde sayıyor.

2004’ten beri uygulanan tüzük çerçevesinde yapılan ihracat, zaman zaman artsa da son 10 yıldır genel olarak yıllık 3-4 milyon Euro civarında seyrediyor.  KKTC’nin gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık yüzde 4’üne denk gelen Yeşil Hat Ticareti’nin Güney Kıbrıs’ın 8 milyar Euro’luk genel ithalatının sadece yüzde 0.06’sına denk geliyor.

Yeşil Hat Ticaretini, “Devede kulak dahi değil, tüy” olarak gören Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, Rum liderliğin açık ve net şekilde destek vermediği tüzüğün, kapsamı genişletilse dahi, psikolojik engellerden dolayı pek gelişeceğini düşünmüyor. Deniz, “Ekonomimizin kalkınmasına yardım edilecekse, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün işler hale gelmesi gerekir” inancında.

Turgay Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü’nün uygulayıcısı Ticaret Odası’nın başkanı olarak TAK muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtladı. Deniz, özellikle Güney Kıbrıs ile KKTC arasında son günlerde hareketlenen kaçak ticaretle birlikte yeniden gündeme gelen Yeşil Hat Tüzüğü ile 14 yılda yapılan ticaret ve karşılaşılan sorunları dile getirdi.

“2017’DE 4.7 MİLYON EURO’LUK TİCARET YAPTIK”

Turgay Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde 2017’de 4.7 milyon Euro’luk bir ticaret gerçekleştirildiğini belirtti. Önceki yıla göre yüzde 6’lık bir artışın meydana geldiği Yeşil Hat Ticareti’nde ilk sırada plastik ürünler geldiğini kaydeden Deniz, 1.5 milyon Euro’luk plastik kutu, şişe, torba, kapı ve pencere satışının yapıldığını kaydetti.  Deniz, 2017’de 800 bin Euro’luk taze balık, 800 bin Euro’luk mermer, traventen ve mozaik gibi inşaat malzemeleri ve 540 bin Euro’luk hurda ve atık ürün satıldığını söyledi.

Güney Kıbrıs’a satışı yapılan en önemli tarım ürünü patatesin satış miktarında yüzde 25’lik düşüş meydana geldiğini kaydeden Deniz, 2016’da 469 bin 486 Euro değerinde patatesin satıldığı Güney Kıbrıs’a 2017’de 350 bin 363 Euro’luk bir satış yapıldığını belirtti.

Deniz, “Satışı düşen diğer ürünler ise plastik ve seramik ürünlerdir. Plastik çanta ve kutu satışında yüzde 26, seramik ürünlerin satışında ise yüzde 67’lik düşüş meydana geldi” dedi.

“14 YILDA BİR ARPA BOYU YOL DAHİ KATLEDEMEDİK”

Turgay Deniz, Kıbrıs Türkü’nün ürettiği yerel ürünlerin, alıcı bulunması halinde, rahatlıkla Güney Kıbrıs’a satışının yapılması amacıyla hazırlanan tüzüğü 14 yıldır uyguladıklarını ancak bir arpa boyu yol dahi katledilmediğini belirtti. Deniz, “Hep 4 milyon Euro civarındadır. Bir dönem bir artış oldu, o da elektrik santrallerinin patladığı dönem onlara sattığımız elektriktir” şeklinde konuştu.

Deniz, şöyle devam etti:

“En yüksek ihracat rakamımız plastiktedir. 4 milyon Euro’luk satışın 1.5 milyonu plastik malzemelerdir. Ancak Güney Kıbrıs’ın plastik ithalatına bakıldığı zaman, 22 milyon Euro’luk bir ithalattan söz ediyoruz. Yani 22 milyonun 1.5 milyonunu bizden alıyorlar. Bu da toplam ithalatın yüzde 6’sıdır. Çok da büyütülecek bir oran da değildir. Sattığımız 850 bin Euro’luk mozaik, Rum tarafının toplam mozaik ithalatının 27 milyon Euro olduğu göz önünde bulundurulduğu zaman, çok düşük bir rakamdır. Bizden aldıkları patates bile 350 bin Euro civarındadır. Oysa Güney Kıbrıs’ta 4.6 milyon Euro’luk patates satışı yapılıyor”.

“HEM FİYAT, HEM DE KALİTE AVANTAJI VAR ANCAK MENŞEDEN DOLAYI ARTMIYOR”

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, 2017’de, 2016’ya göre Yeşil Hat Ticaret’nin yüzde 6 arttığını ve 4 milyon 400 bin Euro’dan 4 milyon 700 bin Euro’ya yükseldiğini ancak bu oranın en az yüzde 80 olması gerektiğine inanıyor.

“Satılan ürünün hem fiyat avantajı, hem de kalite avantajı var ancak Kıbrıs Türk menşeli olduğu için talep olmuyor” diyen Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde KKTC’den alınan ürünün, Rum tarafının 2017’de gerçekleştirdiği 8 milyar Euro’luk genel ithalatın sadece yüzde 0.06’sını oluşturduğuna işaret etti.

Turgay Deniz, sık sık bir araya gelerek, birlikte proje yaptıkları Kıbrıs Rum Ticaret Sanayi Odası’ndan Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesi konusunda kendilerine yardımcı olmasını istediklerinde “Sizden getirilen mallar piyasada haksız rekabet yarattığından biz hiçbir zaman Yeşil Hat Ticareti’ni desteklemeyiz” yanıtını aldıklarını belirtti.

Deniz, “Ticaretin dini milliyeti yoktur deniliyor ama maalesef burası Kıbrıs ve hesaplayamadığımız etkenlerle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

“GÜNEY’DE EN BÜYÜK ENGEL PSİKOLOJİK.. MERMER KONUSU EN BELİRGİN ÖRNEK”

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, 14 yıl önce hazırlanan Yeşil Hat Tüzüğü’nün gelinen aşamada kapsamının genişletilmesinin şart olduğunu ve AB Kıbrıs Masası ile bu konu üzerinde çalıştıklarını ancak ürün çeşidi çoğaltılsa bile ticaretin artması için en büyük engelin yani Güney Kıbrıs’taki psikolojik engellerin yok edilmesi gerektiğini belirtti.

Deniz, “Nedir bu engeller? Kuzey Kıbrıs’tan mal alan üzerinde baskı kuruluyor. Mermer konusu da bunun en belirgin örneğidir. Mermer alınır, yere döşenir ve bu mermerin Türk kesiminden alındığı öğrenilince, bizim okula nasıl olur da Türk mermeri konur diye düşünen zihniyet bu mermeri sökmeye kadar gidiyor. Ve ‘Aranan kıstaslara uygun değildir’ deniliyor” dedi.

Deniz, 2017’de seramik ve fayans satışında yüzde 67’lik düşüş olduğuna vurgu yaptı.

“PATATES SATIŞI, BASKIDAN DOLAYI DÜŞTÜ”

Turgay Deniz, Güney Kıbrıs liderliğinin Yeşil Hat Ticareti’ni açık ve net bir şekilde desteklememesinin de ticareti olumsuz etkilediğini belirtti.

Deniz, 2016’da 469 bin Euro olan patates satışının 2017’de yüzde 25 gerileyerek, 350 bin Euro’ya düştüğüne işaret ederek, bu düşüşün, patates alımı aleyhinde Güney Kıbrıs’ta yapılan yayınlar ve patates alanlar üzerinde kurulan baskı olduğunu kaydetti. Deniz, “Yani Rum Tarım Bakanı çıkar da aleyhte açıklama yaparsa, bu insanları tehdit etmek anlamına gelir. Bir bakan bunu söylerse, bunu yapmayın demektir. Dolayısıyla tüccar bizden mal almaya çekiniyor” dedi.

Karşı tarafta hakim olan zihniyet değişmedikçe bu rakamın artmasının pek mümkün görünmediğine işaret ederek, yaptıkları her türlü işbirliği girişiminin “çözümden sonra” diyerek ötelendiğini belirten Deniz, şöyle devam etti:

“Çözüm ama ne zaman? Onlar ısrarla çözümden sonra, biz ise çözümden önce diyoruz. Zaten bu öteleme Yeşil Hat Tüzüğü’nün ruhuna da aykırı. Eğer sizin muradınız çözümse, çözüm öncesinde ne yapılabileceğini açık yüreklilikle ortaya koymanız gerekir.”

“AKARYAKIT KONTROLÜNDE DE AMAÇ PSİKOLOJİK BASKI”

KTTO Başkanı Turgay Deniz, sınır kapılarında araçlarda yapılan akaryakıt kontrolünün de insanlar üzerinde psikolojik baskı kurmak amacıyla yapıldığını ve hiçbir yasal dayanağı olmadığını belirterek, “İnsanların gelmesini, alışveriş yapmasını engellemek çalışıyorlar” dedi.

Deniz, bireylerin ihtiyaç ve bütçesinin belirlediği karşılıklı alışverişe, insanları birbirine yakınlaştıracak ve iletişim kurduracak en önemli unsurlardan olduğundan ekstra bir sınırlama getirilmesine karşı olduklarını kaydetti.

Deniz, Rum Yönetimi’nin sınır kapılarında kendi vatandaşına akaryakıt konusunda uyguladığı baskının neden olduğu endişe ve kaygıyı anında AB Kıbrıs Masası’na ilettiklerini belirtti.

Turgay Deniz, akaryakıttan sonra ilaç alımlarında da bir artış olduğu yönünde Rum basını kaynaklı haberlerin hatırlatılması üzerine “Bu gibi alışverişleri engelleyemezsiniz. Kaçak yolla ya da başka yolla alacak. Bu, belirli zamanlarda, belirli ürünlerde karşılıklı geçişler olacaktır. Bunlar yaşanacaktır” dedi.

“ESAS İSTEDİĞİMİZ DOĞRUDAN TİCARET”

Turgay Deniz, esas isteklerinin doğrudan ticaret olduğunu ve bunda ısrarcı olmalarına rağmen Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesi ve sıkıntıların aşılması için AB Kıbrıs Masası’yla sürekli görüştüklerini belirtti. Deniz, “Biz Yeşil Hat Ticareti’nin yürümediğini, yürümeyeceğini, istenilen amaca hizmet etmediğini ve bizim ekonomimize yardım edilecekse, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün işler hale gelmesi gerektiğini her ortamda dile getirdik” ifadesini kullandı.

Deniz, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulamaya girmeyecek gibi görünüyor. AB, sizin şikayet ve taleplerinize karşılık ticaretin artırılmasına yönelik ne gibi öneri getirip, girişimde bulunuyor?” sorusuna ise, AB Komisyonu ile Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü ve kapsamın genişletilmesine yönelik hazırlıkların son aşamaya girdiğini söyleyeren yanıt verdi.

Turgay Deniz, Türkiye’den gelen suyun kullanılmaya başlamasıyla tarım sektöründe bir atılım beklediklerini ve bölgede söz sahibi olma hedefini başarmaları halinde yeni pazar bulmanın şart olacağını belirtti.

“BİREYLERE TANINAN ALIŞVERİŞTE BİR ÜRÜN YA DA MİKTAR SINIRLAMASI YOK”

Deniz, son günlerde iki ülke arasında yaşanan et ve akaryakıt kaçakçılığının Yeşil Hat Tüzüğü’yle ilişkilendirilerek yapılan tartışmalara ilişkin soruyu da , “Yeşil Hat Tüzüğü, bizim ürettiğimiz ürünleri satabilmemiz için hazırlanmıştır. Bunun dışında bir de her iki taraftaki bireylere 260 Euro’luk alışveriş hakkı veriyor. Karşılıklı ticaret, işbirliği ve insanların birbirleryle temas kurması için” sözleriyle yanıtladı

Bireylere tanınan alışverişte bir ürün ya da miktar sınırlaması olmadığını, hatta 1 litre alkollü içki ve 2 paket sigara da alınabileceğini kaydeden Deniz, bunun AB’nin uluslararası normu olduğunu ve değiştirilemediğini belirtti.

YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ NEDİR?

Yeşil Hat Tüzüğü, kişiler ve malların yeşil hat üzerinden hareketlerini, başka bir deyişle KKTC’de üretilen ürünlerin Güney Kıbrıs’a satışını düzenlemek amacıyla 2004’te yapıldı.

Tüzük çerçevesinde ticaretin gerçekleşebilmesi için satışı söz konusu ürünün tamamen Kuzey Kıbrıs’ta yetiştirilmesi; ham maddesinin yurt dışından gelmesi durumunda ise Kuzey Kıbrıs’ta işleme tabi tutularak ve yeterli katkı sağlanarak, yeni bir ürün elde edilmesi gerekiyor.

Canlı hayvan ve balık hariç hayvansal ürünlerle süt ürünleri, Türkiye menşeli fıstık, fındık ve bunları ihtiva eden ürünler ve ekilmek üzere gönderilen canlı bitkilerin ise Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında dahi satışı yapılamıyor.

Kişiler kendi tüketimleri için beraberinde 260 Euro değerinde ürün, 1 litrelik alkollü içki ve 2 paket (40 adet) sigarayı herhangi bir vergi vermeden sınırdan geçirebiliyor.

Yeşil Hat Tüzüğü, Kıbrıslı Türkler’in Yeşil Hat üzerinden Kıbrıs Rum Kesimine doğru yapacağı ticaretin yanı sıra AB vatandaşlarının Kıbrıs Türk tarafından Kıbrıs Rum Kesimine geçişlerini de düzenliyor.

2004 yılında Kıbrıslı Türklerin ekonomik gelişmesine yardımcı olmak üzere Yeşil Hat Tüzüğü ile birlikte hazırlanan Doğrudan Ticaret Tüzüğü ise, KKTC hava ve deniz limanları üzerinden AB ile doğrudan ticaret yapılmasını öngörüyor. Tüzük, “hukuki zemin tartışmaları” gerekçesiyle yaşama geçirilebilmiş değil.

Haber: Fezile A. Öksüz      Fotoğraf: Erol Uysal

Deniz: “Yeşil Hat Ticareti, Devede Kulak Dahi Değil, Tüy”

  • KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Bizden Alınan Ürün, Rum Tarafının 8 Milyar Euro’luk Genel İthalatının Yüzde 0.06’sı”Lefkoşa, 8 Temmuz 18 (T.A.K.): Kıbrıs’ta çözüme ulaşıncaya kadar Kuzey Kıbrıs ekonomisinin  kalkınmasına yardımcı olacağı gerekçesiyle 2004’te AB tarafından uygulamaya konan Yeşil Hat Tüzüğü’yle yapılan ihracat yıllardır yerinde sayıyor.

    2004’ten beri uygulanan tüzük çerçevesinde yapılan ihracat, zaman zaman artsa da son 10 yıldır genel olarak yıllık 3-4 milyon Euro civarında seyrediyor.  KKTC’nin gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık yüzde 4’üne denk gelen Yeşil Hat Ticareti’nin Güney Kıbrıs’ın 8 milyar Euro’luk genel ithalatının sadece yüzde 0.06’sına denk geliyor.

Yeşil Hat Ticaretini, “Devede kulak dahi değil, tüy” olarak gören Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, Rum liderliğin açık ve net şekilde destek vermediği tüzüğün, kapsamı genişletilse dahi, psikolojik engellerden dolayı pek gelişeceğini düşünmüyor. Deniz, “Ekonomimizin kalkınmasına yardım edilecekse, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün işler hale gelmesi gerekir” inancında.

Turgay Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü’nün uygulayıcısı Ticaret Odası’nın başkanı olarak TAK muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtladı. Deniz, özellikle Güney Kıbrıs ile KKTC arasında son günlerde hareketlenen kaçak ticaretle birlikte yeniden gündeme gelen Yeşil Hat Tüzüğü ile 14 yılda yapılan ticaret ve karşılaşılan sorunları dile getirdi.

“2017’DE 4.7 MİLYON EURO’LUK TİCARET YAPTIK”

Turgay Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde 2017’de 4.7 milyon Euro’luk bir ticaret gerçekleştirildiğini belirtti. Önceki yıla göre yüzde 6’lık bir artışın meydana geldiği Yeşil Hat Ticareti’nde ilk sırada plastik ürünler geldiğini kaydeden Deniz, 1.5 milyon Euro’luk plastik kutu, şişe, torba, kapı ve pencere satışının yapıldığını kaydetti.  Deniz, 2017’de 800 bin Euro’luk taze balık, 800 bin Euro’luk mermer, traventen ve mozaik gibi inşaat malzemeleri ve 540 bin Euro’luk hurda ve atık ürün satıldığını söyledi.

Güney Kıbrıs’a satışı yapılan en önemli tarım ürünü patatesin satış miktarında yüzde 25’lik düşüş meydana geldiğini kaydeden Deniz, 2016’da 469 bin 486 Euro değerinde patatesin satıldığı Güney Kıbrıs’a 2017’de 350 bin 363 Euro’luk bir satış yapıldığını belirtti.

Deniz, “Satışı düşen diğer ürünler ise plastik ve seramik ürünlerdir. Plastik çanta ve kutu satışında yüzde 26, seramik ürünlerin satışında ise yüzde 67’lik düşüş meydana geldi” dedi.

“14 YILDA BİR ARPA BOYU YOL DAHİ KATLEDEMEDİK”

Turgay Deniz, Kıbrıs Türkü’nün ürettiği yerel ürünlerin, alıcı bulunması halinde, rahatlıkla Güney Kıbrıs’a satışının yapılması amacıyla hazırlanan tüzüğü 14 yıldır uyguladıklarını ancak bir arpa boyu yol dahi katledilmediğini belirtti. Deniz, “Hep 4 milyon Euro civarındadır. Bir dönem bir artış oldu, o da elektrik santrallerinin patladığı dönem onlara sattığımız elektriktir” şeklinde konuştu.

Deniz, şöyle devam etti:

“En yüksek ihracat rakamımız plastiktedir. 4 milyon Euro’luk satışın 1.5 milyonu plastik malzemelerdir. Ancak Güney Kıbrıs’ın plastik ithalatına bakıldığı zaman, 22 milyon Euro’luk bir ithalattan söz ediyoruz. Yani 22 milyonun 1.5 milyonunu bizden alıyorlar. Bu da toplam ithalatın yüzde 6’sıdır. Çok da büyütülecek bir oran da değildir. Sattığımız 850 bin Euro’luk mozaik, Rum tarafının toplam mozaik ithalatının 27 milyon Euro olduğu göz önünde bulundurulduğu zaman, çok düşük bir rakamdır. Bizden aldıkları patates bile 350 bin Euro civarındadır. Oysa Güney Kıbrıs’ta 4.6 milyon Euro’luk patates satışı yapılıyor”.

“HEM FİYAT, HEM DE KALİTE AVANTAJI VAR ANCAK MENŞEDEN DOLAYI ARTMIYOR”

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, 2017’de, 2016’ya göre Yeşil Hat Ticaret’nin yüzde 6 arttığını ve 4 milyon 400 bin Euro’dan 4 milyon 700 bin Euro’ya yükseldiğini ancak bu oranın en az yüzde 80 olması gerektiğine inanıyor.

“Satılan ürünün hem fiyat avantajı, hem de kalite avantajı var ancak Kıbrıs Türk menşeli olduğu için talep olmuyor” diyen Deniz, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde KKTC’den alınan ürünün, Rum tarafının 2017’de gerçekleştirdiği 8 milyar Euro’luk genel ithalatın sadece yüzde 0.06’sını oluşturduğuna işaret etti.

Turgay Deniz, sık sık bir araya gelerek, birlikte proje yaptıkları Kıbrıs Rum Ticaret Sanayi Odası’ndan Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesi konusunda kendilerine yardımcı olmasını istediklerinde “Sizden getirilen mallar piyasada haksız rekabet yarattığından biz hiçbir zaman Yeşil Hat Ticareti’ni desteklemeyiz” yanıtını aldıklarını belirtti.

Deniz, “Ticaretin dini milliyeti yoktur deniliyor ama maalesef burası Kıbrıs ve hesaplayamadığımız etkenlerle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

“GÜNEY’DE EN BÜYÜK ENGEL PSİKOLOJİK.. MERMER KONUSU EN BELİRGİN ÖRNEK”

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, 14 yıl önce hazırlanan Yeşil Hat Tüzüğü’nün gelinen aşamada kapsamının genişletilmesinin şart olduğunu ve AB Kıbrıs Masası ile bu konu üzerinde çalıştıklarını ancak ürün çeşidi çoğaltılsa bile ticaretin artması için en büyük engelin yani Güney Kıbrıs’taki psikolojik engellerin yok edilmesi gerektiğini belirtti.

Deniz, “Nedir bu engeller? Kuzey Kıbrıs’tan mal alan üzerinde baskı kuruluyor. Mermer konusu da bunun en belirgin örneğidir. Mermer alınır, yere döşenir ve bu mermerin Türk kesiminden alındığı öğrenilince, bizim okula nasıl olur da Türk mermeri konur diye düşünen zihniyet bu mermeri sökmeye kadar gidiyor. Ve ‘Aranan kıstaslara uygun değildir’ deniliyor” dedi.

Deniz, 2017’de seramik ve fayans satışında yüzde 67’lik düşüş olduğuna vurgu yaptı.

“PATATES SATIŞI, BASKIDAN DOLAYI DÜŞTÜ”

Turgay Deniz, Güney Kıbrıs liderliğinin Yeşil Hat Ticareti’ni açık ve net bir şekilde desteklememesinin de ticareti olumsuz etkilediğini belirtti.

Deniz, 2016’da 469 bin Euro olan patates satışının 2017’de yüzde 25 gerileyerek, 350 bin Euro’ya düştüğüne işaret ederek, bu düşüşün, patates alımı aleyhinde Güney Kıbrıs’ta yapılan yayınlar ve patates alanlar üzerinde kurulan baskı olduğunu kaydetti. Deniz, “Yani Rum Tarım Bakanı çıkar da aleyhte açıklama yaparsa, bu insanları tehdit etmek anlamına gelir. Bir bakan bunu söylerse, bunu yapmayın demektir. Dolayısıyla tüccar bizden mal almaya çekiniyor” dedi.

Karşı tarafta hakim olan zihniyet değişmedikçe bu rakamın artmasının pek mümkün görünmediğine işaret ederek, yaptıkları her türlü işbirliği girişiminin “çözümden sonra” diyerek ötelendiğini belirten Deniz, şöyle devam etti:

“Çözüm ama ne zaman? Onlar ısrarla çözümden sonra, biz ise çözümden önce diyoruz. Zaten bu öteleme Yeşil Hat Tüzüğü’nün ruhuna da aykırı. Eğer sizin muradınız çözümse, çözüm öncesinde ne yapılabileceğini açık yüreklilikle ortaya koymanız gerekir.”

“AKARYAKIT KONTROLÜNDE DE AMAÇ PSİKOLOJİK BASKI”

KTTO Başkanı Turgay Deniz, sınır kapılarında araçlarda yapılan akaryakıt kontrolünün de insanlar üzerinde psikolojik baskı kurmak amacıyla yapıldığını ve hiçbir yasal dayanağı olmadığını belirterek, “İnsanların gelmesini, alışveriş yapmasını engellemek çalışıyorlar” dedi.

Deniz, bireylerin ihtiyaç ve bütçesinin belirlediği karşılıklı alışverişe, insanları birbirine yakınlaştıracak ve iletişim kurduracak en önemli unsurlardan olduğundan ekstra bir sınırlama getirilmesine karşı olduklarını kaydetti.

Deniz, Rum Yönetimi’nin sınır kapılarında kendi vatandaşına akaryakıt konusunda uyguladığı baskının neden olduğu endişe ve kaygıyı anında AB Kıbrıs Masası’na ilettiklerini belirtti.

Turgay Deniz, akaryakıttan sonra ilaç alımlarında da bir artış olduğu yönünde Rum basını kaynaklı haberlerin hatırlatılması üzerine “Bu gibi alışverişleri engelleyemezsiniz. Kaçak yolla ya da başka yolla alacak. Bu, belirli zamanlarda, belirli ürünlerde karşılıklı geçişler olacaktır. Bunlar yaşanacaktır” dedi.

“ESAS İSTEDİĞİMİZ DOĞRUDAN TİCARET”

Turgay Deniz, esas isteklerinin doğrudan ticaret olduğunu ve bunda ısrarcı olmalarına rağmen Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesi ve sıkıntıların aşılması için AB Kıbrıs Masası’yla sürekli görüştüklerini belirtti. Deniz, “Biz Yeşil Hat Ticareti’nin yürümediğini, yürümeyeceğini, istenilen amaca hizmet etmediğini ve bizim ekonomimize yardım edilecekse, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün işler hale gelmesi gerektiğini her ortamda dile getirdik” ifadesini kullandı.

Deniz, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulamaya girmeyecek gibi görünüyor. AB, sizin şikayet ve taleplerinize karşılık ticaretin artırılmasına yönelik ne gibi öneri getirip, girişimde bulunuyor?” sorusuna ise, AB Komisyonu ile Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü ve kapsamın genişletilmesine yönelik hazırlıkların son aşamaya girdiğini söyleyeren yanıt verdi.

Turgay Deniz, Türkiye’den gelen suyun kullanılmaya başlamasıyla tarım sektöründe bir atılım beklediklerini ve bölgede söz sahibi olma hedefini başarmaları halinde yeni pazar bulmanın şart olacağını belirtti.

“BİREYLERE TANINAN ALIŞVERİŞTE BİR ÜRÜN YA DA MİKTAR SINIRLAMASI YOK”

Deniz, son günlerde iki ülke arasında yaşanan et ve akaryakıt kaçakçılığının Yeşil Hat Tüzüğü’yle ilişkilendirilerek yapılan tartışmalara ilişkin soruyu da , “Yeşil Hat Tüzüğü, bizim ürettiğimiz ürünleri satabilmemiz için hazırlanmıştır. Bunun dışında bir de her iki taraftaki bireylere 260 Euro’luk alışveriş hakkı veriyor. Karşılıklı ticaret, işbirliği ve insanların birbirleryle temas kurması için” sözleriyle yanıtladı

Bireylere tanınan alışverişte bir ürün ya da miktar sınırlaması olmadığını, hatta 1 litre alkollü içki ve 2 paket sigara da alınabileceğini kaydeden Deniz, bunun AB’nin uluslararası normu olduğunu ve değiştirilemediğini belirtti.

YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ NEDİR?

Yeşil Hat Tüzüğü, kişiler ve malların yeşil hat üzerinden hareketlerini, başka bir deyişle KKTC’de üretilen ürünlerin Güney Kıbrıs’a satışını düzenlemek amacıyla 2004’te yapıldı.

Tüzük çerçevesinde ticaretin gerçekleşebilmesi için satışı söz konusu ürünün tamamen Kuzey Kıbrıs’ta yetiştirilmesi; ham maddesinin yurt dışından gelmesi durumunda ise Kuzey Kıbrıs’ta işleme tabi tutularak ve yeterli katkı sağlanarak, yeni bir ürün elde edilmesi gerekiyor.

Canlı hayvan ve balık hariç hayvansal ürünlerle süt ürünleri, Türkiye menşeli fıstık, fındık ve bunları ihtiva eden ürünler ve ekilmek üzere gönderilen canlı bitkilerin ise Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında dahi satışı yapılamıyor.

Kişiler kendi tüketimleri için beraberinde 260 Euro değerinde ürün, 1 litrelik alkollü içki ve 2 paket (40 adet) sigarayı herhangi bir vergi vermeden sınırdan geçirebiliyor.

Yeşil Hat Tüzüğü, Kıbrıslı Türkler’in Yeşil Hat üzerinden Kıbrıs Rum Kesimine doğru yapacağı ticaretin yanı sıra AB vatandaşlarının Kıbrıs Türk tarafından Kıbrıs Rum Kesimine geçişlerini de düzenliyor.

2004 yılında Kıbrıslı Türklerin ekonomik gelişmesine yardımcı olmak üzere Yeşil Hat Tüzüğü ile birlikte hazırlanan Doğrudan Ticaret Tüzüğü ise, KKTC hava ve deniz limanları üzerinden AB ile doğrudan ticaret yapılmasını öngörüyor. Tüzük, “hukuki zemin tartışmaları” gerekçesiyle yaşama geçirilebilmiş değil.

Haber: Fezile A. Öksüz      Fotoğraf: Erol Uysal

Kurumsal Küme Yönetişimi ve Ağ Oluşturma Konferansı

Sayın Üyemiz,

Odamız, Avrupa Birliği’nin Yerel Paydaşların Kapasitesinin Geliştirilmesi ve Özel Sektörünün Rekabet Edebilirliğinin İyileştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı (TAPS) projesi ve Avrupa Birliği Bilgi Merkezi işbirliği içerisinde ‘‘Kurumsal Küme Yönetişimi ve Ağ Oluşturma” konusunda, 13 Temmuz 2018, Cuma, 10:00-13:00 saatleri arasında, KTTO Konferans Salonunda konferans düzenleyecektir.

Konferans davetiyesine ulaşmak için tıklayınız

Konferans programına ulaşmak için tıklayınız

 

Kuzey Kıbrıs Yolsuzluk Algısı Raporu (2017)

Kuzey Kıbrıs Yolsuzluk Algısı Raporu (2017) için tıklayınız

KTTO Başkanı Deniz, “Çaresiz Değiliz”

   

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) yeni Yönetim Kurulu olarak, Kıbrıs Türk halkı ekonomisinin önünü açmak istediklerini belirten KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Çaresiz değiliz” vurgulamasını yaptı.

KTTO’nun, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile imzaladığı Türkiye – KKTC Ticaret Odası Forumu’nun mutabakat zaptı için “Daha önce de çok mutabakat yapıldı, her şey imzada kaldı” yorumu yapanları cevaplandıran Başkan Deniz, “Bizim amacımız bunu gerçekten işlev bir hale çalıştırmak ve bunun faydalarını hep birlikte almaktır” şeklinde konuştu.

KKTC ekonomisinin Kıbrıs sorunundan kaynaklanan izolasyonlar altında istenilen hedefe götürülemediğini belirten KTTO Başkanı Turgay Deniz, “Senelerdir bir çözüm beklentisi içinde, hep yapılacak olan işler ötelenmiştir. KTTO Yönetim Kurulu olarak bizler, bu adada bugün birlikte yaşadığımız ve ileride de birlikte yaşayacağımız Kıbrıslı Rumların ticaret odaları ve ayrıca Avrupa Birliği ülkeleriyle yakın ilişkilerimizi devam ettireceğiz. Ancak bize uyguladıkları ambargo nedeniyle kınamaya da devam edeceğiz” mesajını verdi.

Laf ola ambargoları kınamanın çok fazla bir getirisi olmadığına da dikkat çeken Başkan Deniz, “Kıbrıs Türk halkı olarak yapacak çok işimiz olduğu inancındayız. En önemli işimiz de hemen yanı başımızda bulunan ve bizlere büyük destek veren büyük Türkiye devleti ile ilişkilerimizi geliştirmek, en üst seviyeye çıkartmaktır. Bunu yaparken de katma değerli sağlayacak yatırımcıların ülkemize gelmesini istiyoruz” dedi.

Geçmiş yıllarda yapılan anlaşmalara ek olarak Türkiye – KKTC Ticaret Odası Forumu ile ortak bir ticaret odası kurulması anlaşmasını eklediklerini belirten Deniz, bu odanın karşılıklı eşit düzeyde 10’ar kişilik yönetim kurulu üyelikleri ve eş başkanları olacağını açıkladı.

KTTO Başkanı Deniz, “Kurulacak ortak oda, Türkiye ile KKTC arasındaki ticari ilişkilerdeki mevcut engelleri kaldıracaktır. Bu aynı zamanda hem Kıbrıslı Rum meslektaşlarımıza, hem de Avrupa’daki paydaşlarımıza iyi bir uyarı mesajı olarak gidecektir ki, biz çaresiz değiliz. Kıbrıs Türk halkının çok çalışkan, becerikli ve yoktan var eden bir toplumdur. Bu topluma biraz imkân tanınsa, çok farklı noktalarda olacağına inanmaktayım” şeklinde konuştu.

Türkiye – KKTC Ticaret Odası Forumu I. Ekonomi Konferansı Daveti Hk.

Sayın Üyemiz,

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği işbirliği ile 6 Temmuz Cumartesi günü 10:00 – 15:00 saatleri arasında düzenlenecek olan Türkiye – KKTC Ticaret Odası Forumu  I. Ekonomi  Konferansı Golden Tulip Otel / Lefkoşa’da gerçekleştirilecektir.

Konferans davetiyesi için lütfen tıklayınız.

Katılım teyitlerinizi 28 Haziran Cuma gününe kadar, Özge Özkayalı’ya 0392 227 99 24 numaralı telefondan veya oozkayali@ktto.net adresinden bildirmenizi rica ederiz.