Privacy Policy

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri belirlendi

DENİZ: “YENİ DÖNEM DAHA ÇOK ÇALIŞILMASI GEREKEN BİR DÖNEMDİR”

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanlığı’na yeniden seçilen Turgay Deniz, yeni dönemin daha çok çalışılması gereken bir dönem olduğunu açıkladı.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın 57’nci dönem Oda Meclisi, bu akşam (22 Haziran – Pazartesi) ilk toplantısını yaparak Oda Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerini belirledi. Oda Başkanlığına yeniden seçilen Turgay Deniz, kendisini bu göreve ikinci kez getiren KTTO Meclisi üyelerine teşekkür etti.

Ülke olarak zor bir süreçten geçildiğini, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Odaya büyük görevler düşeceğini belirten Deniz, ülkenin refah seviyesini yükseltmek için diğer paydaşlarla da iş birliği içinde daha çok çalışılacağını söyledi.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Meclisi, bu akşam yaptığı toplantı ile başkan vekillerini Aziz Limasollu ve Ramazan Gündoğdu, Yönetim Kurulu Üyelerini ise Ali Başman, Ali Şah, Ekin Adademir, Evren Günsel Erçelik, Omaç Cin ve Yusuf Acemoğlu olarak belirledi.

KTTO’nun yeni Oda Meclisi belirlendi

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın (KTTO), 57’nci Olağan Genel Kurul toplantısı 20 Haziran Cumartesi günü Kalkınma Bankası Can İbrahimoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Covid-19 salgın önlemlerine uygun olarak gerçekleştirilen 57’nci Olağan Genel Kurulu saat 10.30’da açılış ve saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayıp, Başkanlık Divanı’nın oluşturulması ile devam etti.

Divan Başkanlığı’na Günay Çerkez, Divan Başkan Vekilliği’ne Fuat Kutlu, Sekreterliklere de Nilay Onbaşı Üresin ve Sonay Özmen seçildi.

KTTO Başkanı Turgay Deniz’in Genel Kurul’a hitap etmesinin ardından Ticaret Odası’nın Turgay Deniz başkanlığında gerçekleştirdiği iki yıllık faaliyetler ile çalışmaları içeren video gösterildi.

Kurul’da Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı, Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Halkın Partisi Genel Başkanı Yenal Senin, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay’ın önceden kaydedilen protokol konuşmaları gösterildi.

Genel Kurul toplantısı, 56’ncı dönem Faaliyet Raporu ve Mali Rapor’un takdim edilerek aklanması ile sürdü. D. K. Deniz & Co’nun Oda Murakıbı olarak tayin edilmesi ile birlikte yapılan seçim sonrasında Oda’nın 50 kişilik Meclisi belirlendi. Genel Kurul, 57’nci döneme dair dilek ve temennilerin sunulması ile tamamlandı. 57’nci Dönem Oda Meclisi, yapacağı ilk toplantıda Oda Başkanı, iki Başkan Vekili ve Yönetim Kurulu Üyelerini belirleyecek.

Genel Kurul toplantısındaki oylama sonucunda Kıbrıs Türk Ticaret Odası 57. Dönem Meclisi’ne seçilen yeni üyelerin bölgelere göre dağılımı şöyle:

Lefkoşa:

Serhan Kaner, Ali Başman, Alp Cengiz Alp, Bertan Özberkman, Didem Erel, Ekin Adademir, Emre Olgun, Ersan Dağlı, Evren Günsel Erçelik, Fikri Şener, Gökhan Necipoğlu, Halim Kahveciler, Hilmi Can, Ilgaz Toros, Mehmet A. Kader, Mehmet Gökçebel, Mustafa Erk, Mustafa Hançerli, Müsteyde Onbaşı, Necat Yüksel, Nilay Nizam Paralik, Omaç Cin, Orhan Şevket, Özalp Nailer, Saber Andır, Selen Necat Gürkan, Ramiz Şadi, Turgay Deniz.

Gazimağusa:

Abdullah Emirzadeoğulları, Ali Doratlı, Burçin Döveç, Cemal İnce, Haldun Dolu, Osman Dağlı, Ramazan Gündoğdu, Semral Erel, Vargın Varer, Yusuf Acemoğlu, Yusuf Ziya İlerici.

Girne:

Ali Şah, Aziz Limasollu, Burak Başel, Çiğdem Kemaler, Emin Tanlı, Erbil Arkın, Hazal Eziç, Meryem Çerkez Gürtunç, Orhan Güçlü, Serhan Kombos, Yağmur Özyalçın.

EÖP Hükümete İstişare Çağrısında Bulundu

Ekonomik Örgütler Platformu bugün toplanarak hazırlanmakta olan ‘Toplumsal Dayanışma için 2.Destek Paketi’ni değerlendirdi.

‘Toplumsal Dayanışma için 2.Destek Paketi’nin beklentilere cevap vermeyeceği ayrıca ekonominin ve sektörlerin yaşadığı sorunlara çare üretmeyeceği endişesi taşıdıklarını açıklayan Ekonomik Örgütler Platformu, 2.Destek Paketi’nin son fırsat olduğuna dikkat çekti.

Bu fırsatın da heba edilmesi durumunda telafisinin mümkün olmayacağı uyarısında bulunan EÖP, pakete son şeklinin verilip yayımlanmasından önce EÖP ile iştişare edilmesinin önemini vurguladı.

Bunun son çağrıları olduğunu belirten EÖP, toplumsal dayanışmanın sorunların üstesinden el birliği ile gelinmesi ile mümkün olabileceğini, bunun da istişareden geçtiğini belirtti.

 

Saygılarımızla,

Kıbrıs Türk Ticaret Odası

Kıbrıs Türk Sanayi Odası

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği

2020 Yılı Mayıs Ayı Faaliyet Raporu

2020 Yılı Mayıs Ayı Faaliyet Raporu’na ulaşmak için lütfen tıklayınız.

12’nci Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu Açıklanıyor

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) tarafından bu yıl on ikincisi hazırlanan “Rekabet Edebilirlik Raporu”, 12 Haziran Cuma günü, Kalkınma Bankası Can İbrahimoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan “Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu”nda kamuoyu ile paylaşılacak.  “2019-2020 Rekabet Edebilirlik Raporu”nun ve forumun bu yılki ana teması ise “Kuzey Kıbrıs Teşvik ve Devlet Destekleri” olarak belirlendi.

Dr. Yenal Süreç ile Yrd. Doç. Dr. Fehiman Eminer tarafından kaleme alınan rapor, Dünya Ekonomik Forumu’nun tüm ülkeler için hazırlamış olduğu Dünya Rekabet Edebilirlik Raporu ile aynı formatta hazırlandı.

Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu, 12 Haziran Cuma günü sabah saat 10.00’da Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’in açılış konuşması ile başlayacak. Dünya Ekonomik Forumu’ndan gerekli onayları alarak, KTTO’nun kendi uzmanlarını ve KKTC ekonomistlerini kullanarak hazırladığı raporun sunumunu Dr. Yenal Süreç ile Yrd. Doç. Dr. Fehiman Eminer yapacak. Sunumun sonrasında protokol konuşmalarının yer alacağı Forum soru cevap bölümünün ardından 12:00’de sona erecek.

Bu yılki Rekabet Edebilirlik Formu, salgın tehlikesine karşı alınan önlemler nedeniyle sınırlı sayıda davetlinin katılımı ve sağlık önlemleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek. Katılımın sınırlı tutulması nedeniyle sunum ve konuşmalar Oda’nın facebook sayfasından canlı olarak yayınlanacak.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası’nın Ortak Açıklaması

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) ve Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası (KEBE), 2 Haziran tarihinde telekonferans yoluyla yaptığı toplantıda, görüşülen konular arasında pandemi nedeniyle geçici olarak kapatılan geçiş noktalarının yeniden açılması konusunu da ele aldı.

Bilindiği gibi, adanın önde gelen ekonomik örgütleri olan Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası, Kıbrıs’ta iki toplum arasında ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi için uzun zamandır birlikte çalışmaktadır.

İki Oda da, ülkede Covid-19 salgını ile gelişen durumu dikkate alarak, iki toplumdaki ekonomik durumun iyileştirilmesine yardımcı olabilecek geçiş noktalarının yeniden açılmasına desteklerini ifade etmektedirler.

İki Oda, her iki toplumun ekonomik potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için adadaki ekonomik işbirliğini geliştirme ve toplumlar arası ticaret hacmini artırma ihtiyacını hatırlatmaktadır.

Bu nedenle, her iki lideri, ihtiyaç duyulan iletişimi artıracağı ve her iki toplumun yararına olacağı bilinen geçiş noktalarını yeniden açmak için gecikmeksizin anlaşmaya davet ediyoruz. Şüphesiz ki, gerekli tüm önlemlerin alınması ve bunlara herkes tarafından tam olarak uyulması gerekecektir.

2020 Yılı Nisan Ayı Faaliyet Raporu

2020 Yılı Nisan Ayı Faaliyet Raporu’na ulaşmak için lütfen tıklayınız.

TC-KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İle İlgili Basın Açıklaması

TC-KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nın imzalanmış olması tarafımızdan memnuniyetle karşılanmıştır. Kıbrıs Türk halkının Covid-19 salgını ile mücadele ettiği, Kıbrıs Türk ekonomisinin salgın önlemlerinden ciddi şekilde etkilendiği bugünlerde imzalanan bu anlaşma, Kıbrıs Türk halkının ihtiyaç duyduğu kaynağı temin etmesi bakımından önemli bir kazanım olmuştur. Türkiye, bu anlaşma ile Kıbrıslı Türklerin başlıca destekçisi ve güvencesi olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

ANLAŞMANIN NİTELİĞİ

Toplam, 2.2 milyar TL’lik paketin, 1.150 milyon TL’si (% 50) cari açığın kapatılması için kullanılacak şekilde olmak üzere, büyük kısmı (2.172 milyon TL)  kamu harcamalarına ayrılmıştır. Reel sektöre (115 milyon TL) ve altyapı (272 milyon TL) ayrılan kaynak toplam olarak 388 milyon TL’dir. Kuşkusuz, salgın sonrasında ekonomi canlandırmak için mücadele eden özel sektör için bu kaynak çok yetersizdir.

Hükümetimiz, Türkiye’den gelen kaynağın büyük kısmı kamu harcamalarına ayrıldığına göre, salgın önlemi olarak ilan ettiği reel sektörü destekleme projeleri için de yeterli kaynağa kavuşmuş durumdadır. Türkiye ile böyle bir anlaşmanın imzalanmış olması, KKTC devletinin yerel kaynaklardan borçlanma olanağını da artıracağına göre, hükümet, Türkiye yardımları ile yerel kaynaklarla bir bütün halinde değerlendirerek kapsamlı bir hareket planı hazırlamalı, özel sektörün canlılık kazanması için daha etkili uygulamalara yönelmelidir.

 

EKONOMİK ÖNLEMLER

Salgın sonrasında, reel sektörün bir bütün olarak ayağa kalkabilmesi için maaş desteğinin devam etmesi ve işletmelere ucuz kredi sağlanması faaliyetlerinin bütçeden desteklenmesi gerekiyor. Bu anlaşma sonrasında KKTC bütçesi gerekli kaynağa sahip olduğuna göre, işletmeler ve çalışanlar üzerindeki kamusal yüklerin azaltılması ve yükümlülüklerinin ötelenmesi daha olanaklı hale gelmiştir. Hükümet bu tür önlemleri daha cesaretle almalı ve kısa sürede uygulamaya koymalıdır.

   Unutmamak gerekir ki, kamu maliyesi, canlanan ekonomiden payına düşeni fazlasıyla almaktadır. Doğru strateji, reel sektörü canlandırmak ve genişleyen ekonomik faaliyetlerden kamuya kaynak sağlamak olacaktır. Bunun tersi olarak, reel sektörü kaderine terk etmek, turizm ve yükseköğretim gelirlerinin düşeceği de dikkate alındığı zaman Türkiye’den gelen kaynak tükendiği zaman kamu maliyesinin de yeniden zor durumda kalmasına neden olacaktır.

 

YAPISAL DÖNÜŞÜM

2020 yılı, elbette ekonomik hasarların telafi edileceği bir yıl olacaktır. Ancak, salgın, KKTC altyapısının güçlendirilmesi ve kamu yönetiminin dönüştürülmesi gerektiğini de göstermiştir. İmzalanan protokolde bu ihtiyaca dönük önlemler olması da memnuniyet vericidir. İmzalanan metinlerde, turizm ve yükseköğretim sektörlerinin planlanmasından ve özellikle sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini gözetecek yeni yapılaşmalardan söz edilmesi önemlidir.

Turizm ve yükseköğretim için hazırlanmış olan planların yeniden gözden geçirilerek salgın sonrasına uyarlanması ve sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi için gerekli kararlılığın gösterilmesi gerekiyor.

Kaldı ki, imzalanan metinler 2021 için çalışmaların başlamasını ve 3 yıllık bir plan hazırlanmasını öngördüğüne göre KKTC hükümeti, gerekli toplumsal katılımı da sağlayarak daha etkili bir dönüşümü gerçekleştirme amaçlı çalışmaları hemen başlatmalıdır.

 

KAMU REFORMU

Kamu yönetiminin, iş yapabilirliğin önünde bir engel olmaktan çıkması ve yurttaşların kamudan beklediği hizmetleri alabilmeleri için yapısal bir dönüşüme ihtiyacı olduğu açıktır. Bu ihtiyaç, imzalanmış olan anlaşma ile de tespit edilmiş ve başta e-devlet olmak üzere yapılması gereken reformlardan söz edilmiştir. E-devlet projesinin tamamlanması, diğer bütün kamusal hizmetlere olacak etkisi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle 2020 eylem planında öngörülen kamusal reformların, yine bu anlaşmada öngörülen şekilde “zamanında ve eksiksiz olarak” gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 

KAYNAĞIN ETKİN KULLANIMI

Türkiye Cumhuriyeti, salgın sonrasında beklenen yardımı cömertçe yaparak Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu göstermiştir. Bu kaynağın doğru ve etkin bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Salgın krizi, hem kamu yönetimine, hem de ekonomik yaşamımıza ilişkin dersler çıkarmamıza neden olmuştur. Salgın krizinden sonra hayatımızı yeniden düzene koymak, daha iyi sağlık ve eğitim kurumlarına, daha iyi altyapıya, daha istikrarlı ve dayanıklı ekonomik bir yapıya sahip olmak bizim elimizdedir.

KKTC Hükümeti, gerekli toplumsal katkıları da dikkate alarak, bu dönüşüme öncülük etmelidir. Hükümetin bugünkü görevinin bu olduğuna inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte gerekli katkıları koymaya hazır olduğumuzu kamuoyu ile paylaşırken bu anlaşmanın ortaya çıkmasına katkı koyan herkese teşekkür ederiz.

Kısmi Mesai ve Ücret Desteği İle İlgili Basın Açıklaması

Salgın tehlikesi nedeniyle kapatılan iş yerlerinde çalışanlara maaş desteği verilmesi ve piyasadaki daralma nedeniyle çalışanların kısmi mesai yapmasına olanak sağlanması, salgınla mücadelenin önemli iki unsuru olarak ortaya konulmasına karşın, bu iki konudaki çalışmalar ihtiyacı karşılamaktan ve amaca hizmet etmekten uzaktır.

Kapatılan iş yerlerinde çalışanlara aylık olarak 1500 TL veya daha az miktarda maaş desteği verilmesi kararlaştırılmış olmasına karşın, bu destek, 50 günden fazla kapalı kalan iş yerleri çalışanlarına bile sadece bir kez verilmiştir. Öngörülen 60 bin kişi yerine 45 bin kişiye verilen bu destek, eldeki kaynak düşünüldüğü zaman, işçi çıkarmamak koşulunu yerine getiren işletmelere beş ay süreyle devam ettirilmelidir. Çalışanları korumayı amaçlayan bu uygulamanın en azından Haziran ayında da tekrar edilmesi, hem çalışanlar hem de işletmeler bakımından önemli bir gerekliliktir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu konuda herhangi bir çalışma yapmaması kabul edilemez bir tutumdur ve salgınla mücadelede yetersiz kalındığının önemli bir göstergesidir.

Hükümetin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önerisi ile karar altına aldığı Kısmi Çalışma Kararnamesi de, getirdiği istisnalar ve sınırlamalar nedeniyle amaca hizmet etmeyen bir yapıdadır. İş yerlerinin kısmi çalıştırabileceği kişiler için kota konulması; ilgili kararnamenin yürürlülük süresinin kısa tutulması ve bu süre sonunda işçi durdurulmasının yasaklanması ilk bakışta dikkati çeken sakıncalardır. Bu sakıncalar, bu kararnameyi daha şimdiden uygulanamaz duruma düşürmüştür.

Salgın tehlikesine karşı yapılan çalışmalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın performans ile yetersizliğini açık bir şekilde kanıtlamıştır. Bu yetersizlik uzun yıllardan beri devam eden sorunlardan kaynaklanıyor olsa bile, bu yetersizliklerin kabul edilerek giderilmeye çalışılmaması bugünün önemli bir sorunu olarak görülmelidir.

Çalışma alanı ile ilgili düzenlemelerin, toplumsal geleceğimiz için büyük önem taşıdığı açıktır. Kaldı ki, salgın sürecinin en fazla etkilediği alan çalışma yaşamıdır. Günü kurtarmayı amaçlayan etkisiz önlem ve davranışlar, toparlanma sürecini uzatarak ekonomimize onarılması güç hasarlar verecektir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faiz Sucuoğlu’nu bu sorunları gidermek için Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve diğer ekonomik örgütlerin önerilerini dikkate almaya ve birlikte çalışmaya davet ederiz.

Kamusal Hizmetlerin Yeniden Düzenlenmesi İle İlgili Basın Açıklaması

Mart ayından beri kararlılıkla yürüttüğümüz mücadele sonunda Covid-19 virüsüne üstünlük sağlamış görünüyoruz. Sağlık önlemlerine dikkat ederek de olsa normal yaşama dönme girişimleri de halkımıza moral vermekte; hayata tutunmamızı sağlamaktadır.

Covid-19 virüsüne karşı verilen mücadele, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin halkımıza sağlamaya çalıştığı kamusal hizmetlerin yeniden düzenlenmesi ve daha etkin hale getirilmesi gerektiğini açıkça göstermiştir. Bu süreç sonunda, özel sektör kuruluşlarından ve çalışanlarından toplanacak vergilerin kamusal harcamaları karşılamaya yetmeyeceği ise açıktır. Bu gerçek, kamu yönetiminin tüketmekte olduğu kaynakların sınırlandırılması zorunluluğunu da ortaya koymaktadır.

Halkımız böyle bir beklenti içindeyken, hiçbir şey olmamış veya hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi bir tutumla kamu yönetiminde yaz mesaisine geçilmesi, kabul edilebilir bir davranış değildir. Devlet dairelerinden alınan hizmetin sınırlandırıldığı bu dönemde tam tersi yapılarak dairelerin çalışma sürelerinin uzatılması ve temas olasılığının azaltılmış olması gerekirdi. Resmi dairelerin hizmet verme süresini uzatmak, kapalı kaldıkları günlerden sonra iş yerlerini açmak için canla-başla çalışan iş insanlarının iş takibi için de yeni olanaklar sunmuş olacaktı.

Hükümet, devlet dairelerinin yaz mesaisine geçmesi kararı ile birlikte bütün bu gereklilikleri göz ardı etmiş, salgın önlemlerini dikkate almamış ve hayatımızda hiçbir değişiklik olmayacağının mesajını vermiştir. Hükümetin bu tutumunu şiddetle kınıyoruz.

KKTC hükümeti, yaşadığımız salgın krizinden de dersler çıkararak, kamunun sağladığı hizmetleri yeniden düzenlemek için çalışma başlatmalı; KKTC Meclisi gerekli yasal düzenlemeleri yapmak amacıyla yaz aylarında bile çalıştırılmalıdır. Hükümet, uzaktan hizmet alıp-vermenin koşullarını sağlamak için e-devlet ve bunun gerektirdiği altyapı çalışmalarına da hemen başlamalı ve bu çalışmaları en erken zamanda bütünlüklü olarak sonuçlandırmalıdır.

Salgın sonrasında küresel rekabet ile birlikte işletmelerimizin üstündeki verimliliği yükseltme baskısı da artacaktır. Özel sektör kuruluşlarının verimli çalışmasının önündeki başlıca engel, verimsiz kamusal hizmetlerdir. Bu engeli kaldırmadan ekonomik gelişme mümkün olmayacak; eskiye dönüş bile gerçekleşmeyecektir.

Kamuoyuna ve basına saygı ile duyurulur.