Privacy Policy

II. Girişimcilik Zirvesi

Sayın Üyemiz,Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Ekonomi Bankası işbirliği içerisinde 5 Mart 2014 Çarşamba günü saat 14:00’de Kıbrıs Türk Ticaret Odası Konferans Salonu’nda aşağıdaki program ile gerçekleştireceğimiz II. Girişimcilik Zirvesi’ne teşrifiniz bizleri onurlandıracaktır.

Saygılarımızla,
Dr. Günay Çerkez
Başkan

Program

14:00 – 14:10: Açılış Konuşması: Sn. Tevfik Bülent Şatıroğlu -Türk Ekonomi Bankası KKTC Bölge Alan Müdürü
14:10 – 14:20: Açılış Konuşması: Sn. Dr. Günay Çerkez – KTTO Yönetim Kurulu Başkanı
14:20 – 14:45: “KKTC’de Girişimci Olmak” – Sn. Mustafa Toros – Toros Group of Companies Yönetim Kurulu Başkanı
14:45 – 15:30: “21. Yüzyılda Nasıl Girişimci Olunur?”- Sn. Adnan Şahsuvaroğlu – TEB Girişim Bankacılığı Danışmanı
15:30 – 15:45: KTTO – TEB İşbirliği Protokolünün İmzalanması
15:45 – 16:00: Kahve arası
16:00 – 16:45: “Girişimcilerin Finansmana Erişimi ve Finansal Destekler” – Sn. İbrahim Coşkuner – TEB Girişim Bankacılığı Müdürü
16.45-18:15: Başarılı Girişimci Hikayeleri
Sn. Engin Yeşilada – Metgin Limited Direktörü
Sn. Burcu Tokar – Fırsat Kıbrıs Direktörü
18:15 – 18:30: Kapanış Konuşması
                            LCV: 3 Mart 2014 rsvp@ktto.net , 228 37 60 – 227 99 54

Altıncı Rekabet Edebilirlik Forumu Bugün Büyük Bir Katılımla Gerçekleştirildi

Bu yıl altıncısı hazırlanan 2013-2014 Rekabet Edebilirlik Raporu, bugün (21 Şubat 2014 Cuma) Lefkoşa’da Kıbrıs Türk Ticaret Odası Konferans Salonunda düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu”nda kamuoyu ile paylaşıldı. Siyaset, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, akademi ve medya temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen etkinlikte Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ve Maliye Bakanı Zeren Mungan da birer konuşma yaptı.

Etkinlik, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez’in konuşmasıyla başladı. Günay Çerkez böylesine önemli ve kapsamlı bir projenin, tam altı yıl boyunca hiç aksatmadan yürütülüyor olmasının Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın geldiği aşamanın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Rapordan alıntı yaparak,“işletmelerin iş yaparken karşılaştıkları en önemli problemlerin başında verimsiz devlet bürokrasisi ve siyasi/politika istikrarsızlığıdır. Bu sorunların çok büyük bir oranı Kıbrıs sorunundan kaynaklanan izolasyonlarla ilgili dış kaynaklı sorunlar değildir. Bunlar tamamen kendi iç sorunlarımızdır ve halledilmeleri de bizlerin iradesindedir” diye konuşan Çerkez, bir sorunun çözülmesinin yarısı, onu teşhis etmek; diğer yarısı ise onu çözmek için adım atmak dedi. “Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri de göz önünde bulundurarak, bu şartların oluşabilmesi için acilen adımlar atmak gereklidir” diyen Çerkez, siyasi odaklı bir ekonomi yerine ekonomi odaklı bir siyasete şiddetle ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Görüşmelerin yeniden başlamış olmasını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ticaret Odası Başkanı, “Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de Kıbrıslı Rum lider Sayın Anastasiades’in liderliklerini sergilemelerini ve halklarını çözüme hazırlamalarını şiddetle diliyoruz” dedi. Dünya rekabet edebilirlik sıralamasında Güney Kıbrıs’ın 58’ci bizim ise 118’inci sırada olduğumuzu vurgulayan Çerkez, “Kıbrıs Türk ekonomisi ile Kıbrıs Rum ekonomisini yakınlaştırmak amacıyla bu çabaların hemen başlaması ve katkıların hemen realize edilmesinin önemin bir kez daha dikkatinize getirmeyi en önemli görevim olarak addediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından raporun lansmanına geçildi. Doç. Dr. Mustafa Besim ve Yrd. Doç. Dr. Kamil Sertoğlu tarafından hazırlanıp sunulan rapor büyük ilgi gördü. Rapora web sitemizden ulaşabilirsiniz.
TAK’ın etkinlikle ilgili haberi için tıklayınız

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, elektrik sorununa ilişkin ilgisini sürdürmekte ve bu yönde çalışmalar yapmaya devam etmektedir.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, elektrik sorununa ilişkin ilgisini sürdürmekte ve bu yönde çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Bugün elektrik fiyatlarına yapılan zamların üzerinden iki ay geçmesine rağmen halen elektrik soruna kalıcı çözümler getirmeye yönelik hiçbir adım atılmamıştır.

Elektrik sorunu ile ilgili gelinen durumu değerlendiren KTTO Meclisi, Mustafa GENÇ, İsmail SAYI ve Metin YALÇIN’dan oluşan bir komite kurmuş ve bu komite KIB-TEK Yönetim Kurulu ve EL-SEN Yönetim Kurulu ile görüşmelerini takiben elde ettiği bulgu ve görüşleri kamuoyu ile paylaşılmaya karar vermiştir.

Soruna kalıcı çözüm bulunmaz ise bedelini yine biz ödeyeceğiz

KIB-TEK’in gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin popülist ve günü kurtarmaya dönük davranışları nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu bilinen bir gerçek olmakla birlikte, asıl sorgulanması gereken ekonomik sektörlerin ve hane halkının yüksek tarifelerden enerji tüketmesinin nedenleri olmalıdır. Ülkede daha düşük maliyetlerde elektrik tüketmek ve gerek mali gerekse idari olarak sürdürülebilir bir yapıda olmayan KIB-TEK’te yaşanan sorunların çözümüne katkı koymak isteyen herkesin kamuoyunu bilgi kirliğinden kurtarıcı, karar vericileri doğru uygulamalar için cesaretlendirici bir kamuoyu desteği yaratmak adına çaba göstermesi gerekir.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak buna öncülük ederek KIB-TEK Yönetimi ve EL-SEN ile temaslarda bulunarak mevcut durum tespiti ile ilgili doğru bilgileri alıp kamuoyu ile paylaşmayı kendimize bir görev edindik. Bu anlamda ulaşmış olduğumuz önemli bulguları kamuoyunun bilgisine getirmek istiyoruz.

KIB-TEK’in elektrik üretim maliyetleri çok yüksektir

Ülkedeki elektrik üretimi yüzde yüz fuel oil’e bağlı bir yapı üzerine kurulmuştur ve üretim maliyeti fuel oil fiyatlarında ve dolar kurundaki artışa paralel olarak değişmek zorundadır. Fuel oil 2009 yılından bu yana yüzde 248, dolar kuru ise yüzde 33 artarken, elektrik tarifelerinde siyasi amaçlar uğruna sadece ortalamada yüzde 45 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Ayrıca 240 gün kredili fuel oil alışı toplam fuel mal oluş fiyatını nerdeyse ikiye katlamıştır. Dolayısıyla, 2009 yılından itibaren fuel oil fiyatlarında ve dolar kurunda yaşanan yüksek seviyedeki artışlara ve çok yüksek faizlerle kredili alış için ne tedbir alınmış ne de elektrik tarifelerinde orantılı bir artış gerçekleştirilmediğinden, KIB-TEK 4 yıl zararına elektrik satışı yapmıştır. Ülkemizdeki üretim maliyetleri Eylül 2013’te 55 kuruş olarak hesaplanırken Güney Kıbrıs’ta Temmuz 2013’te uygulanan konut tarifesi 36.4 kuruş, Türkiye’de ise uygulanan konut tarifesi Haziran 2013’te 35.7 kuruş seviyelerinde idi. Bu da açıkça göstermektedir ki KIB-TEK’in elektrik üretim maliyetleri bize en yakın iki ülkeye kıyasla çok yüksek ve kabul edilebilir fiyatların çok üstündedir.

KIB-TEK alacaklarını tahsil edememiş, finansman temini için sürekli borçlanmıştır

KIB-TEK bu sürede maliyetlerinin altında satış yapmaya devam ederken, üstüne üstlük sattığı elektriğin parasını bile tahsil edememiş, finansman açığından dolayı sürekli olarak çok yüksek kredi faiz oranları üzerinden borçlanmıştır. Özellikle, Türk Petrolleri ile 4 Haziran 2012 tarihinde imzalanan antlaşmada 240 gün vadeli ve peşin ödemeli opsiyona kıyasla dolar bazında yüzde 78 daha pahalı fiyat opsiyonu seçilerek akaryakıt temin edilmesi üretim maliyetlerinde yadsınamaz artışların oluşmasına neden olmuştur.

Özellikle mevcut koşullarda 157 milyon TL tutarında olan kamu, belediyeler ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlardan olan alacakların kısa vadede tahsil edilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu borçların ödenmesi için Hükümetin önerdiği 0-120 ay (10 yıl) çok uzun olduğundan konuya çözüm getirmekten çok uzaktır. Birikmiş borçlarının yaratmış olduğu faiz yükü ile kurumun finansmana erişimindeki risk oranının yüksek olması bir taraftan maliyetlere olumsuz etki yaparken, KIB-TEK’in mali yapısını daha kırılgan bir hale getirmiştir.

Ek 1’de bilgilerinize sunulan tablodan da görülebileceği gibi 2013 yılı Eylül ayı itibariyle 55 kuruş olan elektrik kilovat saat ücretinin 41 kuruşunu akaryakıt ve finansman maliyetleri oluşturmaktadır. Çok yüksek seviyelerde olan bu maliyet özellikle finansman yükünden kaynaklanmakta ve bu maliyetin aşağıya çekilememesi durumunda yüksek fiyatla elektrik üretilmesine devam edileceği kesindir.

Daha verimli üretim için gerekli yeni teknolojik altyapı yatırımları yapılmamıştır

KIB-TEK düşük verimli buhar türbinleri ile üretim yapmaya devam ederken, özellikle mali anlamda yaşanan sıkıntıların da etkisi ile daha verimli üretim için gerekli yeni teknolojik altyapı yatırımlarını yapamamış, maliyetleri artarken verimliliği çok düşük seviyelerde kalmıştır. Örneğin, uzaktan erişimli akıllı sayaçların tüm abonelerde kurulumu sağlanamamıştır. Bu durum kayıp kaçağı önlemede ve gerekli bakım çalışmalarının yapımında büyük sıkıntılar yaşanmasını getirmiştir. Hâlbuki enerji üretimi ve temini teknolojik yeniliklerle doğrudan bağlantılı olan bir sektördür ve özellikle elektrik üretiminde yüksek teknolojiden yararlanılması gerekmektedir.

Personel giderleri kurumun mali yapısının kaldıramayacağı kadar yüksektir

2009-2013 yılları arasında KIB-TEK’in personel giderlerinin toplam üretim maliyetleri içerisinde payı yüzde 12 ile yüzde 25 seviyeleri arasında değişiklik göstermiştir. Dünya örneklerine bakıldığı zaman, sermaye-teknoloji yoğun bir üretim şekli olan enerji üretiminde personel giderlerinin toplam üretim içindeki payı yüzde 5 ile yüzde 7 arasında seyretmektedir. Dolayısıyla, KIB-TEK’in personel giderleri kurumun mali yapısının kaldıramayacağı kadar yüksektir.

Bütünlüklü bir yapılanmanın gerekleri yerine getirilememiştir

KIB-TEK’te çağdaş işletme kuralları yerine siyasi ihtiyaçlar ve menfaatlerin gözetildiği bir işletme anlayışı hâkim olmuş, daha düşük maliyetlerle daha kaliteli ve kesintisizi enerji üretim ve arzı için bütünlüklü bir yapılanmanın gerekleri yerine getirilememiştir. Hiç kuşku yok ki; bu durumun ülke yönetimindeki genel zafiyetinden soyutlanması mümkün değildir.

Yukarıda yapılan tespitler ışığında yakın zamanda yapılan zammın ne kurumu kurtarmaya yeteceği ne de elektrik üretim ve tüketim maliyetlerinin düşürülmesine kalıcı bir çözüm getireceği aşikârdır. Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın hükümetten esas beklentisi elektrik enerjisi ile ilgili ivedilikle kapsamlı ve kalıcı önlemler almasıdır. Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, bu kapsamdaki önerilerimiz aşağıda sunulmaktadır.

1. Elektrik üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve rekabet edebilir seviyelerde fiyatlandırılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
2. Elektrik arzı çeşitlendirilerek arz güvenliği sağlanmalıdır. Bu kapsamda özellikle alternatif enerji üretim şekillerinden faydalanılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
3. KIB-TEK’in mevcut alacaklarının tahsilatının sağlanması ve borçlarının daha uygun faiz oranlarında yapılandırılması için düzenlemeler yapılmalıdır. Alacakların tahsilatının 10 yıl gibi sürelerde değil 1-2 yıl gibi çok kısa sürelerde sağlanması veya devletin bu borçlar için kaynak yaratarak, kurumdaki kara deliği kapatması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
4. Bağımsız bir Enerji Piyasası Üst Kurulu kurulmalıdır. Bu kurum piyasayı denetleyici ve düzenleyici olmalıdır.
5. KIB-TEK’in mevcut batık haliyle kısa dönemde özelleştirilmesinin gerekli talep olmayacağından ticari olarak başarılı olması mümkün değildir. Şimdiki KIB-TEK yapısı ikiye ayrılarak üretim ve iletim yeniden yapılandırılırken, dağıtım ve tahsilat ile diğer hizmetler ayrıştırılarak en erken bir zamanda özelleştirilmelidir. Öncelikli olarak kurumun finansman sorununun çözülmesi ve yönetimin siyasetten arındırılarak, konusunda uzman kişilerden oluşacak bir yönetim anlayışı ile yeniden yapılandırılması ve bunu takiben de düze çıkarılması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
6. Dağıtım ve tahsilatın özelleştirilmesinin tekel yaratacağı argümanı doğru değildir. Çünkü en kötü tekelleşme hükümetin kontrolünde olan tekelleşmedir ki şimdiki durum budur.
7. Elektrik sistemimizin Türkiye ve Güney ile bağlantılı olması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
8. Ülke gerçekleri ile kurumun mali yapısı göz önünde alınarak toplam maliyetler içerisinde personel giderlerinin payının yüzde 7’yi geçmemesi sağlanmalıdır.

EK 1: Kilovat saat (kws) elektrik üretim maliyeti

Ocak 2009 % Kasım 2011 %  Eylül 2013 %
KWS Maliyeti (TL) 0,338 100 0,567 100 0,55 100
Personel Gideri 0,086 25,45 0,095 16,75 0,066 12,00
Finansman Gideri 0,089 26,33 0,022 3,88 0,031 5,64
Yakıt Maliyeti 0,126 37,28 0,382 67,37 0,379 68,91


Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, İsveç Büyükelçisi Klas Gierow’in Oda’ya ziyareti sırasında …

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, İsveç Büyükelçisi Klas Gierow’in Oda’ya ziyareti sırasında, Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarından çıkacak olan gazın Kıbrıs’ta bulunacak olan bir çözümde katalizör rolü oynayacağını söyledi ve çözümün bir an önce gerçekleşmesinin önemine işaret etti.

İsveç Büyükelçisi Klas Gierow, 22 Ocak 2014 Çarşamba günü Odamıza ziyarette bulundu. Ziyarette, Downer’in Güvenlik Konseyi’ne yapacağı bilgilendirmeyi herkesin merakla beklediğini söyleyen Gierow, liderler arasındaki ortak deklarasyon konusunda Çerkez’in görüşünü sordu. Çerkez, bu konunun bir an önce çözülüp adım atılmasının aciliyetine vurgu yaptı. Çerkez, Anastasiades’in seçildiği Şubat 2013 yılında beklentilerin çok yüksek olduğunu ama bu beklentilerin karşılanmadığını anlatarak, Anastasiades’in tıpkı Milli Konsey gibi bir yeni bir oluşum kurarak sürecin hızını ayarlama niyeti içinde olduğunun görüldüğünü söyledi.

Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarından çıkacak olan gazın Kıbrıs’ta bulunacak olan bir çözümde katalizör rolü oynayacağını söyleyen ve çözümün bir an önce gerçekleşmesinin önemine işaret eden Çerkez, yapılan bütün değerlendirme ve araştırmaların gazın Türkiye üzerinden borularla taşınması seçeneğinin en mantıklı ve olası seçenek olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Gierow da Çerkez’e katılarak Kıbrıs sorununun çözülmesiyle Kıbrıs ve Türkiye’yi ilgilendiren birçok sorunun da kendiliğinde ortadan kalkacağını söyledi. Anastasiades’in Londra LSE’de yaptığı konuşmayı hatırlatan Büyükelçi Anastasiades’in de sorunun bölgesel boyutuna işaret ettiğini söyledi. Gierow, hem siyasi sürecin hem de sivil toplumun bu yöndeki faaliyetlerinin önemine binaen toplumların çözüme hazırlanmasının önemini vurguladı.

Türk Sanayici İş Kadınları ve İşadamları Konfederasyonu Başkanı ve Türkiye Konfederasyonlar Topluluğu Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy ve beraberindeki heyet Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na ziyarette bulundu.

Türkiye Konfederasyonlar Topluluğu Kıbrıs Türk insanları ile işbirliğine hazır

Türkiye Konfederasyonlar Topluluğu Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy ve beraberindeki heyet, içinde bulunduğumuz hafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretler çerçevesinde Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nı da ziyaret eden heyet, hükümet, muhalefet, basın ve sivil toplum örgütlerinin ortak bir amaç doğrultusunda hep beraber hareket etmelerinin ve çalışmalarının önemini vurguladı ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na güç birliği teklifinde bulundu.

Toplantıda sözü alan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Günay Çerkez, Türkiye Konfederasyonlar Topluluğu’na ziyaretleri için teşekkür ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki ekonomik ve siyasi yapı hakkında bilgi verdi. Özel sektöre gerekli önemi vermenin ve özel sektörün önünü açmanın önemini vurgulayan Günay Çerkez, yenilenebilir enerjiler ve agro-turizm potansiyelinden bahsetti.

Nezaket Emine Atasoy ise KKTC’nin kendileri için öncelikli bir konu olduğunu, KKTC’ye uygulanan haksız ambargoların kalkması için yaptıkları görüşmelerde bunu gündeme getirdiklerini anlattı. Yapılacak yatırımlarla bu ambargoların kalkabileceğini ve ekonomik sektörün önünün açılabileceğini anlatan Atasoy, Türkiye’den ve yurt dışından yatırımcıların KKTC’ye getirilip, ilgili konularda formlar düzenlemede katkı yapmaktan mutluluk duyacaklarını söyledi.

KTTO’NUN KEBE İLE ORTAK HAZIRLADIĞI “YA OLURSA” FİLMİ TANITILDI

Kıbrıs Ticaret Odası’nın (KTTO) Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasının sağlayacağı ekonomik yararların anlatılması için Güney Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası (KEBE) ile birlikte hazırladığı “Ya Olursa” filmi düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.
Quip Production ile Crew House Media’nın hazırladığı, Yönetmenliğini Evren Maner’in yaptığı 10 dakikalık filmin tanıtımı, KTTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Etkinlikte, sırasıyla Gazeteci Aysu Basri, KTTO Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Baykallı ile DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Görevlisi Ekonomist Doç. Dr. Mustafa Besim konuşma yaptı.
Kuzey ile Güney Kıbrıs’taki basın mensuplarına eş zamanlı olarak tanıtılan filmde; adanın her iki tarafında yaşayan işsiz üniversite mezunları ve sanatçılar yanında Nobel ödüllü Ekonomist Christopher Pisaridis ile DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Görevlisi Ekonomist Doç. Dr. Mustafa Besim’in çözüm bulunması halinde ada ekonomisinde yaşanabilecek gelişmeler hakkındaki görüşleri yer alıyor.

BAYKALLI
KTTO Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Baykallı, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un 1 Kasım 2013’te yaptığı açıklamada; “Kıbrıs’ta kapsamlı çözümün gerçekleşmesi için sınırlı bir fırsat penceresi bulunuyor” dediğini anımsatarak, bu tespite katılan Oda’nın Kıbrıslı Türk ile Rumların bu fırsatı kaçırmamalarını istediğini söyledi.
“Yarım asırdır devam eden bu sorunu artık sonlandırma zamanı gelmiştir” diyen Baykallı, Kıbrıs sorununun çözülmesi durumunda Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının iki taraflı “win-win” senaryosunda olduğu gibi kazançlı çıkacağını kaydetti.
KTTO’nun Güneydeki muhatapı KEBE ile toplumu bilinçlendirme yönünde çeşitli işbirliği çalışmaları yürüttüğünü de ifade eden Kemal Baykallı, bu kapsamda birlikte tanıtıcı filmler hazırlama yanında Güney Kıbrıs’ta elektrik santralinde meydana gelen patlamada da her iki odanın Kuzey’den Güney’e elektrik verilmesi yönünde çalışmalarda bulunduğunu anımsattı.
KTTO ile KEBE’nin çözümün aciliyeti konusunda hemfikir olduklarını da belirten Bayakallı, bu kapsamda odaların liderlere yaptığı ortak çağrıda, çözümü geciktirmemelerinin istendiğini vurguladı.
Kıbrıs adası çevresinde bulunan doğal kaynakların da sorunun çözümünde katalizör rol oynayabileceğine inandıklarını ifade eden Kemal Baykallı, hazırlanan filmde; çözümün ekonomik gelişmeye nasıl katkı sağlayacağı, gelişimin hangi alanlarda olacağı ve çözümün ardından nasıl bir gelişme modeli olabileceğini net şekilde ortaya koymaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

BESİM
DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Görevlisi Ekonomist Doç. Dr. Mustafa Besim ise tanıtım filminin kısa olmasına rağmen çok iyi hazırlandığını; yıllardan beri süregelen bölünmüşlük nedeniyle ada üzerindeki ekonomik faktörlerin tam olarak kullanılamadığını belirterek, bir anlaşma durumunda bu düşük kapasite kullanımının büyük ölçüde aşılabileceğini söyledi.
“Ülkemizin en büyük sorunu olan işsizlik sorununa bence büyük katkı sağlayacaktır” diyen Doç. Dr. Besim, buna, kamu ile özeldeki kaynak kullanımının tam anlamıyla kullanılamamasının neden olduğunu belirtti.
Doç. Dr. Besim, sanayici ve işadamlarının kapasitelerinin yüzde 30’unda değil de yüzde 70-80’inde çalıştıkları takdirde yeni iş ve istihdam imkanları doğacağını ifade ederek, bu kapsamda meydana gelecek bir entegrasyonu önemli bulduğunu kaydetti.
“Amerika NAFTA örneği ve diğer birliklerden de ekonomilerin entegrasyonunun müthiş bir tüketici refahı yarattığını görüyoruz; yani bireylerin yaşam kalitelerinin arttığını görüyoruz” diyen Doç. Dr. Besim, emek, sermaye piyasaları ve diğer doğal kaynakların bir rekabet ortamında birbirini tamamlar nitelikte olmaları nedeniyle iş imkanlarının artacağı, bunun da ülke ekonomilerine gelirler yaratacağını söyledi.
Anlaşma sonucunda ekonomilerin entegrasyonunun tüketici ile bireylerin refahına olumlu etki yapacağını işaret eden Doç. Dr. Mustafa Besim, bu durumun şirketlerin daha fazla kar yapması, insanların da daha kolay iş bulması ve ekonomilerin de daha yüksek kapasitede çalışması anlamına geleceğini vurguladı.
Besim, anlaşma halinde “Rum ekonomisinin Kıbrıs Türk ekonomisini yutacağı” yönündeki endişelerin yersiz olduğunu dile getirerek, benzer düşüncenin Rum tarafında da “Türkiye ekonomisi Rum ekonomisini yutacak” şeklinde bulunduğuna dikkat çekti.

BASRİ
Gazeteci Aysu Basri de konuşmasında, KTTO ile KEBE’nin filmi, çözümün ekonomik yararlarının geniş kitlelere anlatılması için hazırladığını belirterek, filmin bugün ilk kez basın yoluyla paylaşıldığını kaydetti.
Türkçe, İngilizce ve Yunanca olmak üzere 3 ayrı dilde hazırlanan 10 dakikalık tanıtım filminin ayrıca eş zamanlı olarak Güney Kıbrıs’taki basına da tanıtıldığını söyledi.
Seslendirilmesine kendisinin de katkı koyduğu “Ya Olursa” filminin gerçek karakterleri de içermesi bakımından bir anlamda belgesel bir nitelik taşıdığını ifade eden Basri, filmin, www.Cypruswhatif.com  adresinden de izlenebileceğini kaydetti.

KTTO, ULUSLARARASI TİCARETTE REKABET GÜCÜNÜ ZAYIFLATAN VE ŞİRKET …

KTTO, ULUSLARARASI TİCARETTE REKABET GÜCÜNÜ ZAYIFLATAN VE ŞİRKET SERMAYE YAPILARINI OLUMSUZ ETKİLEYEN FON UYGULAMALARINI KABUL EDİLMEZ OLARAK DEĞERLENDİRDİ VE VURGULADI:
 
 “KAMUNUN BÜYÜKLÜĞÜ VE EKONOMİ ÜZERİNDEKİ AĞIRLIĞI FONLARLA FİNANSE EDİLEMEZ”
 
Yakın zaman önce, Duty Free satış noktalarında fon uygulamalarına getirilen artışlar ekonominin ve özel işletmelerin rekabet gücünü daha da azaltırken, ülke ekonomimiz için elzem olan sıcak paranın da diğer ülkelere transferini teşvik etmektedir. Kamunun büyüklüğü ve ekonomi üzerindeki ağırlığı işletmeler üzerindeki fon ve vergi yüklerini artırarak değil, ekonomiyi büyüterek ve güçlendirerek mümkün olabilir.
 
 “Duty Free satış noktalarına ilişkin olarak yapılan fon artışı yerli işletmelerimizin uluslararası ticaret anlamındaki rekabet edebilirliklerine önemli bir darbe vuracaktır”
Rekabet içinde olduğumuz Türkiye’deki Duty Free satış noktalarında vergi ve fon uygulaması bulunmazken, bizdeki Duty Free mağazalarına yönelik yapılan %28,5 lik fon artışı kabul edilebilir değildir. Fon artışı yerli işletmelerimizin uluslararası ticaret anlamındaki rekabet edebilirliklerine önemli bir darbe vururken, bu noktalardaki alış veriş ve tüketiminde başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere kaymasına neden olacaktır. Bu anlamdaki fon uygulamaları kısa vadede kamu gelirlerinde belli artışlara neden olsa da, rekabet gücünde yaşanacak düşüş, sermaye yapısında gelişecek olan zayıflama ve turizm ve eğitim gelirlerindeki düşüşler nedeniyle orta ve uzun vadede kamu gelirlerinin azalmasına da neden olacaktır.
 
İş Yapabilirlik ve Rekabet Ortamı Geliştirilmeli
Rekabet ortamının ve iş yapma ikliminin gelişmesi açısından belki de dünyada en dezavantajlı konumda olan ülkemizde, ekonomik büyüme ve kalkınmanın motoru olan özel sektörün rekabet gücünün artırılması ve şirket sermaye yapılarının güçlendirilmesi gerekmektedir. KTTO olarak hükümetten talebimiz, dünyayla rekabet edebilen bir ekonomi yaratmak için fon uygulamalarının ivedi olarak tekrardan gözden geçirilmesi iş yapabilirlik ve rekabet ortamının gelişimi ile ülkenin öncü sektörlerinin desteklenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.
 
 

KTTO MECLİSİ, PARTİ AMAÇLARIYLA İŞE ALINANLARIN SÖZLEŞMELERİNİN UZATILMAMASINI DOĞRU BULDU VE UYARDI:

“PARTİZANCA İSTİHDAMLAR SON BULMALI”
 
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Meclisi, Şubat 2013’te yayınladığı bildiri ile karşı çıktığı istihdamlarla devlet kadrolarına sözleşmeli olarak yerleştirilenlerin sözleşmelerinin uzatılmayacağına ilişkin açıklamaları, doğru bir açıklama olarak değerlendirdi.
 
“Sözleşmelerini yenilememe kararı, gelecekte benzer uygulamaları caydırması bakımından da önem taşımaktadır”
KTTO Meclisi, Ulusal Birlik Partisi hükümeti döneminde, kurultay çalışmaları sırasında, kurultay maksatları ile yapılan istihdamların “devlet bütçesini, kamu hizmetlerinin etkinliğini, özel sektörün verimliliğini ve toplum ahlakını uzun yıllar devam edecek şekilde olumsuz yönde etkilemekte” olduğunu belirtmişti. Bugünkü hükümetin, toplum hayatını olumsuz yönde etkileyen bu uygulama ile kamu görevine girenlerin sözleşmelerini yenilememe kararı, gelecekte benzer uygulamaları caydırması bakımından da önem taşımaktadır.
 
“Devlet hizmetlerinin yasalara ve amaca uygun istihdamlarla yürütülmesi esastır”
Ne var ki, hükümetimizin geleceği de olumlu yönde etkileyecek olan bu kararının devamlılığı ve şimdiki hükümetin de parti amaçlarıyla, gereksiz ve usulsüz istihdamlar yapmaması büyün önem taşımaktadır. Devlet hizmetlerinin yasalara ve amaca uygun istihdamlarla yürütülmesi esastır ve bu esasın her hükümet tarafından sıkı bir şekilde uygulanması, yaşanan bozulmayı geri döndürmemize yardımcı olacaktır.
 Kıbrıs Türk Ticaret Odası, hükümetlerin istihdam politikasını yakından izlemeye ve görüşlerini Kıbrıs Türk kamuoyu ile paylaşmaya devam edecektir.

KTTO heyeti UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ü ziyaret etti

ÇERKEZ: “EKONOMİK ÇALIŞMALAR ÖNCELİKLİ OLMALI”
 
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, ülke sıkıntılarının ekonomiye dayalı olduğunu ancak siyasetin daha ön planda olduğunu ifade ederek, ekonomik çalışma ve gelişmelerin daha öncelikli olması gerektiğini kaydetti. Çerkez başkanlığındaki KTTO heyeti UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ü ziyaret etti. Ziyaret sırasında UBP Genel Sekreteri Sunat Atun da hazır bulundu.
 
Oda Başkanı Günay Çerkez görüşmede, iş dünyasının, UBP’nin Meclis’te sergilediği seviyeli, olgun ve yapıcı muhalefet görevini takdir ettiğini belirterek, bu yapıcı tutumun ülke için önemine dikkat çekti.
 
Ülkenin üretken ve çalışkan olmakla birlikte kendi ayakları üzerinde durabileceğine işaret eden Çerkez, ekonominin iyiye gidebilmesi için verimli bir kamuya ihtiyaç duyulduğunu da kaydetti ve kamuda gerekli olan reform, çalışma saatleri düzenlemesi gibi çalışmaların yapılması gerektiğini söyledi. Çerkez, örneğin kamudaki veznelerin çok erken kapattığını ve devletin gelirden yoksun kaldığını ifade ederek, 15.30’da kapanan devlet dairelerinde veznelerin 12.00’de kapatılmaması gerektiğini vurguladı.
 
Ülkede yaşanan seçim ve gelişmelerden dolayı son bir yıldır ekonomide ciddi bir durgunluğun yaşandığına işaret eden Çerkez, şimdi de önlerinde hükümetin büyük ortağı CTP-BG kurultayı, yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğuna dikkat çekerek, ana muhalefetten beklentilerinin; hükümeti ekonomik konuların iyileştirilmesi için zorlaması olduğunu söyledi. Çerkez, ülkenin rekabet edebilirlikte de çok geriye düştüğünü ifade ederek, ekonominin iyiye gitmesi için hükümette olduğu gibi muhalefette de UBP ile iyi işbirliğini sürdüreceklerini kaydetti.
 
ÖZGÜRGÜN
 
Ana Muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, hükümete; ülkede en öncelikli konu olan ekonomiyi tüm alanlarıyla ele alması, üzerinde düşünmesi, karar üretmesi ve plan projeler ortaya koyması çağrısında bulundu.Özgürgün, hükümetten, Türkiye ile imzalanan 2013-2015 Ekonomik Protokol ile ilgili öngörü ve düşüncelerini de ortaya koymasını istedi.
 
Özgürgün, siyasi partilerin başarıyı sadece siyaset üzerinden gördüğünü, bu yüzden bu dönemde bunu değiştirmek için çalışacaklarını ifade ederek, bu konuda hükümete de destek vereceklerini söylediklerini ancak hükümetten 5 aydır ekonomi ile ilgili bir çalışma görmediklerini söyledi. Ülke gündeminin ekonomi dışında her şeyle meşgul olduğunu ancak önceliğin ekonomide olması gerektiğini ifade eden Özgürgün, elektriğin de ekonominin birinci noktasında yer aldığına dikkat çekti. Ekonomiye gereken önemin verilmemesi durumunda geriye dönüşün çok zor olacağına ve ekonomiye siyasi önyargı ile yaklaşılamayacağına dikkat çeken Özgürgün, bu yüzden hükümetin bir an önce toparlanması ve ekonomiye önem vermesini istedi.

KTTO heyeti Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ı ziyaret etti

İŞİNSANI İÇİN KOLAYLAŞTIRICI ÇÖZÜMLER İSTENDİ
 
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez ve yönetim kurulu üyeleri, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ı ziyaret etti. KTTO heyeti Denktaş’a, görevinde başarılar dileyerek, ekonomik yaşamla ilgili görüş ve önerilerini sundu.
 
Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Denktaş ise kabulde yaptığı konuşmada ekonomik kayıpların bir an önce durdurulması ve ülke ekonomisinin ileriye taşınmasının herkesin görevi olduğuna işaret ederek, sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde çalışmalarının sürdüğünü belirtti. 
 
ÇERKEZ
 
Kabulde, bu yoğun dönem içerisinde kendilerini kabul ettiği için Denktaş’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Çerkez, her alanda ekonominin lider sektör olduğu gözönüne alınarak, konuların ekonomik ve siyasi boyutlarına dair Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı ile yakın çalışılmasının önemini vurguladı.
 
Çerkez, odalarının “KKTC’nin en muteber sivil toplum örgütlerinden” olduğunu belirterek, genel olarak hükümetlere, ülkenin işdünyasını ve işinsanlarını ilgilendiren sıkıntılarıyla ilgili yaptıkları çalışmaları ve görüşleri sunmayı görev bildiklerini söyledi.
 
Çerkez, ülkeye gelen yabancı yatırımcıların ve aktif olarak çalışan işinsanlarının, Kobi ve İşletmelerin karşılaştıkları bürokratik engellerin aşılmasında Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı’na birçok görev düştüğünü de dile getirdi.
 
Ülkede özel sektörün daha iyi çalışması için hükümet edenlere büyük görevler düştüğünü söyleyen Çerkez, Meclis’in yıllarca verimsiz çalıştığını, son zamanlarda ise meclis çalışmalarının vaktinde başladığını, bunun başarılı ve verimli bir dönem geçirileceğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
 
İşinsanlarının hayatını kolaylaştıracak çözümler üretilmesini isteyen Çerkez, çok basit bürokratik engellerin tesbit edilerek ortadan kaldırılmasının para ve zaman açısından önemine değindi.
 
Kamu Reformu yasasının ivedilikle çıkarılmasını isteyen Çerkez, kamunun özel sektöre hizmet için var olduğunu ancak çalışma saati ve hantal işleyiş yapısından dolayı özel sektöre sıkıntılar yaşattığını belirtti.
 
DENKTAŞ
 
Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise, “Reel sektör danışma kurulu oluşturuldu ve toplantılar sürmektedir, sivil toplum örgütleriyle ilişkilerimiz her zaman devam edecektir. Sorunlar herkesin sorunudur” dedi.
 
Şirket sicillerinin elektronik ortama taşınması çalışmalarının başlatıldığını ve işlem bitince gerekli değerlendirmelerin yapılacağını belirten Denktaş, tüm işlemlerin tek elden yürütülmesi konusunu hedeflediklerini ve bu alanda çalışmaların devam ettiğini söyledi.
 
Denktaş, “Pazarı büyütmenin tek yolu serbest ticaretin önünün açılmasıdır. Bu alanda kucağımızda bulduğumuz sorunları çözmek ve sıkıntıları gidermek adına hızla çalışıyoruz” diye konuştu.
 
Başbakan Yardımcısı Denktaş, “Ekonomik kayıpların bir an önce durdurulması, ülke ekonomisini ileriye taşımak herkesin görevidir, konuda sıkıntı yaşamadan işbirliği içerisinde çalışacak ve KTTO önerilerini gözönünde bulundurarak, netleşen her konuyu kamuoyu ile paylaşacağız” dedi.