Privacy Policy

Fikri Toros, Londra’da, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda konuştu

 İNGİLTERE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN PANELDE KIBRIS’TA BİR ÇÖZÜMÜN FAYDALARI VE KIBRIS TİCARET VE SANAYİ ODASI İLE KIBRIS TÜRK TİCARET ODASI’NIN KONUYA İLİŞKİN GİRİŞİMLERİ ANLATILDI

İngiltere’nin Avrupa Bakanı David Lidington, bugün Londra’da, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda gerçekleştirilen Kıbrıs’ta çözümün faydaları ve İki Odanın Rolü temalı panelin iki konuşmacısı olan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides’e hitaben bir hoşgeldiniz konuşması gerçekleştirdi. Lidington konuşmasında, “Birleşik Krallık, Kıbrıs’ta bir çözümün en önde gelen destekçilerindendir. Odaların bu konudaki çalışmaları, iki toplum arasında güven ve işbirliğinin geliştirilmesinde ve  çözümün tüm Kıbrıslılara ne gibi ekonomik yararlar getireceğinin altının çizilmesinde iş yaşamının onyanayacağı önemli rolü
göstermektedir” dedi.

Her iki Odanın delegasyonlarına ek olarak, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslıları, İngiliz parlamento üyelerini ve Stelios Filantropi Vakfı temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, Oda Başkanların sunumundan sonra soru cevap ve görüş alışverişiyle devam etti.

Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides, Kıbrıs sorununun adil, işleyebilir ve sürdürülebilir bir şekilde çözülmesinin Kıbrıs’taki toplumlara; ayrıca Yunanistan, Türkiye ve Ortadoğuyu da kapsayan bölgeye getireceği yararlar hakkında detaylı bir sunum yaptı. Pilides, “Böylesi bir çözüm Kıbrıs’ın ekonomik toparlanmasını ve krizden çıkışını önemli ölçüde hızlandıracak ve Kıbrıs’ı bölgedeki en istikrarlı ekonomiye dönüştürecektir” dedi.

Pilides sunumunda yatırım, yeni pazarlar geliştirme ve istihdam alanlarında çözümün faydalarını öne çıkararak, özellikle denizcilik, uluslararası ticaret, enerji, eğitim, turizm, inşaat, tarım ve gayrimenkul sektörlerine vurgu yaptı. Pilides, “Süreçte olası sıkıntılar geçici olacak ve adil ve işleyebilir bir çözümün getireceği geleceğe yönelik iyimserlikle atlatılacaktır. Diğer yandan, orta ve uzun vadeli yararlar ise çok büyük olacaktır. Adanın yeniden birleşmesi her iki topluma da ekonomik fayda sağlarken, çözümsüzlüğün hiç kimseye faydası olmayacaktır” dedi. Pilides sözlerini desteklemek için yıllık ortalama büyüme hızı, iki toplum arasında kişi başı gelir farklılığının
kapatılması ve işsizliğin büyük oranlarda azalacağına ilişkin çeşitli rakamlar sundu.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros da her iki Odanın çok boyutlu işbirliğini anlattı. Toros özellikle, Yeşil Hat Ticareti; ekonomik işbirliğini artırmaya yönelik iki toplumlu ortak projeler; çözümün yararlarını anlatan kısa filmler; Kıbrıs Rum toplumundaki trafonun patlaması ve Kıbrıs Türk toplumundaki yağ sızıntısı gibi trajik olaylar sonrasında Odaları kriz çözme girişimleri; iki toplumlu iş insanları liderleri grubunun oluşturuması; ve Kıbrıs sorununa adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunabilmesi yolunda siyasi süreci desteklemek üzere Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Yunan Odalar Birliği’nin oluşturduğu Lefkoşa Ekonomik Forumu’nun kurulması hakkında bilgiler verdi.

Toros konuşmasında, “Bu sorunu çözerek tüm dünyaya örnek olmanın artık zamanı gelmiştir. Ekonominin çözüme çok büyük bir etkisi olacaktır, dolayısıyla bunun siyasi olarak da desteklenmesi gerekmektedir” dedi. Toros konuşması şu sözleri vurgulayarak bitirdi: “Ekonominin ve ekonomik işbirliğini barış ve güven inşaasındaki önemli rolün bilincinde olan iki Oda işbirliğini sürdürmeye kararlıdırlar. Girişimlerimiz Kıbrıs’taki barış sürecinin başarılı olmasının temel ekseninde yer almaktadır, bu yüzden çalışmalarımıza herkesin destek olmasını istiyoruz.”

Bu etkinlik Londra’daki İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde iki toplumun böylesi bir birlikteliğinde yapılan ilk etkinlik olmuştur.

David Lidington, Odaları çalışmalarından dolayı överek, Birleşik Krallığın, iki toplum arasındaki güveni artırıcı pratik girişimlerini desteklemek için yaptıklarına değindi. Lidington ayrıca, BM tarafından yürütülen çözüm sürecine ve müzakerelerin acilen yeniden başlamasına olan güçlü desteklerinin altını çizdi.

AB Burs Programları Sunumu

Sayın Üyemiz,

AB Burs Programını yürüten kurum olan British Council, bursların içeriği ve başvuru koşullarını da kapsayacak şekilde bir bilgilendirme yapacaktır.  Bu bursların A tipi lisans programlarını, B tipi Yüksek Lisans programlarını ve C tipi kısa dönemli profesyonel eğitimleri kapsamaktadır.  Bu programlardan özellikle C tipi olanının üyelerimizin ilgi alanına gireceği öngörülmektedir. (C Tipi: “Kıbrıs’ın kuzeyinde çalışmakta olan veya geçmişte çalışmış, ve profesyonel bilgi ve/veya becerilerini geliştirmek isteyen, ticaret, eğitim (öğretmen ve okutmanlar dahil), kültür ve sanat veya diğer teknik, idari veya mesleki alanlardan profesyoneller (serbest meslek sahibi olanlar veya şu anda işsiz olanlar da dahil)”

Konuya ilişkin British Council tarafından 18 Şubat 2015, Çarşamba günü, saat 18:00’de KTTO Konferans Salonu’nda bir sunum yapılacaktır.

Sunum davetiyesi, katılmak isteyen üyelerimizin bilgisine getirilir. Sunum davetiyesi için tıklayınız.

Saygılarımla,
Aysun Önet İleri
Genel Sekreter

İthalat 2014

ithalat 2014

LEFKOŞA EKONOMİ FORUMU ATİNA’DA TOPLANDI:

LEF SİYASİLER NEZDİNDE GİRİŞİM YAPACAK

Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Yunanistan Odalar Birliği ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından oluşturulan Lefkoşa Ekonomi Forumu, üçüncü toplantısını bugün Atina’da yaptı.

Lefkoşa Ekonomi Forumu toplantısına ev sahipliği yapan Yunanistan Odalar Birliği Başkanı Konstantin Michalos, konuklarına hoşgeldiniz dedikten sonra “Forum’un Kıbrıs sorununun çözümüne katkı yapmayı amaçladığını ve toplantının bu çabaya katkı yapmak ve siyasilere mesaj vermek için düzenlendiğini” belirtti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmayı amaçlayan müzakerelerdeki tıkanma nedeniyle forumun öneminin arttığını belirtti ve “siyasiler daha az görüşmeye başladığında biz daha çok görüşmeliyiz” dedi.

Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides de “Lefkoşa Ekonomi Forumu’nun önemli bir inisiyatif olduğunu ve siyasilerin bunu fark ettiğini” belirterek, KTTO Başkanı Fikri Toros ile birlikte yaptıkları çeşitli temasları anlattı.

KTTO heyetine başkanlık eden Fikri Toros ise konuşmasında, Lefkoşa Ekonomi Forumu kararlarının hayata geçirilmesi konusunda daha fazla çalışmak gerektiğinin altını çizdi; bunun için takvimleme yapılması ve siyasi desteği artırmak için dört taraftaki siyasi liderlere ziyaretler gerçekleştirilmesini önerdi.

Forum, gündemdeki konuların tartışılması ve sonuç bildirgesinin yayınlanması ile sona erdi.

Lefkoşa Ekonomi Forumu Ortak Bildirisi için tıklayınız

KTTO – KTSO: Kamuda Statükonun Devamı Kabul Edilemez!

 Yoğun propaganda ve özellikle siyasilerin çelişkili popülist tavırları nedeniyle adı “göç yasasına” çıkan Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası ne yazık ki özel sektör odaklı büyüme modeli ile bağdaşmıyor. Bu yasa ile ilgili gelişmeler, KKTC’de yasaların, tamamen popülist ve kamu kaynaklarına el koyma çabalarının sonucu olarak ortaya çıktığının yeni bir kanıtını oluşturuyor.

Oysa hepimizin bildiği gibi, KKTC’de toplam istihdam 2013 verilerine göre 101.181’dir. İstihdam edilenlerin sadece %16,8’si kamu yönetiminde çalışmakta, geri kalan 84 bine yakın insanımız tarımdan sanayiye, ticaretten turizme, finanstan yükseköğrenime özel sektör tarafından istihdam edilmektedir. Yukarıda andığımız yasa gerçekte birer “göç yasası” ise ve bu yasaya uygun olarak istihdam edilenlerin göç etmesi kaçınılmaz bir sonuç ise, kamuya giremeyen binlerce kişinin şimdiye kadar çoktan göç etmesi gerekirdi.

Kamu yönetiminin toplam istihdam içerisindeki payı KKTC’de yaklaşık %16 iken, bu rakam Güney Kıbrıs ve Türkiye’de %6’larda bulunmaktadır. Kamu sektörünün bu kadar büyük olması, bütçenin yaklaşık %80’inin personel ve cari harcamalara gitmesine ve sağlık, eğitim, altyapı gibi alanlara yeterince kaynak ayrılamamasına neden olmakta; sonuçta reel sektör gelişememekte, kamu hizmetleri aksamakta ve dışa bağımlılık artmaktadır.

Kamu sektörünün daha fazla büyütülmemesi ve kamu kaynaklarının reel sektöre kanalize edilmesi konusunda en önemli hususlardan bir tanesi kamuda istihdamı sınırlayan ekonomik program, diğeri ise kamuya yeni girişlerde maaşları düzenleyen yasal mevzuattır. Bu kararlar diğer yapısal reformlarla birlikte ilerleyen dönemlerde KKTC ekonomisinin reel sektör öncülüğünde büyümesini sağlayacak unsurlardır.

Bir yıl içerisinde kamuda işe alınacak personel sayısı yaklaşık 350 olmakla birlikte, her yıl sadece üniversitelerden mezun olan vatandaşlarımızın sayısı iki binin üzerindedir. Bu rakama liselerden mezun olup da üniversiteye gitmeyen kişiler eklendiğinde ortaya ciddi bir istihdam sorunu çıkmaktadır. Bu sorunun üstesinden gelebilmenin, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, reel sektörün güçlendirilmesi, girişimciliğin desteklenmesi ve gençlerimizin kendi iş imkânlarını yaratmalarıyla mümkün olacağını unutmamalıyız.

Hükümet hiçbir şekilde taviz vermeden mali disiplini sağlamalı, kamu sektörünün toplam ekonomi içindeki payı azaltılmalı ve özel sektör öncülüğünde ekonomik büyümeye önem verilmelidir. Bu kapsamda zamanında bu yasaları geçiren önceki ve mevcut hükümetteki siyasi partiler Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Değişiklik Yasa Tasarısını kabul etmemeli; yaptıkları düzenlemeleri kararlılıkta devam ettirmelidirler. Kıbrıs Türk halkının ekonomik varoluşu, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi yaratılmasına bağlıdır. Elbette ki toplumdaki tüm kesimler mevcut şartlardan çok daha iyi bir yaşamı hak etmektedir. Bütün çabalarımız da bu amaç doğrultusunda olmalıdır. Fakat ekonomik gerçeklik üzerine kurgulanmayan, sürdürülemeyen bir ekonomik yapılanma üzerinde ısrar etmek, gelecek kuşakların refahını bugünden tüketmek demektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası

KTTO Basın Açıklaması

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını öngören protokolle ilgili olarak sürdürdüğü çalışmaları yakından izliyoruz. KKTC hükümeti ile bu konuda kurulan temasların ve yapılan görüşmelerin uzlaşma ile sonuçlanmamış olması bizi ciddi şekilde endişelendirmektedir.

Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesi için, dış yardımların ekonomik büyümeye katkıda bulunacak şekilde değerlendirilmesi esastır. Buna göre, çeşitli şekillerde yardım aldığımız Türkiye’nin, bu yardımlar ile ilgili ihalelerin tamamen Türkiye’de açılmasını talep ettiğini düşünmüyoruz ve ilgili protokolün kolaylıkla düzeltilebileceği kanaatindeyiz.

Bu girişimler yapılmadan, sorunun çözümsüz addedilmesi ve inşaat müteahhitleri camiasının eyleme zorlanması kabul edilebilir değildir.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, Sayın Başbakan’ı soruna eğilmeye ve iş insanlarımızın da desteği ile söz konusu ihalelerin Kuzey Kıbrıs’ta açılmasını sağlamak için gerekli girişimleri yapmaya çağırıyoruz.

 

 

 

Toros’tan Popens’e: “Hellim,Doğrudan Ticaret,Yeşil Hat ve Uyum Süreci en önemli konularımız”

AB Komisyonu Bölgesel Politikadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Normunds Popens, Kıbrıs Türk Masası Şefi Michale Di Bucci ve beraberindeki heyet 23 Ocak 2015 Cuma günü Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve KTTO Yönetim Kurulu üyeleriyle biraraya geldi.

Kıbrıs Türk Masası’nın Genişleme’den, Bölgesel Politikalar Genel Müdürlüğü’ne alınmasının ardından yapılan bu ilk ziyarette Fikri Toros, KTTO’nun AB ile olan işbirliği hakkında detaylı bir bilgilendirme yaparak, özellikle gündemde olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü, Hellim’in coğrafi işaret tescili, Uyum Sürecinin hızlandırılması ve Yeşil Hat Tüzüğü kapsamının genişletilmesi gibi konulara ilişkin Odanın ivedi beklentilerini aktardı.

 “Doğrudan Ticaret Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlayacak”
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün Avrupa vatandaşı olan Kıbrıslı Türklere, AB ile doğrudan ve dolaysız olarak ticaret yapmasının önünü açacağını vurgulayan Toros, 2004 yılından bu yana uygulanacağı söz verilmiş fakat maalesef dondurulmuş olarak bekletilen böylesi insani ve doğal bir konunun siyasileştirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kıbrıslı Türklerin AB ile ticaret yapmasının yalnızca ekonomik bir katkı yapmakla kalmayacağını ayni zamanda AB standartlarına ulaşma konusunda herkes için bir motivasyan kaynağı ve gereklilik haline geleceğini vurguladı. Toros, Doğrudan Ticaret’in aslında Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlayacak araçların birisi olacağını anlattı.

 “Ticari araçlar ve işlenmiş gıda ürünlerinin geçişleri Yeşil Hat Tüzüğü kapsamına alınması şart”
Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında geçişi engellenen işlenmiş gıda ürünleri ve ticari araçların serbest bırakılmasının ve uygulamanın kolaylaştırılmasına vurgu yapan Toros, ticari araçların Güney’e geçebilmesinin ve işlenmiş gıda ürünleri ticaretinin, düşüşte olan Yeşil Hat Ticaret hacminin yükselmesine çok önemli bir katkı yapacağını söyledi. Toros, ticari işbirliği alanlarını genişletmenin, tıpkı Doğrudan Ticarette olacağı gibi, Yeşil Hat ticaretinde de barış sürecine katkıda bulunacağını söyledi.

 “Hellim konusunda mutlaka çözüm üretilmeli”
Toros, hellim’in AB’de coğrafi işaret tescilinin yapılması sırasında Kıbrıslı Türk üreticiler için bir denetim mekanizması geliştirilmemesinin, ihracatımızın dörtte birini oluşturan bir ürünün pazar potansiyeline zarar vereceğini; bundan Kıbrıs Türk ekonomisinin tahribata uğrayacağını; bunun da AB’nin Kıbrıslı Türklere yönelik sözleriyle çelişmiş olacağını anlattı.

 “Uyum süreci hızlandırılmalı”
Geçtiğimiz yıl Şubat ayında AB Konseyi ve Komisyon Başkanları’nın ortak bir açıklamayla Kıbrıslı Türklerin AB’ye olan uyum çalışmalarının hızlandırılacağı sözü verdiklerini, ama üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen bunun uygulamaya yansımadığını anlatan Toros, uyum sürecinin Kuzey Kıbrıs’taki yaşam standartlarını artırmak ve Kıbrıslı Türkleri çözüme hazırlamak için olmazsa olmaz bir konu olduğunu vurguladı.

  “Öyle görülüyor ki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Birliği’nin buradaki en önemli ortağı”
Kendilerini kabul ettiği için Toros’a teşekkür eden Popens süregelen işbirliğinin artarak devam edeceğini ve yapılan bilgilendirmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Öyle görülüyor ki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Birliği’nin buradaki en önemli ortağı”  diyen Popens, işbirliğinin artarak devam etmesini ve sonuç vermesini hedeflediklerini söyledi.

Ekonomik Örgütler Platformu Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Eylemi Hakkında Basın Bildirisi

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını öngören protokolle ilgili olarak sürdürdüğü çalışmalar ve eylemler Ekonomik Örgütler Platformu tarafından desteklenmektedir.

Kıbrıs Türk halkının adamızdaki varoluşu, ekonomik gelişmesi ile çok yakından ilgilidir. Ekonomik gelişmemiz ise nereden gelirse gelsin tüm dış yardımların, bilgi ve beceri kapasitemizi de artıracak şekilde ekonomik sistemimiz içinde yoğrulmasını ve gelişmemize katkı koymasını, ülkemizi dünya standartlarına yaklaştırmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse başka ülkelerden/kaynaklardan sağlanan yardımlar ile gerçekleştirilmesi planlanan işler ile ilgili tüm ihalelerin Kuzey Kıbrıs’ta açılması ve gerekli olanlarına mutlaka o işin yapılması için aranan özellikleri taşıyan Türkiye firmaları ile Kıbrıs Türk firmalarının “ortak girişimler” olarak katılımının sağlanması üzerinde durulmaktadır. Sivil toplum örgütlerimiz ve bu arada aralarında bugünkü hükümetin büyük ortağı olan Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler’in de bulunduğu pek çok siyasi partimizin, “TC kaynaklı ihalelerin tümünün ihalelerinin Kuzey Kıbrıs’ta açılmasının sağlanmasını” bir hedef olarak benimsedikleri bilinmektedir.

Bu amaç doğrultusunda çalışırken, Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’ne ait eski eser nitelikli taşınmazların restorasyon ihalelerinin Türkiye’de açılmasını ve bu ihalelere sadece Türkiye firmalarının veya Türkiye firmaları ile ortaklık kuracak şirketlerin katılmasını öngören bir protokolün imzalanması, tarafımızda hayret ve üzüntü ile karşılanmıştır. Kuzey Kıbrıs’ta pek çok ve önemli restorasyona başarı ile imza atmış pek çok firmamız varken bu yola gidilmiş olmasını, “kaynağı Türkiye sağlıyor” gerekçesi ile açıklamak mümkün değildir. Bugünkü durumda, KKTC tarafından açılan neredeyse bütün ihalelerin kaynağının Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılandığı biliniyorken böyle bir gerekçenin arkasına saklanılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Söz konusu protokolün yetersiz çalışmalar sonucunda imzalandığını düşünerek, Başbakan Sayın Özkan Yorgancıoğlu’nu altında kendi imzası olan bu protokolü düzeltmek ve dış yardımların daha etkin hale getirilmesine yönelik OECD ilkeleri çerçevesinde gerekli çalışmaları yapmaya çağırıyoruz.

23 Ocak, 2015

Ekonomik Örgütler Platformu; Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’ndan oluşmaktadır.

AÇIKGÖZLÜĞE GEREK YOK

Elektrik tarifelerini yeniden düzenlemesi ile ilgili Basın Bildirisi

Elektrik tarifelerini yeniden düzenlemesi ile ilgili tartışmaların uzaması, iş dünyası tarafından hayret ve endişe ile izlenmektedir. Konu zam olunca “elini çabuk tutanlar”; ham petrol fiyatları aylarca önce düşüşe geçtiği halde bu düşüşü elektrik ve akaryakıt fiyatlarına yansıtmakta geç kalmayı bir kazanç sayıyorlar.

Kıbrıs Türk ekonomisi, ciddi sorunlarla karşı karşıyadır ve bunlardan biri de yüksek enerji fiyatlarıdır. Ekonomimizin, ham petrol fiyatlarında yaşanan düşüşten yararlanarak nefes almasına ihtiyacımız varken, tarifelerin yeniden düzenlenmesi tartışmalarının uzaması ve zaman kaybedilmesi kabul edilemezdir.

12 Haziran 2014’te varili 115 USD olan ham petrol fiyatı 19 Aralık 2014’te 57 USD’a kadar inmişse, bundan yararlanmak Kıbrıs Türk ekonomisinin, insanlarının ve hane halkının hakkıdır. Bu süreçte, Sayın Başbakan’ın ham petrol fiyatlarındaki düşüşü elektrik fiyatlarına daha etkili bir şekilde yansıtma gayretini elbette anlamlı buluyor ve destekliyoruz. Ne var ki, yeni tariflerin belirlenmesine kadar geçecek sürede elektrik bedellerini eski tarife üzerinden tahsil etme açıkgözlüğünü ve , KIBTEK’in mali durumu düzeltmek için yakıt maliyeti avantajını tüketicilerin sırtına yükleme gayretini kabul edemeyeceğimizi   tüm ilgililer ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.